KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13501 E., 2023/13605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/490 E., 2022/1875 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/98 E., 2021/362 K.
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı ... unvanlı işyerinde 01.07.1986 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verilmesine karşın dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle Kurumca anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01.07.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 01.07.1986 olduğunun tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 13.12.1986 tarihinin esas alınması ve tespitine, karar verilen 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışma olgusunun varlığının ispatlanmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş olması, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigorta sicil numarası vermesi ve davacının sonraki hizmetlerinin de yine aynı sicil numarası ile kayıt altına alınması, işe giriş bildirgesinde yer alan bilgiler ile davacının diğer kimlik bilgilerinin uyuşması, imza incelemesi sonucu düzenlenen raporda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmesi, dinlenen davacı ve komşu işyeri tanıklarının beyanları ile de davacının fiili çalışma olgusunun kanıtlandığı..." gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.07.1986 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi,79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... unvanlı işverenin 083 sicil no.lu elektronikçi mahiyetli işyerinden davacı adına 01.07.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,işyerinin kanun kapsamının 01.07.1986-31.07.1990 tarihleri arasında olduğu, komşu tanığı olarak ... ile vefat ettiği belirtilen dava dışı işveren ...'nin oğlu ...'nin dinlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, işyerinden dava konusu dönem bordrosunda bildirilen başkaca kişiler varsa bunlar tespit edilerek dinlenmeli, bu şekilde bordrolu çalışanın olmadığının tespiti halinde dosyada tespit edilmiş ve dinlenmemiş komşu işyeri çalışanları dinlenmeli, bu tanıkların da beyanlarının yeterli olmaması halinde davacıya da sorularak çalışmasını bilebilecek başkaca kişiler varsa bunlar da dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13501, K. 2023/13605, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama