KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2764 E., 2024/8020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1507 E., 2022/319 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Dörtyol 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/34 E., 2020/349 K.
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ... ve ... vekili ile davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili ile davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dava dilekçesinde özetle. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu aynı iş kazasına ilişkin olarak davalı ...
Demir Çelik A.Ş'nin ... ...'ın 20.07.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle hak sahiplerine yapılan ödeme ve bağlanan gelirin rücuen tazmini için Dörtyol 1. İş Mahkemesi 2016/446 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davalı işveren şirketin %80, ... ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, bu kusur oranları nazara alınarak hesap raporu aldırıldığı, Mahkemece 25.04.2017 tarih 2017/119 K. sayılı kararla davanın kabulüne karar verildiği,
ilgili karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih 2017/4489 E. 2017/7009 K. sayılı kararıyla onama kararı verildiğini, halbuki aynı iş kazası için kendileri tarafından açılan işbu davanın konusu tazminat davasında ret kararı verildiğini, bu sebeple aynı uyuşmazlıkla ilgili birbiriyle çelişen iki karar ortaya çıkmış olduğu, bundan dolayı HMK 375/1-ç, ğ, ı sebeplerine dayanılarak yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...vekili cevap dilekçesini tekrar ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesini tekrar ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması sebeplerine dayanılarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuşsa da belirtilen hiçbir sebebin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri adına Dörtyol 1. İş Mahkemesinin 2015/590 Esasında açtıkları maddi manevi tazminat davasının Mahkemece reddedildiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, karar düzeltme taleplerinin de reddedildiğini, aynı olaya ilişkin görülen Kurumun rücu davasının, Dörtyol 1. İş Mahkemesinin 2016/446 Esas, 2017/119 Karar sayılı kararıyla davalı işverenin %80 oranında kusurlu bulunarak davanın kabulüne karar verildiğini ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini,
bu davada taraf olmamaları sebebiyle dosyadaki kusur durumunu ve kararı sonradan öğrendiklerini, bu sebeple HMK 375/1-ç-ğ-ı maddeleri gereği yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı olayla ilgili iki kesinleşmiş yargı kararı bulunduğunu, Mahkeme kararının müvekkili Kurum aleyhine hüküm doğurmayacak şekilde husumet yokluğu nedeniyle kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "...Somut olayda; davacıların murisi ... davalı ...iş yerinde çalışırken 20.07.2003 tarihinde kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Eldeki talebe konu, yargılamanın yenilenmesi istenen davada davacılar tarafından davalı ...ve SGK aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından 19.07.2016 tarih 2015/590 Esas, 2016/536 Karar sayılı kararla davacılar murisi ...
04.05.2016 tarihli kusur raporuyla %100 oranında kusurlu davalılar ise kusursuz kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2017/1638 Esas, 2018/9596 Karar sayılı kararı ile onanmış aynı Yargıtay Dairesinin 03.12.2019 tarih 2019/3781 Esas, 2019/7409 Karar sayılı kararıyla davacı tarafın karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleşmiştir. Aynı olayla ilgili SGK tarafından ...
Demir Çelik A.Ş davalı gösterilerek hak sahiplerine bağlanan gelir sebebiyle 119.169,22 TL'lik kurum zararının tahsili amacıyla rücu davası açılmış, davada Dörtyol 1. İş Mahkemesinin 25.04.2017 tarih 2016/446 Esas, 2017/119 Karar sayılı kararıyla 21.11.2016 tarihli kusur raporuna dayalı muris ...'ı %20 davalı ... Demir Çelik A.Ş'yi %80 oranında kusurlu kabul ederek 95.335,78 TL Kurum zararının bulunduğu tespiti ve taleple bağlı kalarak 11.934,22 TL'ye hükmetmiştir.
Bu karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih 2017/4489 Esas, 2017/7009 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Aynı olayla ilgili iki farklı kesinleşmiş karar olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davaların tarafları ve sebebi farklıdır. Bu sebeple olayda HMK 375/1-ı maddesinin uygulama alanı yoktur. Kararlara esas alınan yasal dayanaklar da farklı olduğundan yine HMK 375/1-ğ maddesinin de uygulama alanı yoktur.
Davaya bakıldığı sırada belgenin mevcut olması, bu belgenin hükmü etkileyecek mahiyette olması, belgenin hüküm verildikten sonra ele geçirilmiş olması halinde yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Olayda iki ayrı kesinleşmiş yargı kararı olması bu kapsamda değerlendirilemez. Zira her iki yargılamada ispat ve delil durumu ayrıdır. Kaldı ki SGK'nın rücu davası 18.10.2017 tarihinde kesinleşmiş olup eldeki yargılamanın yenilenmesi konulu dava 03.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Yargılama sırasında içindeki kusur raporlarının hatta ilamın bu dosya içerisine delil olarak sunulma ve değerlendirilme ihtimali basit bir araştırmayla mümkündür. Olayda HMK 375/1-ç maddesinin de uygulama alanı yoktur. Davacılar vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf talebi yerinde değildir.
Varılan sonuca göre Yargılamanın Yenilenmesine konu Dörtyol 1. İş Mahkemesinin 2015/590 Esas 2016/536 Karar sayılı kararında SGK taraf olduğundan davalı SGK vekilinin husumete yönelen istinaf talebi de yerinde değildir.
Dosya üzerinden, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,..." gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2764, K. 2024/8020, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama