KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/3284 E., 2024/7509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1266 E., 2021/1636 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/327 E., 2020/603 K.
Karar Metni
1.413 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 23.01.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının yaşı küçük olması nedeniyle ... Plastik Kimya Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nde teknik bilgi ve beceri gerektirmeyen, ortalığın temizliği, düzeni, boş kasaların taşınması ve sair basit nitelikteki işlerde çalıştırılmaya başlandığını, davacının bu işler dışında başka görevi ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirkete ait işyerinde tüm çalışanlara görev yaptığı alana ilişkin olarak alınması gereken güvenlik tedbirleri hakkında gerekli bilgi verildiğini, işyerinde mevcut makinelerin çevresinde ve işyeri genelinde güvenlikle ilgili genel uyarı levhaları bulunduğunu, davacı özellikle hiçbir şekilde makinelerin yanına yaklaşmaması ve makinelere dokunmaması hususunda uyarıldığını,
dolayısıyla da davacı tarafın iddia ettiği gibi davacının söz konusu makinede çalışmasının istenmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmadığını belirterek, ... ve ... Kimya Sanayi ve İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, ... ve ...'ın oğulları ...'ın desteğinden yoksun kalmaları gibi bir durumun söz konusu olmaması nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, ... Plastik Kimya Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden davacıların diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 132.012,49TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, diğer davacılar yönünden taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı ... lehine takdir edilen vekalet ücretini aşamayacağını, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... yönünden davanın kabul edilmesinin yerinde olmadığını, sözkonusu şirkete kusur atfedilmediğini, işçinin ... Plastik Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti. çalışanı olduğunu, davalı ...'nun meydana gelen iş kazasın %10 oranında kusurunun kabul edilmiş olmasına rağmen tüm alacaklardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, tarafların kusur oranlarına ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan eksik araştırmayla karar verildiğini, SSYSK tarafından sürekli iş göremezlik oranının %12.1 olarak tespit edildiğini, davacı tarafın buna itiraz etmediğini, maddi zararın davacı tarafından itiraz edilemeyen sürekli maluliyet oranına göre hüküm altına alınması gerekirken %15.2 sürekli maluliyet oranı esas alınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu,
davacılar vekili hesabına 10.04.2019 tarihinde 3.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ödemenin mahsup edilmediğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen Mahkemece talep aşılarak olay tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, davacıların davasının reddi nedeniyle davalılar lehine üç ayrı maktu vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekirken tek maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın hizmet döküm cetveline göre ... Plastik Kimya Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ait 1222794 no'lu işyerinde hizmet kaydının bulunduğu, şirketlerin yetkilisinin aynı kişi olduğu, aynı adreste benzer konularda faaliyet gösterdiği, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacı ...'un 23.01.2015 tarihinde helezon makinesinde çalışırken makinedeki parçaların alınması sırasında sol el baş parmağını makineye kaptırmak suretiyle geçirmiş olduğu iş kazasında %15.2 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu,
olayla ilgili Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/759 Esas sayılı dosyasında ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılamada cezalandırılmasına karar verilerek HAGB uygulandığı, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği görülmekle, hüküm altına alınan alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu,
dosyada işverenin ve şirket müdürünün iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almadığı gözetim ve denetim yükümlülüğünü ihlal ettikleri, dolayısıyla toplamda %80 oranında kusurlu oldukları, davacının ise dikkatsiz davranmak suretiyle temizleme bezini helezyona kaptırması nedeniyle %20 kusurlu olduğunu belirten 10.08.2017 havale tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen raporun dosya kapsamına, somut olaya uyumlu olduğunun değerlendirildiği,
SGK tarafından gönderilen yazı cevabına göre %15,2'lik maluliyet oranı üzerinden ilk peşin sermaye değeri belirlenmemiş ise de bu husus gözetilerek hesaplama yapılan aktüer bilirkişi raporunun esas alınarak davacının Kurumca karşılanmamış geçici ve sürekli iş göremezlik zararı toplamının 132.012,49-TL olduğuna ilişkin değerlendirmenin isabetli olduğu sonucuna varıldığı, davacının sol başparmağının helezon makinasına kaptırmak suretiyle iş kazasına uğradığı, sürekli iş göremezlik oranı ve tarafların kusur oranları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yeterli olduğunun değerlendirildiği,
davacı işçinin annesi ve babasının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 6098 sayılı TBK'nın 53 üncü maddesindeki düzenleme karşısında taleplerinin reddinin isabetli olduğu, davacılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenlemeye göre ağır bedensel zarar oluşmadığının kabulüyle reddinin isabetli olduğu,
Mahkemenin kabulüne göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde herhangi bir hata bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ve yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara, davalılar vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Davacılar vekilinin davacı anne ve baba için reddedilen maddi tazminatlara, davalılar vekilinin davacı sigortalı için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacılar ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara, davalılar vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin davacı anne ve baba için reddedilen maddi tazminatlara, davalılar vekilinin davacı sigortalı için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 İnci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3284, K. 2024/7509, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama