İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3340 K.2024/7098

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3340Karar2024/7098Tarih25 Haziran 2024Okuma13 dk · 2.512 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/3340 E., 2024/7098 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1982 E., 2021/169 K.
Karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 29. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/586 E., 2020/148 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.512 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle davacılar murisi ... ...'in 24.06.2017 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle davaya konu olayın iş kazası olmadığını, iş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında iş kazasının gerçekleştiği, yani haksız fiilin gerçekleştiği yer Mahkemesi yetkili olup davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkili Site Yönetiminin husumet ve mali mesuliyet sorumluluğunun bulunmadığını, ceza davasının betletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın müvekkili davalı yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayda davalının kusurunun bulunmadığını, olayda ve zararın oluşmasında müvekkili davalıdan ziyade, site güvenliğinin, site yönetiminin ve gerek oğlunu gerekse müvekkilini darp eden her bir güvenlik görevlisinin ayrı ayrı sorumluluğunun bulunduğunu, sadece müvekkilinin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, zararın meydana gelmesinde karşılıklı kusurların göz önüne alınması gerektiği savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle maddi tazminat davasının davacı ... bakımından kabulü ile 81.239,79 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, maddi tazminat davasının davacı ... bakımından kabulü ile 99.036,73 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine,

maddi tazminat davasının davacı ... bakımından sabit olmadığından reddine, açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, takdiren davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı davalı ...

3. Etap Site Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde özetle kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağı kesilmiş olup olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, dosya kapsamında alınan ifadeler dikkate alındığında; husumetin işveren ile bir bağı bulunmadığının açık olduğunu, müvekkili Site Yönetimi adına kusur tespiti yapılmasının kabul edilemez olduğunun, davalı ...'in şahsi husumeti neticesinde maktul ... ...'in ölümüne sebebiyet verilmesinin müvekkili Site Yönetiminin sorumluluğunu doğurmayacağını, somut olay iş kazası olarak nitelendirilse dahi tazminattan sorumlu tutulacak tarafın Ak Sigorta olduğunu,

müvekkili Site Yönetiminin üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne uyduğunu, olayın faili ...'in dahi %40 kusurlu bulunmasına karşın müvekkili site yönetiminin %50 kusurlu bulunmasının, eksik ve yetersiz inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm verildiğini ortaya koyduğunu, ceza yargılamasında tüm kusur diğer davalı ...'de tespit edilmişken, alınan kusur raporunda müvekkile %50 kusur atfedilerek bunun üzerinden hüküm kurulmasının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, olayın 3. kişinin ağır ve kasti fiili neticesinde gerçekleştiğini,

müvekkili Site Yönetiminin kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını, merhum yakınlarına toplamda 33.100,00 TL ödeme yaparak iyi niyetini gösterdiğini belirterek hükmün ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 07.12.2018 tarihli İnceleme Raporu ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğu tespit edilerek hak sahiplerine gelir bağlandığı anlaşılan 24.06.2017 tarihli olayda, kazalının davalı ... iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı sırada, davalı ...'in olaydan bir gün öncesi oğlunun site güvenlik görevlileri tarafından darp edilerek yaralandığı iddiasıyla elinde bıçakla geldiği ve çıkan arbedede bıçaklanarak hayatını kaybettiği, yapılan incelemede,

kazalının işvereni olan Site Yönetiminin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde, iş yerinde çalışanların karşılaşabileceği riskleri tespit edip ortadan kaldırılmasına ya da kabul edilebilir risk seviyesine indirilmesine yönelik tedbirlerin alınması, bu hususta çalışanlara eğitim verilmesi, sitede çalışanların karşılaşabileceği dışarıdan gelecek saldırılar dahil olmak üzere tüm acil durumlar için personelin ne şekilde davranması, derhal kolluk kuvvetlerine bilgi verilmek üzere organizasyon yapılması ve acil durumda müdahale yöntemi belirlenmesi, görev dağılımı yapılması bu konuda acil durum yönetim planının hazırlanması,

çalışma biçiminin tesadüflere veya çalışanların tercihine bırakılmaması, güvenli çalışma ortamı oluşturulması konularında işverenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilmekle işverenin kusuru bulunduğu, %50 olarak takdir edilen kusur oranının isabetli olduğu, olayın üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilmiş olmasının işveren kusurunu ortadan kaldırmayacağı, illiyet bağının kesilmediği, ayrıca işverenin mali sorumluluk sigorta poliçesi ve ferdi kaza grup sigorta poliçesi bulunmasının işveren sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kanaatine varıldığından davalının aksine itirazlarının yerinde görülmediği,

davalının sunduğu belgelerin incelenmesinde kıdem tazminatı hesaplama tablosu, ölüm tazminatı hesaplama tablosu ve site yönetiminin cenaze masraflarının ödenmesi yönünde aldığı karar metni ile ölüm yardımı adı altında bir kısım ödeme makbuzlarına ait fotokopi belgeler olduğu, bu haliyle İş Kanunu ve Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanan tahakkuklar ile sosyal yardım niteliğinde olduğu anlaşılan ödemelerin destekten yoksun kalma tazminatının ifasına yönelik ödemeler olmadığı ve mahsup talebi de bulunmadığı dikkate alınarak tenzili yoluna gidilmediği,

her ne kadar cenaze masrafı rücuya tabi bir ödeme ise de bu yönde karar defteri dışında davacılar imzasına düzenlenmiş bir ödeme belgesi bulunmadığından mahsup yapılmadığı, kamu düzeni gözetilerek yapılan incelemede; kat mülkiyetine tabi olan yerlerde çalışan işçinin işverenin kat malikleri olduğu, kat maliklerinin işçilik alacaklarından eşit olarak sorumlu olduğu, Yönetimin işveren vekili konumunda olduğu, davanın yöneticilik aleyhine açılması mümkün ise de hükmün Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20/a maddesi uyarınca kat malikleri aleyhine kurulmasının zorunlu olduğu,

bu nedenle İlk Derece Mahkemesince tahsil hükmünün Site Yönetimi hakkında kurulmasının hatalı olduğu değerlendirilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği, yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında yukarıda belirtilen gerekçe ile davalı ...

3. Etap Site Yönetimi vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine, ancak Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20/a maddesi uyarınca kat malikleri aleyhine kurulması zorunlu olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacakların davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ...

3. Etap Site Yönetimi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerden dolayı reddine, HMK.'nın 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık görülmesi nedeniyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ... bakımından 81.239,79 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca davalı ...

3. Etap Site Yönetimi kat maliklerinden eşit oranda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, davacı ... bakımından 99.036,73 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca davalı ...

3. Etap Site Yönetimi kat maliklerinden eşit oranda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, maddi tazminat davasının davacı ... bakımından sabit olmadığından reddine, manevi tazminat davası yönünden ise takdiren davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20 nci maddesi uyarınca davalı ...

3. Etap Site Yönetimi kat maliklerinden eşit oranda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle vefat etmesi sonucu yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

2. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 üncü maddesinde: "İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

3. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 inci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 uncu maddede ise iş yerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

4. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

5. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

6. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

7. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

8. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; ... sigortalı ... ...'in, davalı ... nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay günü olan 24.06.2017 tarihinde davalı ...'in ... adresindeki davalı ... 3. Etap Site Yönetiminde olan ...

3. Etap Sitesine gelerek site güvenlik görevlileriyle tartışması sonucu çıkan arbedede davacıların murisi ... ...'i bıçaklaması sonucu ... ...'in hayatını kaybettiği, SGK Başkanlığı inceleme raporunda; olayın iş kazası olduğunun, 3. kişi ...'in %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, işbu olay nedeniyle ceza davasının görüldüğü Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/457 E. 2019/73 K. sayılı dosyasında davacıların murisinin ölümü nedeniyle davalı ...'in müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

aynı olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasının ise Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2019/279 E. sayılı dosyası ile görüldüğü, ...'in %100 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle hüküm kurulduğu, eldeki dosyada Mahkemece aldırılan 10.12.2018 ve 02.05.2019 havale tarihli kusur bilirkişi raporlarında olayın meydana gelmesinde davalı ...

Yönetiminin %50, ...'in %40, müteveffanın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece işbu raporlara itibar edilerek hüküm kurulduğu, ancak eldeki dosya ile çelişir nitelikte raporlar bulunduğu Mahkemece bu çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.

9. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek,

delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporunu düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine;

dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını Mahkemece hükme esas alınan 16.10.2019 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak,

dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafların istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir.

10. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

11. O halde, davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalı ... 3. Etap Site Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

3. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3340, K. 2024/7098, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3340
Karar No
2024/7098
Tarih
25 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3341 K.2024/4897
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3341 K.2024/4185
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3343 K.2024/3406
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3344 K.2024/3412
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3346 K.2024/3343
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3347 K.2024/3314

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.