KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13518 E., 2024/9330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/237 E., 2020/545 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında mahkemnde görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle müvekkillerinin murisinin iş kazası sonucunda vefat ettiğini, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarını öne sürerek dava dilekçesinde eş Leman için 700,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocuklar ..., ..., ... için 100,00'er TL maddi, 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davacılar vekili 06.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile eş için talep edilen maddi tazminatı 64.701,71 TL’ye, çocuk ... için talep edilen maddi tazminatı 1.950,90 TL’ye, çocuk ... için talep edilen maddi tazminatı 3.661,20 TL'ye, çocuk .... için talep edilen maddi tazminatı 5.285,58 TL’ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.2015 tarihli ilk kararında kalp krizi şeklinde gerçekleşen iş kazasının oluşumunda davalı Üniversitenin %5 oranında, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın %15 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın bünyesinden kaynaklanan faktörlerin ise %80 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle davacıların maddi tazminat istemlerinin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, davacı eş lehine 4.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 2.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 18.12.2015 tarihli ilk kararına karşı davacılar vekili ile davalı üniversite vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih, 2018/1217 Esas, 2019/2465 Karar sayılı kararı ile temyiz yoluna başvuran tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kalp krizi nedeniyle ölüm olayı olmasına karşın, kardiyoloji alanında uzman bir bilirkişinin yeralmadığı heyet tarafından düzenlenen bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınması isabetsiz olduğu,
Mahkemece sigortalıya ait kazadan önceki döneme dair temin edilebilen tüm tıbbi belgeler ile işyeri şahsi sicil dosyası eldeki dava dosyası arasına celp edildikten sonra, aralarında kardiyoloji alanaında uzman bir hekimin de bulunduğu iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten kalp krizinin oluşmasında tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, sigortalının bünyesel faktörlerinin krizin meydana gelmesinde etkili olup olmadığı, olmuşsa bunların oranları konusunda rapor alınması ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasından sonra verilen temyiz incelemesine konu 29.09.2020 tarih, 2019/237 Esas, 2020/545 Karar sayılı kararla iş kazasının oluşumunda davalı Üniversitenin %5 oranında, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın %15 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın bünyesinden kaynaklanan faktörlerin ise %80 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle davalı üniversitenin sorumluluğu her bir davacı yönünden 100,00'er TL ile sınırlı olmak üzere davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı eş lehine 4.000,00 TL, davacı çocuklar lehine 2.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteselsil sorumluluk gereği asıl işveren ve alt işverenin sorumluluğunun aynı derecede ve borcun tamamına ilişkin olduğunu, bu sebeple zararın tazmininde, Naturel Ltd. Şti.- Kültür Tem. Ltd. Şti ve Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün sorumluluğunun aynı derecede ve borcun tamamına ilişkin olacağını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, zamanaşımının söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, olayın bir iş kazası olmadığını, kaza olayı ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacılar Vekilinin Mahkemenin 11.11.2021 Tarihli Temyiz Talebinin Reddine ve Kararın Davacı Tarafça Temyiz Edilmemiş Sayılmasına Dair Ek Kararına Yönelik Temyiz İstemi Açısından
Dosya kapsamından mahkemenin 21.02.2020 tarihli ara kararı ile davacıların 14.01.2020 tarihinden sonraki işlemleri için adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği, Mahkemenin nihai kararının davacılar vekiline 30.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün haftasonu olduğu dikkate alındığında nihai kararı davacılar vekili tarafından 14.06.2021 tarihinde ve süresinde temyiz edildiği, ancak temyiz harçlarının yatırılmadığı, mahkemece davacılar yönünden 27.10.2021 tarihli eksik harç ve gider avansı muhtırası çıkarıldığı, muhtıranın davacılar vekiline 01.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, eksik harçların ikmal edilmediği,
bunun üzerine 11.11.2021 tarihli ek kararla temyiz talebinin reddine ve kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş sayılmasına karar verildiği, ek kararın davacılar vekiline 20.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin ek karara karşı 22.11.2021 tarihinde temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesine göre adli yardım kararı, ilgilisine yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı gibi adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.
Somut olayda Mahkemece davacıların adli yardımdan faydalandıkları gözden kaçırılmak suretiyle yazılı şekilde temyiz talebinin reddine ve kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmediğinden 11.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına, davacıların işin esasına yönelik temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar Vekili ile Davalı Üniversite Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Dosya kapsamında yer alan İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 25.10.2023 tarihli cevabi yazısına göre hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan davalı Kültür Tem. Bak. Hizm. Tur. İlaç. Otom. ve Yem. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz incelemesine konu Mahkeme kararı verilmezden önce tasfiyesiz infisah yoluyla dava dışı Turkuaz Sosyal ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne tamamen devrolduğu için ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer.
Somut olayda davalı Kültür Tem. Bak. Hizm. Tur. İlaç. Otom. ve Yem. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz incelemesine konu Mahkeme kararı verilmezden önce tasfiyesiz infisah yoluyla dava dışı Turkuaz Sosyal ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne tamamen devrolduğu için ticaret sicil kaydının terkin edildiği dikkate alınıp devralan şirket yönünden taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; taraf teşkilinin sağlanması ve devirden sonra yapılan usuli işlemlerin devralan davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinden sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Mahkemenin 11.11.2021 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13518, K. 2024/9330, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama