KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2342 E., 2023/3002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/618 E., 2022/2556 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/331 E., 2020/225 K.
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tespit-kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aynı gün kayıt yapılması nedeniyle Nüfus Müdürlüğü tarafından kardeşi Murat Karagöz ve kendisinin doğum tarihlerinin karıştırıldığını, kendisinin doğum tarihinin 01.07.1969 olmasına rağmen nüfusa 01.07.1971 doğumlu olarak kaydedildiğini doğum tarihlerindeki hatanın giderilmesi için ... Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin, 1988/1278 E.sayılı dosyasından açılan davanın yargılaması sonucunda verilen 30.11.1988 tarihli kararla kayıtların düzeltildiğini, sigortalı başlangıç tarihinin 01.11.1987 tarihi olması nedeniyle kurum tarafından yaş tashihinin ve emeklilik talebinin kabul edilmediğini, bu nedenle 01.07.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini ve ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalılık başlangıç tarihinden sonra yapılan yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağını, Yargıtay kararlarında da yaş düzeltmelerinin ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra yapılmış ise Sosyal Sigortalar yönünden etkili olmadığının belirtildiğini, kurum işleminin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının ilk işe giriş tarihi olan 01.11.1987 tarihinde doğum tarihinin 01.07.1971 olması ve yaş tashihine dair mahkeme kararının ilk işe girişten sonra olması karşısında düzeltilmiş yaşın esas alınmaması, tahsis şartlarının da bu kapsamda incelenmesinde, tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli 50 yaş şartını yerine getirmemesi nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle; Haklı görülmeyen davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davanın kayıt tashihi olduğunu, 12.06.1981 tarihinde ilkokuldan mezun olduğunu, okula gideceği zaman kardeşi Murat Karagöz'le birlikte nüfusa kaydettirildiğini, nüfusta büyük görünen kardeşi Murat Karagöz askere çağrıldığında yaşlarının düzeltilmesi gerektiğinin anlaşılınca yaş tashihi davası açtığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Davacının 01.11.1987 tarihinde sigortalılığının başladığı, doğum tarihinin 23.01.1989 kesinleşme tarihli yaş tashihi kararı ile 01.07.1969 olarak düzeltilmesine karar verildiği, yaş tashihi kararının sigorta başlangıcından sonra verilip kesinleştiği, yaş tashihi kararının sigortalının doğumuna ilişkin gerçek kayıtlar esas alınarak verilmiş bir kayıt tashihi olmayıp tanık beyanına göre doğum tarihinin düzeltilmesi olduğu, Mahkeme kararlarının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı bu durumda ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin sigorta işlemlerinde dikkate alınmayacağı ve davacının tahsis talep tarihi olan 02.07.2019 tarihi itibariyle 50 yaş şartını tamamlamadığı, kurum işlemiyle mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle
... 2. İş Mahkemesi'nin 24.12.2020 tarihli, 2019/331 Esas - 2020/225 karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kurum işleminin iptali ile mahkemece düzeltilen doğum tarihinin sigortalılık ve tahsis işlemlerinde esas alınması suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120 maddesinin 2 nci fıkrası, geçici 81 inci maddesinin (B) fıkrasının (g) bendi
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2342, K. 2023/3002, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama