KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1950 E., 2024/12364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/81 E., 2022/267 K.
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesi ile 08.09.2009 tarihinde Edremit'te meydana gelen kazada davalı adına kayıtlı ... plakalı damperli kamyonun damperini kaldırdığı sırada kaldırma pistonunun yerinden çıkması ve damper kasasının içindeki yükle beraber teker üzerine düşmesi sonucu meydana gelen kaza nedeniyle kamyonda sürücü olan davacı ...'in damper kasasının düşmesi nedeniyle araç içinde zıplayarak tavana çarptığını ve belini kırarak sakatlandığını, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasına karşı açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalıların asli kusurlu bulunduklarını,
müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yine aynı dosyada alınan raporda müvekkilinin en az % 42 oranında genel çalışma gücünü kaybettiğinin belirlendiğini, belirterek 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap ve beyanlarında; davacının talep ettiği miktarın çok fahiş olduğunu, davalıların kazadaki sorumluluklarının doğrudan sorumluluk olmayıp dolaylı sorumluluk olduğunu, kasdi kusurdan bahsedilemeyeceğini, olay nedeni ile davalıların son derece üzüntü duyduklarını, talep edilen miktarın fahiş olup, koşulların oluşması halinde hükmedilecek miktarın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlenmesinin gerektiğini, hükmedilecek meblağın felaketi özendirecek ve zenginlik sebebi oluşturacak şekilde tayin edilmemesi gerektiğini,
tarafların birbirlerine yabancı ya da düşman konumunda olmayıp uzun süredir birlikte çalışan kişiler olduklarını, talep edilen miktarın emekli ikramiyesine hak kazanan bir kişinin ikramiyesinden bile fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin1 24.03.2015 tarih ve 2014/160 Esas 2015/237 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/16884 Esas 2016/299 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespit edilip edilmediğini Sosyal Güvenlik Kurumundan sorarak, Kurumdan gelecek belgelere göre sürekli iş göremezlik oranına ilişkin çelişki oluşması halinde 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesindeki prosedür izlenerek sürekli iş göremezlik oranının re'sen tespit edilmesi ve sürekli iş göremezlik oranı kesinleştikten sonra dosyadaki tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen temyiz incelemesine konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Davadan Kurum ihbar suretiyle haberdar edilmiştir. Edremit SGK'nın 22.09.2017 tarihli yazısında davacının başından geçen olayın iş kazası olarak kabul edildiği %27 oranında MKGK. olduğu belirtilmiştir. Davacı taraf maluliyete itiraz etmiştir. SSYSK'dan alınan raporda davacının maluliyet oranının %42 olduğu anlaşılmıştır. Daha sonradan Adli tıp Kurumundan ve Üst kuruldan alınan raporlarda da davacının MKGK. oranının %42 olduğu bu şekilde maluliyet hususunun kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kurum inceleme raporunda davacının %10, işveren ...'ın %90 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce alınan 12.01. 2015 tarihli heyet raporunda davacının %10 davalı ...'ın %90 oranında kusurunun olduğu belirtilmiştir. Kurum raporu ve dosyaya kazandırılan heyet raporu arasında çelişki bulunmamaktadır.
Dosyada sunulan belgelerden davalının meydana gelen iş kazası nedeniyle %42 oranında malul kaldığı anlaşılmıştır. Davalı ... aracın maliki olup, diğer davalı ... Savcılıktaki beyanlarında ... plakalı aracı olaydan 15 gün önce satın aldığını, devir işlemleriyle üzerine almadığını ve aracı kooperatife verdiğini, aracın Edremit Havaalanı inşaat malzeme taşımacılığı yaptığını ve ...'in de aracın alındığı günden beri şoförlüğünü yaptığını beyan etmiştir. ... ...
Taşıyıcılar kooperatifinin işvereni ve davacı da onun işçisi olup, davacı 01.08.2009 tarihinde işe giriş yapmış olup, 08.11.2012 tarihinde de işten ayrılışı yapılmıştır...
Tarafların kusur oranları, hakkaniyet ilkesi, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları manevi tazminat tespitinde matematiksel olmamak üzere indirim yapılması nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın davacının zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek oranda, hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut dosyada, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, olayın niteliği, işçinin sürekli iş göremezlik oranı ve yaşı göz önünde bulundurularak 53.000,00TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir...." gerekçesiyle
"Davanın kısmen kabulü ile 53.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, davacılar murisi ... tarafından 08.09.2009 tarihli iş kazası nedeniyle işbu davanın açıldığı, dava devam ederken 24.07.2022 tarihinde davacının vefatı nedeniyle davaya dahil oldukları, iş kazası nedeniyle davacılar murisinin %51 oranında malul kaldığının tespit edildiği buna karşın Mahkemece hükmolunan manevi tazminat tutarının oldukça az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe giren sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428, 439 uncu maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Davacı ...'in yargılama sırasında 24.07.2022 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davacı olarak dava dosyasında temsil edildiği değerlendirilerek, hükmedilen manevi tazminatın mirasçılarına miras payları oranında aidiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 5. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1950, K. 2024/12364, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama