İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/14000 K.2024/1356

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/14000Karar2024/1356Tarih15 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.340 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/14000 E., 2024/1356 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/115 E., 2023/307 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.340 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın davalı işverenlerin işçisi olduğunu ve dava konusu iş kazası sonucu vefatından önce davalı işverenlerin yanında sigortasız işçi olarak çalıştığını, 05.10.2019 tarihinde davalı işverenlere ait işyerinde iş kazasının meydana geldiğini, murisin, davalı ...'in, .... olduğu "....

Mahallesi....Caddesi No:31/1.../ ...." adresinde yer alan binanın çatı katının onarımı ve yapımı için anlaştığı davalı müteahhit ...'nın işçisi sıfatıyla çalıştığı sırada yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadığından ikinci kattaki dairenin çatı tamiratı için dairenin balkonuna kurulan iskeleden zemine düşmesi sonucunda vefat ettiğini, Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/2389 Soruşturma sayılı dosyasında alınan tanık ifadeleri ve kamera görüntüleri incelendiğinde, murisin işi yaptıran müteahhit şüpheli ... ile bina ve iş sahibi şüpheli ...'in kusurları neticesinde meydana geldiğinin ortada olduğunu,

soruşturma sonucunda Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/384 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, murisin tuttuğu defter kayıtlarında, davalı müteahhit ... ile birlikte ve onun işlerinde çalıştığına dair "balkon uzatma ...", "... ....", "... ... ve ....'ta yapılan işler", "... işleri" şeklinde kayıtlar bulunduğunu, davalı ...'nın savcılık ifadesinde çelişkili beyanlarının bulunduğunu, davalının diğer davalı bina sahibi ile aralarında sözleşme olmadığını beyan etmesine rağmen sözleşme olduğunun tespit edildiğini,

ayrıca para alışverişi olmadığını söylediği halde davalının hem muris ile hem de davalı bina sahibi ile para alışverişinin olduğunun ortaya konulduğunu, muris ile davalı müteahhit ...'nın davalı ...'in binasının işlerinin yapılmasına ilişkin ses kayıtlarında, müteahhit ...' nın malzemeleri temin ettiğinin, işi müteahhit ...'nın üstlendiğinin, murisin ise müteahhit ...'dan bu iş ile ilgili para alacağının kaldığının, müteahhit ...'nın iskele kurmadan, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadan murisi çalıştırdığının açıkça tespit edildiğini, Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini,

zira anılan raporda, olayın oluşumunda, murisin asli kusurlu, bina sahibi davalı ...'in ve müteahhit davalı ...'nın ise tali kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığını, ancak iş sağlığı ve güvenliği konusunda hiçbir önlem alınmadan, iskele dahi kurulmadan, baret ve yelek olmadan, koruma önlemleri alınmadan, hatta sigortası dahi gösterilmeden muris çalıştırılmış olduğundan davalı müteahhit ...'nın asli kusurlu, bina sahibi davalı ...'in de binanın sigorta işlemlerini yaptırmadığından,

müteahhit ile yapmış olduğu sözleşmede sorumluluğuna dair hiçbir beyan bulunmadığından asli kusurlu olduğunu, murisin ise kendi imkanları ile iskele kurarak işini yapmaya çalıştığından kusurunun olmadığını, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarihli, 2016/16347 Esas ve 2017/3197 Karar sayılı kararına göre, asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşme ile iş kazasından veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun alt işverene ait olduğunun kararlaştırılmasının bu sözleşmenin tarafı olmayan işçiyi veya mirasçılarını bağlamayacağını,

aksine sözleşme olsa dahi İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu gereği alt işveren olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan asıl işverenin de alt işveren ile birlikte sorumlu olacağını beyanla; murisin olayın gerçekleştiği 05.10.2019 tarihinde davalıların yanında geçen bir günlük sigortalılık hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında davacıların hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ile maktul arasında işçi-işveren ilişkisinin olmadığını, diğer davalı ile müvekkili arasında alt-üst işveren ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin, .... ilçesinde bulunan binasının üzerine ek kat yaptırmak için 72.500,00 TL bedel karşılığında davalı ... ile 14.12.2018 tarihli eser sözleşmesini imzaladığını, davacıların murisinin öldüğü kazanın bu eser sözleşmesi kapsamındaki çatı yapımı işi sırasında gerçekleştiğini, davalı ...'nın,

sözleşme kapsamında müvekkiline karşı yüklendiği işi yapmak için maktul ile anlaştığını, müvekkilinin doğrudan ya da dolaylı olarak maktul ile işin yapımı konusunda bir anlaşması olmadığı gibi maktul ile çatı altı saçak örtüsünün yapımı konusunda bir görüşmesinin ya da maktule bu yönde bir talimatının da olmadığını, ölüm olayı üzerine soruşturma başlatılan Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/2389 Soruştruma sayılı dosyasına göre maktulün olay günü müvekkilinin evde olmadığı sırada çalışma alanına geldiğini, müteahhit davalı ...'nın işçisi olup davalıdan aldığı talimat doğrultusunda binanın ikinci katındaki balkona,

yanında gelen yardımcısı ... ile birlikte üzerinde çalışmak için demir ayaklı bir sehpa kurduğunu, sehpanın üzerine bir kalas koyduğunu, kişisel hiçbir güvenlik tedbiri almadan koyduğu kalasın üzerinde çalışmaya başladığı esnada dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak platformdan düşerek hayatını kaybettiğini, ...'nin ifadesinde, maktul ile birlikte yevmiye hesabına göre inşaatlarda çalıştıklarını, maktulun kendisine, "...'dan tavan işi aldık, çalışır mısın?" dediğini, olay günü işin yapılacağı yere giderlerken müteahhit davalı ...'nın maktulü telefonla arayarak işin yapılacağı eve gelip gelmediklerini sorduğunu,

tanığın ifadesinden anlaşılacağı üzere, maktulün davalı ...'nın işçisi olduğunu ve ona bağımlı çalıştığını, hal böyle iken davalı ..., işin yapımı için sadece aracı olduğunu, müvekkili ile aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını savunmuş ise de davalının, "...'den ne kadar masraf gideceğine dair aramızda her hangi bir sözleşme olmadan sözle anlaştık, kendisinden masraf için 72.000,00 TL aldım." diyerek eser sözleşmesini kabul ettiğini, ayrıca olay yerinde davalı ...'nın inşaat, plan, proje, taahhüt işlerini yaptığına dair reklam pankartının da bulunduğunu, öte yandan,

davalı ... aleyhine eser sözleşmesi bedelinin tamamını almış olmasına rağmen sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/36 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtıklarını, tüm bu deliller ile ibraz edilen sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili ile davalı ... arasında eser sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin iş sahibi, davalı ...'nın da yüklenici konumunda olduğunu, buna göre maktulün, davalı ...'nın işçisi olduğunun açıklığa kavuştuğunu, belirtilen sebeplerle müvekkilinin,

davalıların desteğine karşı hukuki bir sorumluluğunun ve olayda sorumluluğunun bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden, cevapları ve beyanları alınmadan, taraf teşkili sağlanmadan Denizli 3. İş Mahkemesinin dosyasında yapılan 03.09.2020 tarihli ikinci celsede işbölümü nedeniyle dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verildiğini, bu ikinci celseye kadar geçen yaklaşık altı aylık sürede de dava dilekçesinin taraflarına tebliğinin yapılmadığını, dava dilekçesinin tebliği sağlanmadığı gibi işbölümü nedeniyle dosyanın Mahkememize gönderilmesine dair kararın da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu haliyle yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu,

HMK'nın 27. maddesinde ve diğer maddelerinde belirtilen 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlal edildiğini, dava konusu olayla ilgili olarak usule ve kanuna uygun biçimde Kuruma başvuru ve bildirim yapılmadığını, bu şekilde dava şartının ihlal edildiğini, dava şartı ve hukuki yarar mevcut olmadığından öncelikle davanın usulen reddini talep ettiklerini, davacıların haksız şekilde müvekkiline yöneltmiş olduğu bu davada dava dilekçesinin başında müteveffanın dava konusu olayda müvekkilinin işçisi olduğu,

müvekkiline de atıf yapılarak davalı işverenler nezdinde sigortasız işçi olarak çalıştığı iddia edilmiş olsa da müteveffanın bu elim olayda müvekkilinin adına çalışmadığını, söz konusu işte müteveffanın müvekkilinin işçisi, müvekkilinin de müteveffanın işvereni olmadığını, müvekkili ile davalı ... arasında davalı ...'in .... ilçesi.... Mahallesi ...

Ada 9 Parselde kayıtlı bulunan taşınmazında yapılacak işlerin kararlaştırıldığı bir sözleşmenin 14.12.2018 tarihinde yapıldığını, bu sözleşmenin konusunun, davalı ...'in taşınmazının son katının kaba inşaatıyla ilgili olarak sözleşmede yazan işlerin yapılması olduğunu, müvekkilinin sözleşmedeki işlerini sözleşmeye uygun olarak tamamen eksiksiz bir şekilde 2019 yılının Haziran ayına kadar bitirdiğini ve inşaatı davalı ...'e teslim ettiğini, bu süreçte de taşınmazdaki işlerde müteveffanın hiçbir şekilde çalışmadığını,

2019 yılının Haziran ayında işin bitirildiği anda çekilen fotoğrafın çıktısını ve fotoğrafın 2019 Haziran ayında çekildiğinin görülmesi adına fotoğrafın özelliklerini gösteren çıktıları dilekçe ekinde sunduklarını, iş sahibi davalı ...'e işin teslim edilmesi sırasında davalı ...'in hiçbir itirazda bulunmadığını ve herhangi bir eksiklik olduğunu ileri sürmediğini, TBK'nın 474/1. fıkrasında, 'İş sahibi, eserin tesliminden sonra,

işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." hükmünün öngörüldüğünü, ancak müvekkiline ne yazılı ne de başka bir şekilde bildirim yapıldığını, müvekkilinin işi eksiksiz olarak yapmasına rağmen davalı ...'den alacağını da tam olarak alamadığını, müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, aradan 5 ay kadar zaman geçtikten sonra ne iş sahibi ne de mal sahibi olan ....'in müvekkiline ulaştığını ve taşınmazın balkonunda alçıpan/asma tavan yapılacağını söyleyerek bunun için yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, buna karşılık müvekkilinin de ....'e,

bu işin apayrı bir iş olduğunu, sözleşme konusu işleri bitirip kendilerine teslim ettiğini, iş sahibi davalı ...'in de işi kabul ettiğini, kendisinden istenen işin de sözleşme konusu bir iş olmadığını, zaten daha önce bitirdiği işten de alacağının olduğunu, alacağını tam olarak alamadığını, bu işin kendisinin işi olmadığını, isterlerse kendilerinin de akrabası ve hemşehrisi olan ...'a bu işi yaptırabileceklerini söylediğini ve bu şekilde sadece bir isim önerisinde bulunduğunu, müvekkilinin bunun sonrasında da işi alma, mal sahibi davalı ... ile bu konuda anlaşma, diyalog kurma,

ücrette anlaşma gibi bir durumu asla söz konusu olmadığı gibi müvekkilinin ... ile de bu işin yapılması için bir görüşmesi, ücret hususunda anlaşma sağlaması, müteveffaya malzeme temin etmesi, müteveffaya talimat vermesi gibi bir durumun yaşanmadığını, söz konusu telefon görüşmesinde müvekkilinin yapmış olduğu isim önerisi ile müvekkilinin davalı ... ile yaptığı 14.12.2018 tarihli sözleşmenin haksız ve kötü niyetli bir şekilde bağdaştırılarak müvekkilinin suçlanmaya çalışıldığını, oysaki müvekkilinin davaya konu edilen olayla hiçbir şekilde ilgisinin olmadığını, olayın gerçekleştiği işin balkona alçıpan/asma tavan yapılması işi olduğunu,

ancak müvekkilinin balkona asma tavan/alçıpan yapması hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın veya sözleşmenin yapılmadığını, taraflar arasında yapılan 14.12.2018 tarihli sözleşmede müvekkilinin üstlendiği işin balkona alçıpan/tavan yapılması işi olmadığını, olay tarihinde sigortalı olarak başka bir yerde çalışan müvekkilinin bir işçisinin olmasından, müvekkilinin herhangi bir işin yüklenicisi veyahut herhangi bir kişinin işvereni olmasından asla söz edilemeyeceğini, müvekkilinin olayla ve bu işle hiçbir ilgisinin olmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

Dahili davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın Kuruma başvuru yapılmaksızın açılmış olması nedeniyle usul yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialardan anlaşıldığı kadarıyla davacıların murisinin 05.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, iş kazasının bildiriminin ve dava açılmasından Kuruma başvurulmasının dava şartı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacı işçi veya işveren tarafından aradan geçen süreye rağmen 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine uygun olarak iş kazası bildiriminin yapılmadığını, olaya ilişkin olarak düzenlenen hiçbir tutanağın ve belgenin mevcut olmadığını,

diğer yandan davacı tarafın davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın da herhangi bir kaza olayını Kuruma bildirmediğini, hastalık sigorta kolundan bildirim yapıldığını, aradan geçen yıllar sonrasında Başsavcılığa ve Kuruma başvuruda bulunulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un13/1. fıkrası uyarınca iş kazasının mevcudiyeti belli olmayıp bir iş kazası varsa bile bunun sorumlusunun davacıların murisinin kendisi olduğunu, Kurumun böyle bir talebi kabul edebilmesinin mevzuat bakımından mümkün olmadığını,

davacıların ... yönünden iş kazasından dolayı haklarının bulunup bulunmadığının tespitinin de davada hukuki yarar bakımından araştırılmak zorunda olduğunu, ancak Kuruma başvuru yapılmamış olması sebebiyle kurum denetmenlerince tahkikat yapılmadığından beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/384 Esas sayılı dosyasında görülen derdest davayı delil olarak bildirdiğini, ancak ceza yargılamasının bu davanın sübutu bakımından kesin delil niteliğinde olmadığını, diğer taraftan ceza yargılaması esnasında keşif, bilirkişi incelemesi,

rapor vs. delillerin toplanmasının Kurumun yokluğunda yapılmış olduğundan ceza dosyasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın sigortasız çalıştırıldığı iddiasının da kabulünün mümkün olmadığını, davalıların olduğu kadar sigortalının da çalışmasını bildirme yükümlülüğünün bulunduğunu, şayet ..., davalılara ait işyerinde çalışıyor olsaydı davalılar çalışmasını Kuruma bildirmese dahi kendisinin işe giriş bildirgesini verebileceğini, aradan aylar geçtikten sonra Kuruma da müracaat edilmeden dava açılmış olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini,

Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Özetle;"davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ve davalı ... ile fer'i müdahil SGK vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... ile fer'i müdahil SGK vekilleri, temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Daire tarafından, "...

Eldeki davada, davacılar, murislerinin davalı ...’in maliki olduğu binanın çatı katının onarımı ve yapımı için diğer davalı ... ile anlaştığını, murisin bu iş için çalışmakta iken iskeleden zemine düşmesi sonucunda vefat ettiğini, 05.09.2019 tarihinde davalılar nezdinde bir gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep etmişler, yargılama sırasında davalı kurum tarafından dava konusu olayın iş kazası olduğu ve işveren ...’dan muris sigortalının işe giriş bildirgesi ve iki günlük hizmet belgelerinin düzenlenerek verilmesine karar verilmesi üzerine,

mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemez. Bu sebeple, 04.05.2021 tarihli kurum raporunda belirtilen hususların davalı ... tarafından işe giriş ve ayrılış bildirgeleri ile iki günlük çalışma belgelerinin düzenlenip kuruma verilip verilmediği, muris sigortalının hizmet cetvelinde sigortalılığın gözüküp gözükmediği araştırılmalıdır.

Ayrıca davalı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak kabulü isabetli olup, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "1-Davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacıların murisi ...'ın 05.10.2019 tarihinde davalı ...'nın .... sicil numaralı işyerinde hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücret karşılığında fiilen çalıştığının tespitine, 2-Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, 3-Fer'i müdahil SGK yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına," dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın kararı temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14000, K. 2024/1356, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/14000
Karar No
2024/1356
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/14001 K.2024/1357
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14007 K.2024/1102
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/14012 K.2024/1114
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/14013 K.2024/869
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14014 K.2024/1055
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/14014 K.2024/1446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.