KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/3500 E., 2023/4510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3493 E., 2023/44 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/362 E., 2021/266 K.
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının çalışmaya başlamasına ilişkin işe giriş bildirgesi süresi içinde işveren tarafından kuruma bildirildiğini, davacının 1972 doğumlu olup 08.11.1990 tarihinde 18 ini doldurup 19 yaşından gün aldığını, davacının 08.11.1990 tarihli hizmetinin SSK tescil kısmında görünüp hizmetinde gözükmediğini 06.05.2019 tarihinde bu hizmetinin prim hesabına yüklenmesi için kuruma başvurduğunu,
kurum 12.06.2019 tarihli cevabında 1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak çalışma bildirimi yapılmadığı gerekçesi ile işveren bordrosu verilmediğini davacının 08.11.1990 tarihli çalışmasını başlangıç olarak kabul etmediğini, 506 sayılı Kanun gereği hizmet akdi ile çalışmaya başlayan kimse kendiliğinden sigortalı sayıldığını, bu nedenlerle davacının 08.11.1990 tarihinin SSK başlangıç tarihi olduğunun ve bu tarih itibariyle 1 gün çalıştığının bu çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının dosyasında yapılan incelemede; sigortalının 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında dava dilekçesinde belirtilen... ünvanlı işyerinden 08.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak dönem bordroları verilmediğinden sigortalı adına bildirilen herhangi bir hizmete rastlanılmadığını, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında işverenin kim olduğunu, işyerinde ne iş yaptığını, başka çalışan olup olmadığını, idarecilerin kim olduğunu, işyerinin nerede olduğunu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiğini,
ayrıca tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmasının gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının anlatımlarını dönem bordro tanığı sıfatı taşıyan ... ile ... adlı kişiler ile davacı tanıkları ... ile ... adlı kişilerin anlatımlarının birbirini doğruladığı, davacının çalışmasının fiil olduğu kanaati oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıya ait 19.11.1990 tarihli bildirgeye istinaden sigortalılık başlangıç tarihinin 08.11.1990 tarihi olduğunun ve 1 gün süreli çalıştığının tespitine, şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davacı adına işe giriş bildirgesi verildiğini ancak dönem bordrosunda yer almadığını, kararın eksik incelemeye dayandığını, tanıkların çelişkili beyanda bulunduğunu, bildirgedeki imza ile davacının dava açarken attığı imza arasında bile farklılıkların bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 15.10.1990 tarihinde (1) gün süreyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı... (özel bina inşaatı) unvanlı 385 sicil no.lu iş yerinden 08.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği,iş yeri tescil bilgilerinde 08.11.1990-08.01.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu iş yerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, öte yandan dosya kapsamında davacı tanıkları olarak dinlenen ve davacının birlikte çalıştığı kişiler olduğunu beyan ettiği ..., ..., ..., ..., ...'nin dinlendiği,
...'ın dava dışı iş verenin bir başka iş yeri olduğu anlaşılan 884 sicil bina inşaat iş yerinden 15.12.1993 tarihi çıkış olmak üzere 15 gün sigortalılığının olduğu,dava konusu tarihte ise hangi faaliyet alanına ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan 1479 sayılı sigortalılığının bulunduğu, öte yandan diğer davacı tanıklarından ... ile ... ile davacı adına dava dışı iş yerinden verilen 08.11.1990 tarihli işe giriş bildirgelerinin iptal edildiğinin bildirildiği ancak iptal nedeninin bildirilmediği,mahkemece söz konusu eksiklikler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2.Bu nedenle Mahkemece, davacı ile yukarıda anılan davacı tanıkları adına verilen 08.11.1990 tarihli işe giriş bildirgelerinin iptal nedeninin ne olduğu Kurumdan sorulmalı, inşaat işyeri ile ilgili Belediyeden ruhsat kaydı, tadilat kayıtları, iskan raporu, abonelik vb. bilgi ve belgeler istenmek suretiyle inşaat işyerinin varlığı belirlenmeli,işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine de başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3500, K. 2023/4510, 26 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama