İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13610 K.2024/725

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada Kurum işleminin iptali ve birleşen davalarda alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge…

Esas2023/13610Karar2024/725Tarih5 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/13610 E., 2024/725 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/53 E., 2023/351 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada Kurum işleminin iptali ve birleşen davalarda alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl dava dava dilekçesinde davacı vekili; müvekkili ...'in SSK (4/a) sigortalısı olarak 720 gün Bağ-Kur sigortalılığı olduğunu, yaşlılık aylığı bağlama şartları oluştuğundan 14.05.2010 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, ve 01.06.2010 tarihi itibariyle (4/a) sigortalısı olarak Kurumundan yaşlılık maaşı bağlandığını, daha sonra müvekkilinin 28.02.1990 işe başlama tarihli ve 28.02.1992 işi terk tarihli Bağ-Kur hizmetlerinin toplamı olan 720 gün Bağ-Kur sigortalılığı 28.02.1990-28.02.1992 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığı, bu tarihler arasında 1990 yılında 120 gün,

1991 yılında 200 gün ve 1992 yılında 35 gün SSK sigortalılığı olması nedeni ile Bağ-Kur yaşlılığının iptal edildiğini, Bağ-Kur sigortalılığının haksız ve mesnetsiz olarak iptal edildiğini, bu durumda 02.03.2012-19.04.2017 tarihleri arasında almış olduğu toplam 65.949.36 TL'nin adına borç kaydedildiğini, Kurumun Bağ-Kur günlerinin iptalinin haksız olduğunu, çakışan dönemlerdeki Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli sayılarak haricindeki SSK sigortalılığının kabul edilmesini ve durdurulan yaşlılık maaşının durdurulduğu tarihten itibaren yeniden bağlanmasını,

ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini ve müvekkilinin adına tahakkuk ettirilen borcun iptali talebi ile davalı Kuruma 23.06.2017 tarihli yazı ile müracaat ettiklerini, kurumun cevabı yazısında 13781828 sigorta sicil sayılı dosyasının tetkikinde 3600 gün prim gün sayısının doldurulmadığının tespit edildiğini, bu gün sayısının tamamlanması halinde yaşlılık aylığının bağlanacağının bildirildiğini, tüm bu nedenlerle 28.02.1990-30.08.1991 (30.08.1991'de dahil) tarihleri arasında (31.08.1991-28.02.1992 tarihleri arasını Kurum Bağ-Kur sigortalısı olarak düzelttiğinden) baskın olan çalışmanın Bağ-Kur sigortalısı olarak tesbitine,

bu süreler dışında kalan sürelerde ise SSK sigortalısı olduğunun tespitine, Kuruma borcu olmadığının tespitine, iptal edilen yaşlılık maaşının tekrar başlatılarak yasal faizi ilavesi ile tahsiline karar verilmesini, telafisi imkansız zarar vermemek için yargılama süresince kurumun borç nedeni ile icra takibinin duruldurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Birleşen Amasya İş Mahkemesinin 2017/423 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; müvekkilli Kurum tarafından 02.03.2012 ile 19.04.2017 tarihleri arasında yapılan gelirler ve bağlanan aylıkların toplamı olan 65.949,36 TL ana para doğrultusunda Kurumun zarara uğratıldığını, 5510 sayılı Kanun'un yersiz ödemelerinin geri alınması başlığı ile düzenlenmiş olduğu 96. maddesinin - b bendine göre hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz,

yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilebileceğini, alacakları yoksa genel hükümlere göre gelir alınır. hükmü getirildiğini, açıklanan nedenlerle davalıya yersiz ödenen ve sehven bağlanan gelir ve aylıkların toplamı olan 65.949,36 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte alacağını daha sonra belirli hale getirmek üzere şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Amasya İş Mahkemesinin 2019/183 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun, davalı nezdindeki sehven yapılan gelir ve aylık ödemelerine ilişkin olarak evvelce Amasya İş Mahkemesinde 2017/423 Esasında kayıtlı ve 25.08.2017 tarihinde açtıkları dava dosyası üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla henüz alacak miktarı hesaplanabilir olmadığından kısmi alacak davası açtıklarını, mezkur davadan evvelce ise davalı tarafın, Amasya İş Mahkemesinde 2017/365 Esasındaki dosyada müvekkili Kurum aleyhine,

Kurum işleminin iptali ile Bağ-Kur işleminin geçerli sayılması ve emekliliğinin tespiti talepli dava açtığını, mezkur dosyaların Amasya İş Mahkemesinin 2017/365 Esas sayılı dosyasının 06.04.2018 tarihli duruşmasında birleştirildiğini, bu birleştirme neticesinde Amasya İş Mahkemesinde 2017/423 Esas sayılı dosyada fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 1.000,00 TL üzerinden açtıkları davanın, fazlaya ilişkin hakları incelenmeyerek 1.000,00 TL tutarla Amasya İş Mahkemesinin 2017/365 Esas, 2018/307 Karar sayılı dosyası ile 05.10.2018 tarihinde lehlerine sonuçlandığını,

esas numarasını belirttikleri işbu dava dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, dosyada mevcut 09.05.2017 tarihli Kurum Hatası Tespit Komisyon kararı gereğince, Kurumlarından 22005219113 tahsis numarası ile aylık alan davalının emekli aylığı almaya hak kazanmadığı, davalının gelir ve aylık bağlanması talebi üzerine davalının kendinden kaynaklanan kastı veya kusurlu, hileli davranışı olmamasına rağmen Kurumca hatalı işlem tesis edildiği,

Kurumun hatalı işlemi üzerine davalıya yersiz gelir ve aylıklar ödendiğinin tespit edildiğini, bu durumda 02.03.2012 ile 19.04.2017 tarihleri arasında, davalıya Kurumlarınca 65.949,36 TL sehven gelir ve aylık ödemesi yapıldığını, kesinleşen kısmi davada talep ettikleri ve lehlerine hükmedilen miktarın ise bunun sadece 1.000,00 TL lik kısmı olduğunu,

fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarından bahisle kısmi dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları nedenlerle ve sunmuş oldukları delillere istinaden oluşacak yeni durumlara karşı yeni delil ileri sürme hakları saklı kalmak kaydıyla davalı nezdindeki bakiye sehven yapılmış gelir ve aylık ödemelerinin davalıdan alınıp taraflarına verilmesini teminen işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,

davalıya yersiz olarak ödenen ve sehven bağlanan bakiye gelir ve aylıkların toplamı olan 64.919,36 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in Kuruma emeklilik başvurusu yaptığını, Kurumca yapılan başvuru sırasında emeklilik şartlarını taşıdığı gerekçesi ile davacıya 02.03.2012 tarihinden başlamak üzere 19.04.2017 tarihine kadar emeklilik aylığı bağlandığını,

ancak 09.05.2017 tarih ve 37565441/2583019 sayılı Amasya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce tanzim edilen Kurum Hatası Tespit Komisyon kararı ile kararının hatalı olduğunda müvekkili Kurumca davacıya 1479 sayılı Kanunu'na tabi sigortalılığı Amasya vergi kayıtlarına göre 28.02.1990-28.02.1992 tarihleri arası 2 yıl olarak SSK hizmetleri dikkate alınmadan 09.12.1996 tarih ve 16658 sayılı yazıyla bildirildiğini, 15.02.2017 tarihinde ikinci karar yapılacağından 4-b hizmet isteme intra yazısına istinaden 21.02.2017 tarihinde 4-a hizmetleri istenilmiş,

cevabı yazısında ise 01.01.1990 tarihinde başlayan sigortalılığının çıkış verilmeden 30.08.1991 tarihine kadar devam ettiğinin tespit edildiğini, 22.09.1987 tarih ve 121437 sayı ile yayımlanan 279 no'lu Bağ-Kur Genel Müdürlüğü genelgesinin -e- maddesinde Bağ-Kur'lu olmanın şartlarını taşımakla beraber, müvekkil Kuruma tabi sigortalılığın başlayacağı tarihte veya önceki tarihten itibaren diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunanların,

bu kuruluşlardaki sigortalılıkları mecburi veya isteğe bağlı olarak devam ettiği sürece Bağ-Kur Kanunu'nun kapsamına alınmayacağı hükmü gereğince ilgilinin Bağ-Kur'a tabi sigortalılık başlangıç tarihi 31.08.1991 olarak düzeltilmiş ve hizmetleri de 5 ay 27 gün olarak bildirildiğini, belirtilen sebeplerden dolayı yasanın madde 4-b bendi kapsamında sigortalı sayılan davacının tescil bilgilerinde yapılan değişiklikler sonucunda kendi kastı, kusuru, hatası veya yanıltıcı beyan olmaması,

Kurum hatası ile işlem yapıldığı ve davacıya sehven aylık bağlandığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin b bendi gereği sehven bağlanan gelir aylıklarının davacıya borç olarak kaydedilmesi ve toplamda ödenen 65.949,36 TL'nin müvekkil Kurumca tahsili için davacıya bildirimde bulunulması yasal olup hukuken de yanlış bir yönü bulunmadığını, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Birleşen Amasya İş Mahkemesinin 2017/423 Esas ve Birleşen Amasya İş Mahkemesi'nin 2019/183 Esas sayılı dosyasına verilen davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve usulsüz olduğunu belirterek davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2021 tarihli ve 2020/183 E., 2021/524 K., sayılı kararıyla; Amasya İş Mahkemesi 2020/183 E. sayılı asıl davanın kabulüne, davacının 28.02.1990-28.02.1992 tarihleri arasındaki tarihlerde halihazırda sigortalı olduğu günler dışlanmak suretiyle kalan tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, davacının kesilen aylıkları nedeniyle Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, davacının iptal edilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine, birleşen dosyalar olan Amasya İş Mahkemesi 2019/183 E. ve 2017/423 E. sayılı davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/3163 E., 2022/774 K., sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/13695 E., 2022/16884 K. sayılı kararıyla.

"Mahkemece, yapılacak iş; öncelikle Dairemizin 21.09.2022 tarihli geri çevirme kararı sonrasında dosya arasına alınan Amasya İş Mahkemesinin 2007/433 E. 2012/222 K. sayılı dosyası ile 1990-1991 dönemine ilişkin olarak 1990/I dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10'ar gün toplam 40 gün, 1990/II dönem: Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1990/III dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1991/I dönem: Ocak Şubat, Mart, Nisan aylarında 10 ar gün toplam 40 gün, 1991/II dönem: Mayis, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında 10'ar gün toplam 40 gün bildirimlerin yapıldığının,

yine davacıya ait 1479 sayılı Bağ-Kur sigortalılığına esas vergi kayıtlarının dosya içerisine alındığının anlaşılması karşısında, yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında, irdeleme ve inceleme yapılmak suretiyle elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 28.02.1990-31.12.1990 arasında 300 günlük sürede 120 gün SSK ile Bağ-Kur hizmetinin çakıştığı, 180 günlük sürede ise yalnızca Bağ-Kur hizmeti bulunduğu, 01.01.1991-30.08.1991 arasında 80 günlük SSK hizmetinde çakıştığı anlaşılmış, 2829 sayılı Kanun kapsamında davacının son yedi yıl içerisinde en çok hizmetinin geçtiği sigorta kolunun 4/1-a olduğu, davacının tahsis koşullarını sağlamakta olduğu,

ek bilirkişi raporunda yer verildiği üzere basamak gelirleri ile davacı adına SSK kapsamında bildirilen kazançlar dikkate alındığında baskın çalışmasının Bağ-Kur çalışması olduğu" gerekçesi ile Amasya İş Mahkemesi 2023/53 E. sayılı asıl davanın kabulüne, davacının 28.02.1990-28.02.1992 tarihleri arasındaki tarihlerde halihazırda sigortalı olduğu günler dışlanmak suretiyle kalan tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, davacının kesilen aylıkları nedeniyle Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, davacının iptal edilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine,

birleşen dosyalar olan Amasya İş Mahkemesi 2019/183 E. ve 2017/423 E. sayılı birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, çıkartılan yersiz aylık dönemi yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada, davacının 28.02.1990 - 30.08.1991 tarihleri arasında baskın olan çalışmasının Bağ-Kur sigortalılık olarak tespitine, bu süreler dışında SSK sigortalısı olduğunun tespitine, iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve davacının Kuruma borcu olmadığının tespitine, birleşen davalar ise alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı-birleşen davada davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13610, K. 2024/725, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13610
Karar No
2024/725
Tarih
5 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13611 K.2024/710
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13611 K.2024/1147
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13612 K.2024/1062
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13613 K.2024/1238
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13616 K.2024/751
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13619 K.2024/1642

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.