KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13960 E., 2024/1567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2756 E., 2023/2446 K.
- Karar
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/79 E., 2023/276 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkette 27.07.1998 - 01.08.1998 tarihleri arasında dokuma, 27.07.1999 - 01.08.1999 tarihleri arasında boya stajını tamamlamasını müteakip, son yaptığı staj konusu (boyama) ile ilgili kendini mesleki açıdan geliştirmek amacıyla 16.08.1999 tarihinde tekrar davalı işyerine geldiğini, bu nedenlerle müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 16 Ağustos 1999 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2177 Esas, 2019/836 Karar sayılı kararında "işçinin işveren nezdinde daha önce çalışmaya başlayıp, kesintisiz çalışmasının sürdüğü daha geç bir dönemde sigortasının yapılmış olması halinde, hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini" kabul ettiğini, bu kararın belli bir süre çalıştıktan sonra sigorta girişi yapılmış olan kişilerinde çalışmanın kesintisiz olması halinde, her zaman hizmet tespit davası açmasına olanak tanıdığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın 17.04.2023 tarihinde açıldığı, ilk işe giriş bildirgesinin 03.11.1999 tarihinde verildiği, 03.11.1999 öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davacının davalı işyerinde 03.11.1999 - 01.02.2002 tarihleri arasında çalıştığı gözetildiğinde, 01.02.2002 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup Mahkemece bu doğrultuda davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi..." gerekçeleriyle birlikte, Kurumun sıfatının davalı olması gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13960, K. 2024/1567, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama