KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2211 E., 2023/11649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3064 E., 2022/444 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tufanbeyli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/129 E., 2022/66 K.
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- ve feri müdahil vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Müdürlüğünde 1984 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere her yıl Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar çalıştığı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... Müdürlüğüne izafeten Adana Orman Fidanlık Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği itibari ile hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerine uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın niteliği itibari ile ... Başkanlığının davaya fer'i müdahil olarak davaya katılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yürüttüğünü iddia ettiği faaliyetinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sayılabilecek nitelikte olmadığını, iddia edilen faaliyetin kesintisiz olmadığını, bu nedenle davacının iddialarının hizmet tespiti davasına konu olamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre gözetilmeden açıldığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiğini, bu nedenlerle davacının dava dilekçesindeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Müdürlüğüne ait iş yerinde;
01.04.1990- 30.11.1990 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1991- 30.11.1991 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1992- 30.11.1992 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1993- 30.11.1993 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1994- 30.11.1994 tarihleri arasında 1 gün,
-
01.04.1995- 30.11.1995 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1996- 30.11.1996 tarihleri arasında 1 gün,
-
01.04.1998- 30.11.1998 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.1999- 30.11.1999 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.2000- 30.11.2000 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.2001- 30.11.2001 tarihleri arasında 1 gün,
-
01.04.2002- 30.11.2002 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.2003- 30.11.2003 tarihleri arasında 1 gün,
-01.04.2007- 30.11.2007 tarihleri arasında 1 gün,
-
01.04.2008- 30.11.2008 tarihleri arasında 1 gün,
-
01.04.2009- 30.11.2009 tarihleri arasında 1 gün olmak üzere toplam 16, gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu günlere ilişkin sigortalı hizmet süresinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespitlerin haksız olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğüne izafeten Adana Orman Fidanlık Müdürlüğü (Ceyhan Fidanlık Şefliği) istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı Kurum nezdinde herhangi bir yazılı belge ve kaydın bulunmaması, 506 sayılı Kanun'da öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde kesintisiz çalışmanın varlığı açıkça ortaya konulamadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında iddia ettiği sürelerde ve iddia ettiği şekilde çalıştığını kanıtlayan herhangi bir belgenin Kurum kayıtlarında mevcut olmadığını, davacının hizmet akdine tabi çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmediğini, Kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma iddiasını yazılı belge ile davacının kanıtlaması gerektiğini, tanık ifadelerine dayanarak hüküm kurulmasının yerleşik içtihatlara da aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; dosya kapsamına celp edilen davalı idare kayıtları ve kolluk araştırmasına göre Doğanbeyli Fidanlığının 1990 yılından itibaren fiilen faaliyete başlıyarak fidan yetiştiriciliğine ilişkin her türlü işlemin gerçekleştirildiği, idare olarak çeşitli müdürlükler ya da şeflikler bünyesine bağlanmakla birlikte günümüze kadar kesintisiz olarak fidanlık faaliyetinin devam ettiği, davalı idare tarafından sunulabilen 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2009, 2010, 2011, 2012 yılları arasındaki evrakların sunulabildiği, diğer yıllara ait olan evrakların fiili imkansızlık nedeniyle sunulamadığı,
ödeme belgeleri ve sözleşmelere göre fidanlık genelinde parça başı ücret uygulamasının bulunduğu, bazı dönemlerde köy muhtarlığınca çalışacak kişilerin belirlendiği ve yine istihkak ödemelerinin köy muhtarlığına idare tarafından makbuz mukabilinde yapıldığı, muhtarlıkça da dosya kapsamına bir kısmı temin edilebilen köy karar defterinde belirtilen şekillerde kararlar alınarak hak sahiplerine dağıtımın gerçekleştirildiği, bazı dönemlerde ekip şefleri tarafından yatırılan ödemelerin çalışan kişilere dağıtıldığı,
11.06.2012 tarihinden itibaren bu şekilde çalışmaya da son verilerek Doğanbeyli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile yapılan üçer aylık sözleşmeler ile fidanlık işlerinin köy halkına yaptırıldığının anlaşıldığı, dinlenen tanıkların davacının hangi dönemde kaç gün çalıştığı yönünde somut beyanda bulunmadığı, tanıkların her zaman 30 gün çalışma olmadığı işin durumuna göre çalışılan gün sayısının ve işçi sayısının değiştiğini, gitmedikleri zaman neden gelmedin diye soran olmadığını, muhtar tarafından veya fidanlık memuru tarafından çalışılan güne göre imza karşılığı ücret ödendiğini beyan etmesi,
davalı işverenin kamu kurumu olduğundan bu kayıtlara itibar edilmesi gerektiği hususları gözetildiğinde bilirkişi heyeti tarafından davacıya yapılan ödemeler gözetilerek davacının çalıştığı ve kuruma bildirilmeyen sürelerin tespit edilmesi ve bu şekilde belirlenen davacının hizmetlerinin tespitine karar verilmesi yerinde olduğundan tarafların bu yöndeki istinaf talebinin reddinin gerektiği, dosya üzerinden, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak;
taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Feri müdahil vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 1984 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere; Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
3.Değerlendirme Somut olayın incelenmesinde; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Mahkemece 15.02.2016 tarihinde açılan davaya göre; davalı idare tarafından sunulan 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2009, 2010, 2011, 2012 yılları arasındaki ödeme belgeleri ve sözleşmelerin bulunduğu ve fakat davacı adına davalı iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığı, herhangi bir bildirim yapılmadığı, fidan yetiştiriciliği puantaj kaydının tutulmadığının anlaşıldığı eldeki davada, davacının çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2211, K. 2023/11649, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama