KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/14299 E., 2024/1501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1271 E., 2023/2171 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/168 E., 2022/24 K.
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.06.2009-17.09.2009 tarihleri arasındaki 72 gün çalışmasının fiili olmadığı gerekçesiyle iptali ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının iptal edilerek, yersiz ödeme nedeniyle borç çıkarılmasına dair Kurum işlemlerinin iptalini, borçlu olmadığının tespitini, aylığın yeniden bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun 18.12.2019 tarihli denetim raporuna istinaden davacının 2.171.01.01.17-17 sicil sayılı ... adına işlem gören ekmek fırını işyerinden 09.06.2009-17.09.2009 tarihleri arasında 72 günlük sigortalılık bildiriminin fiili eylemli çalışmaya dayanmadığı, sahte olduğu gerekçesi ile iptal edildiği, yapılan araştırmada, bu işyerinde hiç bir zaman 3-4 kişiden fazla çalışan olmadığı, işyerinin 60 m² olduğu, bu işyerinde 3-4 kişiden fazla çalışanın olamayacağı, 2009/4 ile 2009/9 dönemlerde 10 kişinin üzerinde çalışana ait sigorta bildiriminin bulunduğunun anlaşıldığı,
işyerindeki çalışması eylemli çalışmaya dayanan ... ile ...'ın, davacının ... adına tescilli işyerinde çalışmadığına ilişkin beyanda bulundukları, dosya kapsamında dinlenen kamu ve diğer tanıkların da davacıyı tanımadıkları, tüm tanık beyanları dikkate alındığında davacının bu işyerinde fiili bir çalışması olmadığının tespit edildiği, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan tespit ve düzenlenen raporların aksi eşdeğer delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tanıklardan Abdulkadir’in davacının işyerinde gündüz çalışmış olabileceğini gündüz çalışanları görmediği yönündeki beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, tüm tanıkların ve kamu tanıklarının davacının çalıştığı sürenin kısa olması sebebi ile davacıyı tanımalarının mümkün olmadığını, denetim raporunda hata ve eksikliklerin bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinden sigortası iptal edilmeyen çalışanların denetim esnasında davacının çalışmasına dair beyanlarının bulunmadığının ve davalı işyerine komşu işyeri tanıklarının da davacıyı tanımadıkları yönünde beyanda bulunduklarının anlaşılmasına göre Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, civarda esnaflık yapan, aynı iş kolunda faaliyet göstermeyen kişilerin kısa bir süre çalışması olan davacıyı tanımalarının veya hatırlamalarının mümkün olmadığını, işten ayrılmasından 7 yıl sonra yapılan denetim raporuna istinaden çalışmasının iptal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve kesilen aylıkların davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Somut olayda; davacıya 30.09.2013 tarihli tahsis talebine istinaden toplam 5032 prim ödeme gün sayısı ile 01.10.2013 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, 09.06.2009-17.09.2009 tarihleri arasında 1026593 sicil numaralı ... adına tescilli ekmek fırını işyerinden bildirilen 72 gün hizmetinin iptali sonucu aylık koşullarını yitirdiğinden aylığın başlangıçtan itibaren iptal edilerek, 01.10.2013 ile 25.03.2020 tarihleri arası yersiz ödenen 96.147,51 TL'nin faiziyle istendiği,
davacının davalıya ait ekmek fırınında şoför olarak çalıştığını iddia ettiği, dönem bordrolarının dosya kapsamında bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun 18.12.2019 tarihli denetim raporunda, işyeri kapanmış olduğundan durum tespiti yapılamadığı, ...’un işyerinde 2-3 kişinin çalıştığını, davacının da içinde bulunduğu sigortalıların çalışmadığını beyan ettiği, raporun sonuç bölümünde ..., ..., ....,... ve...’ın sigortalılık bildirimlerinin fiili olduğu, diğerlerinin sahte olduğu tespitlerine yer verildiği,
raporda beyanı alınan sigortalılardan bir kısmının işyerinde fiilen çalışmadığı halde sigortalılık bildirimi yapması için ödeme yaptığını, bir kısmının ise fırında fiilen çalıştığını beyan ettiği, davacının ifadesinin müfettiş tarafından alınmadığı,
Mahkemece Kurum tarafından fiilen çalıştığı tespit edilen ... 'ın kendisinin ekmek ustası olarak gece çalıştığını, bu nedenle dağıtım elemanları ve gündüz çalışanların kim olduğu hakkında bir bilgisi olmadığını beyan ettiği, ...'ın davacıyı isim olarak hatırladığını, kendisinin gece çalıştığı, davacının da bildiği kadarıyla gündüz çalıştığını, aradan uzun zaman geçtiğinden davacının bildirilen tarihlerde çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, komşu işyeri tanıklarının araştırılarak dinlenildiği,
ancak bunların da genel olarak fırında çalışanlar hakkında bilgi sahibi olmadıkları veya faaliyete başlama dönemleri itibariyle bilgi sahibi olmalarının mümkün olmadığı, ihtilaflı dönemde vergi dairesince düzenlenmiş yoklama tutanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, öncelikle davacının fırında ekmek dağıtımında şoför olarak çalıştığı yönündeki iddiasının araştırılarak, uyuşmazlık konusu dönemde işveren adına tescilli, fırına ait dağıtım aracı bulunup bulunmadığı davacıdan ve emniyetten sorulmalı, aracın tescil kayıtları celbedilmeli, davacının ehliyeti olup olmadığı,
davaya konu dönemde şoför olarak çalışan olup olmadığı araştırılmalı,bu dönemde şoför olarak çalışan yoksa ekmek dağıtımının nasıl yapıldığı sorulmalı, denetim raporunda fiilen çalıştığı belirlenen bordro tanıkları dinlenmeli, fırının varsa ilgili dönemde dağıtım yaptığı bakkal, market gibi işyerleri ve komşu işyeri tanıkları tekrar ayrıntılı şekilde araştırılarak tespit edilip, bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14299, K. 2024/1501, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama