İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13514 K.2024/1022

Taraflar arasında görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisi davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece…

Esas2023/13514Karar2024/1022Tarih8 Şubat 2024Okuma9 dk · 1.793 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/13514 E., 2024/1022 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/1100 E., 2022/550 K.
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.793 kelime·9 dk okuma·17 bölüm

Taraflar arasında görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisi davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.12.2013 tarihli, 2012/353 E., 2013/1500 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının Bağ-Kur sigortalılığının 05.10.1987 den başladığı için başlangıç tarihine yönelik talebin reddine, davacının Kurumca kabul edilmeyen 01.02.1988-15.09.1989, 01.01.1991-09.05.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine, davacının prim borcu kalmadığı anlaşılan 01.05.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "... uyuşmazlık konusu olan dönemden 01.02.1988–15.09.1989 ve 01.01.1991–31.12.1991 tarihleri arasına ilişkin primlerin 1992 affı ile tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edildiğinin tespit edilmesi halinde davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 01.02.1988–15.09.1989 ve 01.01.1991–31.12.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmelidir.

1479 sayılı Kanun'un 79 uncu ve Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 5 inci maddelerine göre, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için Kuruma yazılı başvuru ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup, davacının geçmişe yönelik prim ödemelerinin varlığı araştırılarak,

prim ödemelerinin ihtilaf konusu olan 01.01.1992–09.05.2003 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerini kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, Medeni Kanun'un 2 nci maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptalinin iyiniyetle bağdaşmayacağı gözetilerek, geçmişe yönelik prim ödemelerinin kapsadığı sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulü gerektiği göz önünde bulundurularak, bu çerçevede, yaşlılık aylığı tahsisi şartları irdelenerek,

süre yönünden tahsis şartlarının varlığı halinde, 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin yaşlılık aylığı tahsisi için “… sigortalının; … talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması … şarttır.” hükmü gözetilerek, yaşlılık aylığı tahsisinde esas alınacak sürelere yönelik prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığı halinde, usul ekonomisi gözetilerek davacıya anılan borcu ödemesi için makul süre verilerek, prim borcunun ödenmesi halinde, ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisinin gerektiği göz önünden bulundurularak,

varılacak sonuca göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 01.04.2015 tarihli, 2014/1131 E., 2015/345 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, davacının 05.10.1987 tarihinden itibaren kesintisiz Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, Kurumca kabul edilmeyen 01.02.1988-15.09.1989 ve 01.01.1991-09.05.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 13.04.2012 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı ve talep tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2012 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve ödenmemiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. 2 nci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...Somut olayın incelenmesinden, bozma nedenlerine ilişkin bir araştırma yapılmamış, bozma öncesi rapor düzenleyen bilirkişiye dosya tevdi edilmiş, bilirkişi ise davacının 1992 yılı affından faydalandığına ilişkin resmi işlemlerde kullanılamayacağına ilişkin ifade bulunan 1479 sigortalı bilgilerine ilişkin hesap dökümündeki 1992 yılı affından faydalandığına ilişkin bilgi, yine anılan sigortalılık bilgilerine ilişkin hesap dökümündeki 2003 yılındaki prim ödemesi ve 5510 sayılı Kanun kapsamında borcunu bitirdiği ibareleri dikkate alınarak önceki kanaat bildirildiği ve bozma öncesindeki sigortalılık süresi kabul edilerek,

prim borcu bulunup bulunmadığı, Ostim Sosyal Güvenlik Merkezinin 08.05.2013 tarihli evraka istinaden fazla ödemesi olduğu değerlendirilmesine rağmen anılan evraktaki fazla prim ödemesinin, Kurumca, davacının 05.10.1987–31.01.1988, 15.09.1989–31.12.1990 ve 09.05.2003 tarihinden devam eden sigortalı olduğu dikkate alınmaksızın ve ayrıca bu hususta bir araştırma yapılmaksızın, bilirkişinin 16.03.2015 tarihli kanaati esas alınarak hüküm kurulması, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 26.09.2017 tarihli, 2016/1166 E., 2017/553 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak davacının 05.10.1987 tarihinden itibaren zorunlu sigortalılığının başlandığı ve dava konusu dönemde kesintisiz devam ettiğinin tespitine, 13.04.2012 tarihi itibarı ile prim borcunu ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmiştir.

E. 3 üncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini ve tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının 05.10.1987 tarihinden itibaren zorunlu sigortalılığının başlandığı ve dava konusu dönemde kesintisiz devam ettiğinin ve 13.04.2012 tarihi itibarı ile prim borcunu ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu bağlamda; uyuşmazlık davacının, vergi ve oda kaydı bulunmayan 01.02.1988-15.09.1989, 01.01.1991–09.05.2003 dönemlerde Bağ-Kur sigortalılığının bulunup bulunmadığı ve akabinde de tahsis şartlarının oluşup oluşmadığıdır.

Davaya konu somut olayda, 13.01.1988 varide tarihli giriş bildirgesine istinaden 05.10.1987 tarihinden itibaren Bağ-Kur zorunlu sigortalılığına ilişkin kayıt ve tescili yapılan davacının, 05.10.1987–31.01.1988, 15.09.1989–31.12.1990 ve 09.05.2003 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı bulunduğu, davacının 14.01.1975–28.10.1983 tarihleri arasında oda kaydı bulunduğu, Kurumun, davacının Bağ–Kur sigortalılığını 05.10.1987 tarihinden itibaren kabul etmiş iken, 2012 yılında davacının vergi kaydı dönemleri dikkate alınarak 05.10.1987–31.01.1988, 15.09.1989–31.12.1990 ve 09.05.2003 tarihinden devam eden sigortalılığı kabul edildiği,

davacının Bağ-Kur hesap dökümlerinin incelenmesinde ise 1992 yılında 5 adet, 31.03.2003 tarihinde 5 adet prim ödemesi bulunduğu, davacının, 1992 yılındaki aftan yararlandığı görülmüştür.

1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.

Mahkemece, Kurumun kabulü dışında davacının kuruma yaptığı prim ödemelerinin karşıladığı sigortalılık sürelerini de gösterir şekilde infaza uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

2- Kurum cevabı yazısından davacı, 1992 affından yararlanarak yaptığı prim ödemelerinin 05.10.1987-31.12.1991 tarihleri arası süreyi karşıladığının belirtildiği, tahsil edilen primler davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olacağından Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2 nci maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.

Bu nedenle, uyuşmazlık konusu olan dönemden 01.02.1988–15.09.1989 ve 01.01.1991–31.12.1991 tarihleri arasına ilişkin primlerin 1992 affı ile tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edildiğinin tesbit edilmesi halinde davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 01.02.1988–15.09.1989 ve 01.01.1991–31.12.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmelidir.

Ne ki, davacının sonraki prim ödemelerinin 31.03.2003 tarihinde yapılmış olup, bu primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanıldığından bahsedilemeyeceğinden, anılan ödemeler nedeniyle Medeni Kanun'un 2 nci maddesinden hareketle geçmişe yönelik 31.12.1991-09.05.2003 tarihleri arası sigortalılık verilmesi mümkün bulunmayıp, sigortalıların amacının uzun vadeli sigorta kollarından sağlanacak haklara ulaşmak olduğu değerlendirildiğinde, talebin varlığı halinde ödenen primlerin ödeme tarihinden itibaren karşıladığı süreye isteğe bağlı sigortalılık verilmelidir.

Davacının zorunlu sigortalılık süresi haricinde 31.03.2003 tarihli prim ödemelerinin fazla gelen kısmı var ise 31.03.2003-09.05.2003 tarihleri arası dönem yönünden isteğe bağlı sigortalılık süresi verilebilir. Yaşlılık aylığı talebiyle ilgili olarak da, sigortalılık süresi yukarıda belirtilen şekilde infaza uygun belirlenip, sonucuna göre karar..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 22.10.2019 tarihli, 2019/85 E., 2019/467 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulüne, 05 Ekim 1987 tarihinden itibaren davacının Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine, 01 Ekim 2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi yapılması gerektiğine karar verilmiştir.

G. 4 üncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...Davaya konu somut olayda, 13.01.1988 varide tarihli giriş bildirgesine istinaden 05.10.1987 tarihinden itibaren Bağ-Kur zorunlu sigortalılığına ilişkin kayıt ve tescili yapılan davacının, 05.10.1987-31.01.1988, 15.09.1989–31.12.1990 ve 09.05.2003 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı bulunduğu, davacının 14.01.1975–28.10.1983 tarihleri arasında oda kaydı bulunduğu,

Kurumun, davacının Bağ–Kur sigortalılığını 05.10.1987 tarihinden itibaren kabul etmiş iken, 2012 yılında davacının vergi kaydı dönemleri dikkate alınarak 05.10.1987–31.01.1988, 15.09.1989–31.12.1990 ve 09.05.2003 tarihinden devam eden sigortalılığı kabul edildiği, davacının Bağ-Kur hesap dökümlerinin incelenmesinde ise 1992 yılında 5 adet, 31.03.2003 tarihinde 5 adet prim ödemesi bulunduğu, davacının, 1992 yılındaki aftan yararlandığı görülmüştür.

Mahkemece, uyulan bozma ilamına aykırı olarak 31.3.2003 tarih ve sonraki tarihlerde ödenen prim ödemelerinin vergi, oda ve sicil kaydı olmayan dönemlere teşmil edilmek üzere sigortalılık ihyası ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, Mahkemece, vergi kayıtları ve af kapsamında yapılan prim ödemeleri dikkate alındığında 05.10.1987-31.12.1991 ve 09.05.2003-13.04.2012 tarihleri arası dönem zorunlu sigortalı olarak kabul edilip bu çerçevede tahsis talebi irdelenerek sonucuna göre karar..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 15.11.2022 tarihli, 2021/1100 E., 2022/550 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulüne, davacının 15.10.1987-31.12.1991 ve 09.05.2003-13.04.2012 tarihleri arası dönem zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü ile 01.10.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi yapılması gerektiğine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13514, K. 2024/1022, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. 2 nci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. E. 3 üncü Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. G. 4 üncü Bozma Kararı
  14. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  15. V. Temyiz
  16. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  17. B. Temyiz Sebepleri
  18. C. Gerekçe
  19. VII. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13514
Karar No
2024/1022
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13515 K.2024/1132
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13520 K.2024/1352
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13521 K.2024/1265
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13526 K.2024/772
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13526 K.2024/1385
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13527 K.2024/1351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.