KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/14465 E., 2024/10278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/206 E., 2023/778 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Batman 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/178 E., 2023/115 K.
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; 24.05.2016 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin düşmesi sonucu sakat kaldığını, %42 oranında sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamen davalıya ait olduğunu, müvekkilinin günlük 120, aylık 3600 TL ücret ile çalıştığını, sgk bildirimini asgari ücret olarak bildirildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 139.340,91 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın tahsiline, Mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davacı vekili Mahkemeye vermiş olduğu dava dilekçesini özetle; davacı davalı işveren yanında çalışırken iş kazası geçirdiğini, davacının zararının giderilmemesi üzerine maddi manevi tazminat talepli dava açıldığını, dosyanın Batman 3. İş Mahkemesinin 2022/178 Esasında devam edildiği, aldırılan kusur raporunda iş kazası nedeniyle vücudunda sekizden fazla platin takıldığı ve davacının % 42 iş göremezliğe uğradığı ve davalının kusur oranının %85 olarak tespit edildiği,
iş bu ek davanın Batman 3. İş Mahkemesinin 2022/178 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talebinde bulunduğu ve davanın halen derdest olduğunu, usul ekonomisi göz önüne alınarak bu dosya ile birleştirilmesini ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalarak 364.604,41 TL maddi tazminat alacağının da iş kazasının oluş tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kendi dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının iş göremezlik raporu aldığını, müvekkili tarafından iş sağlığı ve güvenliği konusunda tüm önlemlerin alındığını, ikaz ve uyarı levhaların asıldığını, davacıya eğitimlerin verildiğini, davacının aylık 3.600 TL ücret aldığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının asgari ücret ile çalıştığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin % 85, davacının % 15 oranında kusurlu olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının ise % 42 olduğu kabulünden hareketle; "Asıl dava yönünden 1-) Açılan davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile A) Taleple bağlı kalınarak 139.340,91 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) Açılan davanın manevi tazminat talebi yönünden kabulü ile A-70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen dava yönünden Davanın kabulü ile 1- 364.604,41. TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın iddia edilen ücret üzerinden hesaplanması gerektiği ve manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyetin kesinleşmesinin beklenilmediğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, davacıya yapılan masrafların tazminattan düşülmediği ve bu hususun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme 1.Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
2.Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
3.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
4.Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2 nci maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
5.Gerekçe - hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
6.Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince kaldırma ilamı sonrası aldırılan 31.10.2022 tarihli hesap raporunun hükme esas alındığının gerekçede belirtildiği, anılan raporda davacının maddi zararının 499.537,43 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece hüküm fıkrasında asıl dava yönünden hükmedilen maddi tazminat tutarı 139.340,91 TL ile birleşen davada hükmolunan 364.604,41 TL maddi tazminatın toplam tutarının ise 503.945,32 TL olduğu, Mahkemece gerekçe kısmında hükme esas alınan raporda hesaplanan miktar ile hükmolunan miktar arasındaki fark miktara ilişkin açıklama bulunmadığı ve bu suretle de hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve bu şekilde infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen karar isabetsiz bulunmuştur.
7.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
8. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14465, K. 2024/10278, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama