KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1407 E., 2024/5764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/4508 E., 2022/4426 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 47. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/16 E., 2022/467 K.
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin aralarında asıl - alt işverenlik ilişkisi bulunan davalılar tarafından yüklenilen Şereflikoçhisar İçme Suyu Arıtma Tesisi Alüminyum Kaplama işinde işçi olarak çalışmakta iken 09.10.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile sağ el bileği kırılmak sureti ile yaralanarak ve kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, iş kazasının tamamen davalı işverenin kusuru ile meydana geldiğini beyanla, işçinin hak kazandığı 119.560,19 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Müt. A.Ş vekili, idare ile imzalanan sözleşme gereği Şereflikoçhisar içme suyu arıtma tesisi yapım işinin yüklenicisinin müvekkil şirket olduğunu, diğer davalıya ait ... Alüminyum Ünvanlı işyeri ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ile içme suyu arıtma tesisinin alüminyum kaplama işlerinin diğer davalıya verildiğini, davanın çalışanı olması nedeni ile müvekkilinin kaza ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davacının kendisine bağlı olarak çalışmadığını, davacının yaralanması olayı ile ilgili hiçbir irtibatı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının davalı ... Müteahhitlik Planlama İnşaat Enerji Madencilik ve Taşımacılık A.Ş.-...
Altyapı Çevre A.Ş'nin sigortalısı olarak diğer davalı ...'ya verilen alüminyum dış cephe kaplama işinde çalışırken 09.10.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığı, işçinin davalı ... yanında çalıştığına ilişkin dosya kapsamında SGK kaydı ya da yazılı delil bulunmamakta ise de dinlenen tanık beyanlarına göre davalı ......
Şirketi tarafından iş yerinde alüminyum dış cephe kaplama işinin davalı ...'ya taşere edildiği, davacının işe alımının işveren ... tarafından yapıldığı anlaşıldığından davalı ...'nın diğer davalı ......
Şirketi ile işveren olarak meydana gelen iş kazasında kusur sorumluluğunun bulunduğu, meydana gelen iş kazasında işçinin %20, işverenin %80 oranında kusurlu olduğu, davacının meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik oranı %10,3 olarak tespit edildiği kabulünden hareketle davanın kabulüne 119.560,19 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ..., müvekkilin alt işveren sıfatını haiz olmadığını, bu nedenle hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulamayacağını ve manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu İlk Derece Mahkemesi kararında davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı ...'nın maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalının manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1407, K. 2024/5764, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama