KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13624 E., 2024/13536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2517 E., 2023/3376 K.
- Karar
- Taraflar yönünden esastan ret, İhbar olunan SGK yönünden ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/191 E., 2021/314 K.
Karar Metni
2.888 kelime·14 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd. Şti. ve İhbar Olunan ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ve İhbar Olunan SGK vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 25.10.2017 tarihinde, ...
Taş Ocağında kamyon şoförü olarak çalışan destek ... kum dolumu yaptıktan sonra, kullandığı aracın arıza yapması sebebiyle aracın ön tarafına geçerek, aracın tamiratı ile uğraştığı esnada dava dışı sürücü ... ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile geri geri gelerek müteveffaya çarpması sonucunda meydana gelen trafik-iş kazasında müvekkillerin desteği ...'in vefat ettiğini, dava konusu trafik-iş kazasının meydana gelmesinde ... ...'in ve müvekkillerin hiçbir kusurunun bulunmadığını, trafik-iş kazasının oluşumunda, iş güvenliğini sağlamayan,
iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması adına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda zorunlu kılınan önlem ve tedbirleri almayan, gerekli denetim mekanizmasını oluşturmayıp emniyetsiz bir çalışma ortamı yaratan ve iş güvenliğine ilişkin eğitimleri vermeyen davalı alt işveren ... ve davalı üst işveren ... ve ...
İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketinin kusurlu olduğunu, ... ...'in yargılama konusu kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, devamla kazaya karışan ... plaka sayılı çekicinin kaza tarihi itibarıyla ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ...'nin teminatı altında olup, sigorta şirketi müvekkillerin uğramış oldukları maddi zararlardan -... plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere- davalı işverenler ile birlikte müşetereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 25.10.2017 tarihli iş kazasında hayatını kaybeden ...'in, müvekkil ...'in eşi,
müvekkilleri ..., ... ve ...'in ise babası olduğunu, müvekkillerinin söz konusu trafik-iş kazasında ... ...'i kaybetmiş olmaları sebebiyle maddi manevi zarara uğradıklarını, trafik-iş kazasının meydana geldiği 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkil davacılara ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ...'in, müvekkili ... şirketi nezdinde çalışan bir işçi olmadığını, bu yönüyle müvekkilinin ilgili olayda husumeti bulunmadığını ve davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. 25.10.2017 günü müvekkili şirkete ait kamyonların diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin kum ocağında dolum yapmak amacıyla önde ... ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, arkada müteveffanın kullandığı araç sıra beklerken, ... kendi aracının ön tarafında araç ile uğraşırken diğer aracın dolum işlemi tamamlandığı ve geriye doğru manevra yaptığına dair araç ikaz ışıklarının yandığı,
aracın geriye doğru hareket ettiğine dair sesli uyarı sisteminin çalıştığı, bu ikazlara göre yine araç arkasında bulunan ve tanık olarak bildirdiğimiz ... ve ...'nın aracın arkasından ayrıldığı esnada, tüm bu ikaz ve uyarıları dikkate almayan, araç sürücüsü ... ... 'ın müteveffayı görme ihtimalinin olmadığı bu üzücü kazanın meydana geldiğini ve davacılarının murisi ...'in vefat ettiğini, oluşan kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, ... ... 'ın sevk ve idaresindeki kamyon geriye doğru hareket ettiğinde, hem sesli, hem ışıklı olarak geriye doğru hareket ettiğine dair uyarıları yaptığını,
bu uyarılara göre yine araç arkasında bulunan tanıklar ... ve ...'nın aracın arkasından ayrıldığını, tanıkların aracın arkasından ayrılmalarının, ikaz ışıklarının ve sesli uyarı sistemlerinin çalıştığının bir göstergesi olduğunu, bu uyarılara rağmen müteveffanın aracın arkasından ayrılmayarak bu üzücü kazaya sebebiyet verdiğini, araçların yüklü miktarda dolum yapılan kamyon olduğu hususu da dikkate alındığında aracın arka kısmında bir kişinin varlığının tespit edilmesinin de mümkün olmadığını, bu itibarla müvekkili şirketin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın müvekkili şirket açısından reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirketi tarafından tanzim edilen, 04.05.2017/2018 vadeli ... poliçe no'lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağının ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, işbu poliçe ile müvekkili şirketin, sigorta ettiren ... Tic. Ltd.
Şti.'nin araç işleteni sıfatıyla doğacak sorumluluğunu teminat altına alındığını, ... Tic. Ltd. Şti.'nin araç işleteni değil, işveren sıfatıyla doğacak sorumluluğunun bu poliçeye yöneltilemeyeceğini, bu nedenle söz konusu kusur oranlarının trafik kazası ve iş güvenliği açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda ... ...'in %15, davalı ...'nin %50, ...'nin %10, dava dışı ... ... 'ın %25 oranında kusurlarının bulunduğu, ... ... 'ın kusurundan davalı ...'nin KTK.'nın 85 inci maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabulünden hareketle; "1)-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine,
2)-Davacı ... yönünden (müteveffanın eşi): a)282.548,12 TL maddi tazminat alacağının, davalı ...'nin 78.485,59 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)60.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3)-Davacı ... yönünden (müteveffanın oğlu): a)Davacının maddi tazminat alacağı talebinin reddine, b)30.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4)Davacı ... yönünden (müteveffanın oğlu): a)Davacının maddi tazminat alacağı talebinin reddine, b)30.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5)-Davacı ... yönünden (müteveffanın oğlu): A)6.119,20 TL maddi tazminat alacağının, davalı ...'nin 1.699,78 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, b)30.000,00 TL manevi tazminat alacağının, davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa iş kazasının tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd. Şti. ve İhbar Olunan ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dosya kapsamında hesaplama yapılırken müvekkili davacı ...'in okuma ihtimali dikkate alınarak terditli bir hesaplama yapıldığını ve fakat dosya kapsamında hüküm tesis edilirken müvekkili davacı ... için davacı ...'in 25 yaş ikmaline göre hesaplanan tutar üzerinden;
müvekkili davacı ... için ise 18 yaş ikmaline göre hesaplanan tazminat tutarı üzerinden hüküm tesis edildiğini, eldeki dosyada yapılan hesaplamalar değerlendirildiğinde ...'in destekten ayrılma süresi farklı farklı belirlenerek tazminat hesaplaması yapıldığını, nitekim, ...'in destekten ayrılma süreleri ...'in tazminatında destek payına etki edecek olup ...’in 18 yaşında destekten ayrıldığında ...’in hesaplamadaki destek payının artacağını, destekten yoksun kalmaya ilişkin tazminat hesaplarında kadınların destekten ayrılma süresinin 22, erkeklerin destekten ayrılma süresinin ise 18 olarak belirlendiğini,
bu nedenle dosya kapsamında hüküm tesis edilirken 18 yaş ikmaline hesaplanan tazminat üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, müvekkili davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı son derece cüzi kaldığını, müvekkili davacının uğramış olduğu manevi zararları karşılamakta eksik ve yetersiz kaldığını, dava dosyasında birden fazla davacı bulunması sebebiyle, her bir davacı açısından hem maddi hem de manevi tazminatta ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken, toplam tazminat üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu,
her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusura yönelik tanzim edilen raporlar eksik olup hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle hükme esas almaya elverişli bir raporun henüz mevcut olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin gerekli tüm önlemleri aldığını beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığından davacıların var olduğunu iddia ettikleri zararlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, müteveffanın, dosyaya ibraz edilen şahsi sicil dosyasından da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirkette şoför olarak aylık net asgari ücret üzerinden çalıştığını, dolayısıyla, müvekkili şirketin kusurlu olduğunun kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacılar lehine yapılacak hesaplamalarda müteveffanın gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini,
davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarları fahiş olup Mahkemenin bu doğrultuda hesaplanan ve hükmedilen tazminatın, zenginleşmeye sebebiyet verecek miktarda olduğunu, bu itibarla, davalıların fahiş manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna tarafınca itiraz edildiğini, raporda fahiş hesap hataları yapıldığını, müvekkil Kurum vekili lehine vekalet ücretine takdir edilmediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile ihbar olunan Kurum vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mali ve Ticari Yat. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; iş kazasının 25.10.2017 tarihinde ... Mali ve Ticari Yatırımlar Tic. Ltd. Şti. çalışanı kazalı ...'in, ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait olan taş ocağında aracına kepçe marifetiyle malzeme (mıcır) yüklemesi yaptırdığı ancak sonrasında yükleme alanını terk etmesi gerekirken aracındaki kalorifer arızasını gidermek için aracın dışında çekici kupasını kaldırarak çalışmaya başladığı,
yükleme yaptırmak üzere aracıyla sırada bekleyen dava dışı ... ... 'ın, kepçe operatörünün kendisini çağırması üzerine kepçenin bulunduğu yükleme noktasına ulaşmak üzere aracını geri geri hareket ettirdiği ancak yaptığı manevra sırasında oluşan kör nokta nedeniyle, kazalıyı görememesi üzerine kazalının kendi aracının ön kısmı ile ... ... 'ın aracının dorsesi arasında sıkıştığı ve vefat ettiği, Mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan 13.10.2020 tarihli kusura ilişkin heyet bilirkişi raporunda davalılar ... firması ile ... firması arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine ilişkin değerlendirme yapılmadığı,
anılan raporda davalı ... firmasının çalışanların araçtan inmesini önlemeye, dolum yapılan aracın yükleme noktasından hemen uzaklaşmasını sağlamaya ve sıradaki aracın, yüklemesi tamamlanan araç uzaklaşmadan yükleme noktasına yaklaşmasının önlenmesine yönelik saha genelinde yeterli organizasyonun ve düzenlemenin yapılmamış olması, saha genelinde araç manevralarında oluşan kör noktaların ve olası tehlikeli durumların önüne geçilmesi için eğitimli bir işaretçi görevlendirmesi yapılmamış olması, sahada çalışanlar arası haberleşmeyi sağlayacak etkin bir sistemin kurulmamış olması,
sahada çalışanı bulunan işverenlerle gerekli koordinasyon sağlanmayarak sahadaki mevcut riskler, çalışanlarca uyulması gerekli kurallar ve alınması gerekli tedbirler ile ilgili çalışanların yeterince bilgilendirilmemesi, işyerinde sürdürülen çalışmalarda iş güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının denetlenmemesi, yapılan çalışmalarda işin yapım tekniğinin ve iş güvenliği tedbirlerini uygulama sorumluluğunun çalışanların inisiyatifine bırakılması neden ve gerekçeleriyle % 50 oranında kusurlu bulunduğunun açıklandığı,
hükme esas alınan 30.12.2020 tarihli kök ve 15.03.2021 tarihli ek hesap raporlarında ise Kurumca hak sahiplerine yapılan ödemelerin TBK 55 inci madde kapsamında düşülmesi sırasında ... firmasının işveren olduğu kabulü ile mahsup işleminin yapıldığı, Mahkemece davalıların müştereken ve müteselsilen dava konusu alacaklardan sorumlu tutulduğu ancak yine davalılar arasındaki ilişkinin niteliğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır.
4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden ... hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik ... daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Somut olayda; tüm dosya kapsamından davalı ... firmasına genel olarak iş organizasyonunu sağlanmadığı gerekçesiyle kusur izafe edilerek karar verilmiş ise de Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Şöyle ki davalılar ... firması ile kazalının işvereni ... firması arasındaki hukuki ilişkinin niteliği usulünce araştırılıp, işverenlik sıfatı yönünde yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar tesisi isabetli görülmemiştir.
O halde, Mahkemece yapılacak iş; taraflardan davalılar ... şirketi ile kazalı işvereni ...
Şirketi arasında imzalanmış olup da dava konusu kazaya ilişkin işi kapsayan sözleşme örneği dosya kapsamına alınmasından sonra davalı ile dava dışı işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, bir başka ifade ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin var olup olmadığının yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde usulünce incelenip ve değerlendirilmesi ve yukarıdaki hususları gözetecek şekilde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden kusur oran ve aidiyeti konusunda oluşa uygun kusur raporu almak,
kusur oran ve aidiyetinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesinden sonra usuli kazanılmış hakları gözetecek şekilde oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ... ve ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, karar bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13624, K. 2024/13536, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama