KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/14137 E., 2024/1671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1150 E., 2023/592 K.
- Karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Dörtyol 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/417 E., 2023/34 K.
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kısmen kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkeme hükmünü kaldırmak suretiyle yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.11.1982 tarihinde davalıya ait fırında işçi olarak çalışmaya başladığını, sigorta başlangıç tarihinin bildirilmiş olmasına rağmen primlerinin yatırılmadığının, bu nedenle sigorta başlangıç tarihinin görünmediğini, 18 yaşını 01.07.1987 tarihinde doldurduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tespiti istenen çalışmalara ilişkin bordronun düzenlenerek Kuruma verilmediği, tek başına işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayacağı ayrıca filli çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile .... T.C. kimlik numaralı ...'ın, .... T.C. kimlik numaralı ...'a ait işyerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1987 tarihi olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespiti istenen çalışmalara ilişkin bordronun düzenlenerek kuruma verilmediği, sigortalığının tespiti bakımından işe giriş bildirgesi verilmiş olsa bile aynı zamanda eylemli ve gerçek bir çalışmanın da olması gerektiğini, davacının iddiasını somut deliller ile ispat edemediğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Mahkemece, ortadan kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada bordro tanığı ...'nun beyanlarının alındığı, bordro tanığının beyanında, davalı işyerinde birlikte çalıştıklarını, hamur işi ile ilgilendiğini, üretimle ilgili işte çalıştığını, çalışmasının karşılığında günlük yevmiye ücreti aldığını beyan ettiği, bu bağlamda davacının çalışmasının meslek ve sanat eğitimi niteliğinde olmayan gerçek bir çalışma olduğu, davacı ile işyeri arasında çıraklık ilişkisinden bahsedilemeyeceği kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında. 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
Maddedeki "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar" sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, aynı Kanun'un Geçici 54 üncü maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunanlar için bu maddenin yani 18 yaş sınırının uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre.
01.07.1969 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.07.1987 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise, yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, ortadan kaldırma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılıp bu karar yerine geçmek üzere yeniden hüküm kurulmasına karar verilmelidir" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 506 sayılı Kanunu'n 60/G maddesi hükmü uyarınca davacının.... sicil nolu ... - .../Fırın İşl. unvanlı işyerinde, 01.11.1982 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının,
bu tarihlere ilişkin ödenecek sigorta primlerinin prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 01.07.1987 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davacının .... sicil nolu ... - .../Fırın İşl. unvanlı işyerinde, 01.11.1982 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1987 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,
2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14137, K. 2024/1671, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama