İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3439 K.2024/11445

Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3439Karar2024/11445Tarih21 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.205 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/3439 E., 2024/11445 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/44 E., 2023/161 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Bilecik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2022/435 E., 2022/411 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.205 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenlere bağlı olarak 09.01.2014 tarihinde fırın işçisi olarak çalışmaya başladığını, işyerindeki fiili çalışması süresince işini en iyi şekilde yerine getirip kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin işten ayrıldığı tarihte 2.020,00 TL maaş aldığını, müvekkilinin çalışması sırasında nefes darlığı, öksürük, balgam, yüzde gözde kızarıklık, uykusuzluk, sağ ayakta döküntülü lezyonlar ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye müracaat ettiğinde yapılan muayene ve tetkikler neticesinde Silikozis teşhisi konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin hastaneye yatarak tedavi gördüğünü,

ancak yapılan tedaviye rağmen, müvekkilinin akciğerlerindeki rahatsızlığın kalıcı ... geldiğinden iyileşme sağlanamadığını, ayrıca, müvekkilin sağ ayak tabanında seramik hammaddesi frit sıçraması nedeniyle yara oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin iş akdinin hastalığı nedeniyle çalıştığı işi yapamayacağı belirtilerek davalı işverenler tarafından feshedildiğini, müvekkilinin bu rahatsızlığa yakalanmasındaki kusurun tamamen davalı tarafa ait olup davalı işverenin, ilgili mevzuatta yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davrandığını,

müvekkilinin çalıştığı bölümde çalışan işçilerin çoğunda müvekkilinin şikayetine benzer ortak Silikozise ilişkin şikayetler olduğunu, müvekkiliyle aynı birimde çalışan üç kişiye daha Silikozis teşhisi konulduğunu, müvekkilinin davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra ailesinin geçimini sağlayabilmek amacıyla, başka şirketlerle görüştüğünü, ancak kendisinde bulunan meslek hastalığı nedeniyle iş başvurularının reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zor günler geçirdiğini, müvekkilin uzun süreli bir tedaviye tabi tutulması, müvekkilin efor kaybı ve müvekkilin çalışamaması sonucu evine bakamaması,

performans düşüklüğünün müvekkilin psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin halen nefes darlığı çektiğini, uykusuzluk, tıkanma ve benzeri sorunlar yaşadığını, rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir iş bulamadığını, müvekkilinin yakalanmış olduğu meslek hastalığı nedeniyle görmüş olduğu tedavilerin masrafları ile iş göremezlik durumundan ötürü maddi olarak zarara uğradığını, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla;

tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlendiğinde ileride artırılmak ve eksiltilmek kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın 24.01.2019 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bu talebini duruşma sırasında da tekrarlamıştır.

II. CEVAP

Davalı Bien Yapı Ürünleri vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, diğer davalı ... şahıs işletmesi çalışanı olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarından, davanın HMK.'nın 115 md. gereğince esasa girilmeden müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın niteliği itibariyle SGK tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkin olduğunu, davacının meslek hastalığından dolayı eğer bir maluliyeti ve zararı var ise bu zararların SGK tarafından bağlanan gelirlerle ödenmiş ve karşılanmış olacağını, davanın,

dava şartı olan “Hukuki Yarar” yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep hakkının zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazında/def'inde bulunduklarını, sigortalının çalıştığı her bir işyerinin belirlenip ayrı ayrı kusur ve sorumluluk durumunun kaçınılmazlık maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı ve zarar verici bir fiil bulunmadığını, müvekkili işyerindeki çalışma ortamının yasal sınırlara uygunluk sağlığa zarar verecek nitelikte tozlu bir çalışma ortamı bulunmadığını,

müvekkilinin işyerindeki çalışma ortamının yasal sınırlarına uygun olduğunu, sağlığa zarar verecek nitelikte tozlu bir çalışma ortamı bulunmadığını, işyerindeki tüm çalışanlara koruyucu ekipmanlar teslim edilip kullanılıp kullanılmadığının denetlendiğini, meslek hastalığının oluşmasında müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ayrıca davacının daha önceki çalışma yerleri ve sürelerinin belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, öncelikle davacının iddia ettiği maddi zararların SGK tarafından karşılanması gerektiğini,

karşılanması halinde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, işbu davanın maddi tazminat yönünden, nitelikçe SGK tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine yönelik olduğunu, bu nedenle öncelikli olarak gelir bağlanması için SGK’ya başvuru yapılıp yapılmadığının, gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti, gelir bağlanmış ise bağlanan tüm gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanacak tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yönden, davacının tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden davacıya gelir bağlanması için SGK aleyhine dava açması gerektiğini, davacının tüm zararları Kurumca karşılandığından,

davacının herhangi maddi kaybının bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini, sigortalının, işyerinden ayrılmakla işyerindeki etkenlerden de uzaklaşmış olacağından, meslek hastalığı ile işyeri arasındaki nedensellik bağının ve başka etkenlerin rolü olup olmadığının inandırıcı ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini, davada talep edilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat hukukunun genel prensip ve ilkeleri, Yüksek Yargıtayın konuya ilişkin yerleşik içtihatları göz önüne alındığında, pek fahiş olup,

haksız zenginleşmeyi sağlayıcı ve özendirici nitelikte olduğunu, davacının, meslek hastalığının söz konusu olmaması, meslek hastalığına bağlı maluliyetin bulunmaması, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmaması, haksız zenginleşmeyi sağlayıcı ve özendirici nitelikte olmaması,

hususları göz önüne alındığında ve 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş ve abartılı olduğundan, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkili işyerinde tüm ücretlerin banka aracılığıyla ödendiğini, ücret bordrolarında davacının imzasının bulunduğunu, hiçbir şekilde tazminat taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe bir karar tesis edilecek olması halinde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini,

bunun yanında ihtiyati haciz kararı talebinin mesnetsiz olduğunu, 22.06.1972, tarih, 14223 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren Sosyal Sigorta Sağlık işlemleri Tüzüğünün 63 üncü maddesi.

“Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların, işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması halinde sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceği bu bölüm hükümlerine ve Tüzüğe ekli meslek hastalıkları listelerine göre tespit ve tayin edilir. ” hükmü bulunduğunu, Silikozis hastalığının bir meslek hastalığı olup olmadığını tespit etmek için Tüzüğün 63 üncü maddesi gereğince Tüzüğüne göre Silikozis hastalığının tüzüğün ekinde bulunan listenin C grubu içinde yer alan bir hastalık olduğunu,

ancak söz konusu tüzüğün bu grup hastalıkların kesin tanısının konulması için ilgililerce bazı eylemlerin yapılmasının şart olduğunun ifade edildiğini, asgari yasal şartlar oluşmadan meslek hastalıkları Hastanesinin Raporlarının mesleki hastalık tanısını koymaya yeterli raporlar olarak görmediklerini, müvekkili işyerinde işyeri şartları tespit edilmeden ve işyerinde herhangi bir toz ölçümü yapılmadan meslek hastalığına yakalandığından bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirket üretim prosesinde yasaların tüzük ve yönetmeliklerin aradığı iş sağılığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp herhangi bir kusurundan söz edilemeyeceğini,

iş yerinde Sağlığı ve İş Güvenliği Ortam Ölçümleri kapsamında çalışmalar yapıldığını, hertürlü koruyucu ekipman verildiğini, eğitim verildiğini, çalışanlara dağıtılan kişisel koruyucu malzemelerin standartlar dahilinde olduğunu, davacının 09.01.2014-24.01.2019 tarihleri arasında çalıştığını, kendi isteğiyle işten ayrıldığını belirterek davanın öncelikle husumet yönünden, itirazlarının kabul görmemesi halinde usul yönünden, usule yönelik itirazların kabul görmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiş, bu talebini duruşma sırasında da tekrarlamıştır.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın niteliği itibariyle SGK tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkin olduğunu, davacının meslek hastalığından dolayı eğer bir maluliyeti ve zararı var ise bu zararların SGK tarafından bağlanan gelirlerle ödenmiş ve karşılanmış olacağını, davanın, dava şartı olan “Hukuki Yarar” yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

müvekkili işyerindeki çalışma ortamının yasal sınırlara uygunluk sağlığa zarar verecek nitelikte tozlu bir çalışma ortamı bulunmadığını, müvekkilinin işyerindeki çalışma ortamının yasal sınırlarına uygun olduğunu, sağlığa zarar verecek nitelikte tozlu bir çalışma ortamı bulunmadığını, işyerindeki tüm çalışanlara koruyucu ekipmanlar teslim edilip kullanılıp kullanılmadığının denetlendiğini, meslek hastalığının oluşmasında müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ayrıca davacının daha önceki çalışma yerleri ve sürelerinin belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiğini,

öncelikle davacının iddia ettiği maddi zararların SGK tarafından karşılanması gerektiğini, karşılanması halinde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, işbu davanın maddi tazminat yönünden, nitelikçe SGK tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine yönelik olduğunu, bu nedenle öncelikli olarak gelir bağlanması için SGK’ya başvuru yapılıp yapılmadığının, gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti, gelir bağlanmış ise, bağlanan tüm gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanacak tazminattan düşülmesi,

gelir bağlanmamış ise bu yönden, davacının tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden davacıya gelir bağlanması için SGK aleyhine dava açması gerektiğini, davacının tüm zararları Kurumca karşılandığından, davacının herhangi maddi kaybının yasal koşullar oluşmadığından reddi gerektiğini, olayla illiyet bağının araştırılmasının gerektiğini, davada talep edilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat hukukunun genel prensip ve ilkeleri, Yüksek Yargıtayın konuya ilişkin yerleşik içtihatları göz önüne alındığında, pek fahiş olup, haksız zenginleşmeyi sağlayıcı ve özendirici nitelikte olduğunu,

dava dilekçesinde talep edilen faiz miktarının yüksek olduğunu, 22.06.1972, tarih, 14223 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren Sosyal Sigorta Sağlık işlemleri Tüzüğü'nün 63 üncü maddesi.

“Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların, işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması halinde sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceği bu bölüm hükümlerine ve Tüzüğe ekli meslek hastalıkları listelerine göre tespit ve tayin edilir.” hükmü bulunduğunu, Silikozis hastalığının bir meslek hastalığı olup olmadığını tespit etmek için Tüzüğün 63 üncü maddesi gereğince Tüzüğüne göre Silikozis hastalığının Tüzüğün ekinde bulunan listenin C grubu içinde yer alan bir hastalık olduğunu,

ancak söz konusu Tüzüğün bu grup hastalıkların kesin tanısının konulması için ilgililerce bazı eylemlerin yapılmasının şart olduğunun ifade edildiğini, asgari yasal şartlar oluşmadan Meslek hastalıkları Hastanesinin Raporlarının mesleki hastalık tanısını koymaya yeterli raporlar olarak görmediklerini, müvekkili işyerinde işyeri şartları tespit edilmeden ve işyerinde herhangi bir toz ölçümü yapılmadan meslek hastalığına yakalandığından bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirket üretim prosesinde yasaların tüzük ve yönetmeliklerin aradığı iş sağılığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp herhangi bir kusurundan söz edilemeyeceğini,

iş yerinde Sağlığı ve İş Güvenliği Ortam Ölçümleri kapsamında çalışmalar yapıldığını, her türlü koruyucu ekipman verildiğini, eğitim verildiğini, çalışanlara dağıtılan kişisel koruyucu malzemelerin standartlar dahilinde olduğunu, davacının 09.01.2014-24.01.2019 tarihleri arasında çalıştığını, kendi isteğiyle işten ayrıldığını belirterek davanın öncelikle usul yönünden, usule yönelik itirazların kabul görmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini mahkememizden talep etmiş, bu talebini duruşma sırasında da tekrarlamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı işverenlerin % 31 oranında kusurlu olduğu, davacının meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığı kabulünden hareketle; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Maddi tazminat talebinin reddine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 18/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

Fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece maluliyet oranının %0 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük tespit edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 150.00,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3439, K. 2024/11445, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3439
Karar No
2024/11445
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3446 K.2024/4193
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3447 K.2024/6148
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3448 K.2024/18011
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3456 K.2024/6454
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3460 K.2024/13539
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3466 K.2024/6478

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.