İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3767 K.2023/4784

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3767Karar2023/4784Tarih3 Mayıs 2023Okuma11 dk · 2.160 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/3767 E., 2023/4784 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1623 E., 2023/109 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Eskişehir 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/1008 E., 2021/681 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.160 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının,emeklilik hizmetlerinden faydalanmak üzere kuruma başvuru

yaptığını, kurum tarafından müvekkiline verilen cevapta, kendisinin 02.01.1984 tarihinde işe giriş bildirgesinin çırak olarak işaretlendiğini, bu nedenle 01.09.1985-30.08.1989 tarihleri arasındaki çalışmasının uzun vadeli sigorta kolu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığının, müvekkilinin askerlik döneminden sonraki dönem olan 01.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesi nazara alınarak 25 yıl sigortalılık süresi 52 yaş ve 5525 prim gün sayısına ihtiyacı olduğunun bildirildiğini, yaş şartını sağlamaması nedeniyle talebinin reddedildiğinin bildirildiğini,

çırak olarak bildirilen ve tespiti istenilen dönemde müvekkilinin davalı işyerinde üretimle ilgili olarak çalışmalara bilfiil katıldığını, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulduğunu, bu nedenle çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğini beyan etmiş, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1984 olarak tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin çıraklık vasfını kaybettiği 18 yaşına girdiği tarih olan 25.08.1987 tarihi olarak tespitini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olarak yerine getirildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile "... Öncelikle bir kimseye çırak denebilmesi için o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir.

Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen devrede çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak,işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden soz edilemeyecektir.

Davacının Baksan Meslek Eğitim Merkezinde çıraklık kaydı yoktur.

Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere 5510 sayılı Kanun’un 5-b maddesinde. 05.06.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası... uygulanacağı belirtilmiştir. 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu’na göre, çıraklar teorik ve pratik eğitime tabi tutulurlar.

Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya birmeslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.

Dosyada dinlenen bordro ve davacı tanıkların beyanlarında davacının çırak gibi değil aynı birimde çalışan işçilerle aynı işi yapüğı,üretime katıldığı,öğrenme amaçlı olarak değil üretime katkı amaçlı olarak çalıştığını beyan etmiştir.

Bu doğrultuda toplanan deliller, sunulan bilgi ve belgeler, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin tasfiye memuru tarafından alınan beyan doğrultusunda şirket defter, bilgi belge ve kayıtlarına uluşmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacının sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1984 tarihi olarak tespit edilmesi talebinin reddine karar verilmiş, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında.

18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.

Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primleri prim ödeme gün sayılannın hesabına dahil edilir" düzenlemesi doğrultusunda davacının 18 yaşına girdiği 25.08.1987 tanhinin sigortalılığının başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davacının davasının kabulü ile,

Davacının davalı şirkete ait 37101.26 işyeri numaralı işyerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigortalı çalışma başlangıç tarihinin 25.08.1987 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile "...Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

25.08.1969 doğumlu davacının 02.01.1984 tarihinde 37101 sicil numaralı davalı şirket iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, işe giriş bildirgesinin üzerine ‘çırak olarak' ibaresinin yazıldığı, 1985/3-1989/2. donem arasında ve 01.03.1991-31.10.1991 tarihleri arasında davalı iş yerinden uzun vadeli sigorta kollanndan bildirimlerinin yapıldığı,

davacının 31.08.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve Kurum tarafından verilen cevapta 02.01.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin çırak olarak verilmesi nedeniyle 01.09.1985-30.08.1989 arası çalışmalarının uzun vadeye alınmasının mümkün olmadığının, 01.03.1991 tarihli bildirgesine göre başlangıcının kabul edileceğinin ve buna göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığının bildirildiği, davacının işe giriş bildirgesinde 'çırak olarak' ibaresinin bulunmasına rağmen çıraklık sözleşmesinin bulunmadığı ve buna ilişkin olarak bir okul kaydının olmadığı, 05.06.1993-12.01.1995 tarihleri arasında askerlik görevini yerine getirdiği,

bordro tanıklarının beyanlarının alındığı ve tanıkların davacının fiili üretime yönelik olarak çalıştığını belirttikleri, bir kısım tanıklar ilk önceleri çırak olarak işe başlasa da kısa sürede diğer işçiler gibi çalışmaya başladığını söyledikleri, bu durumun 'çırak olarak’ verilen 02.01.1984 tarihli işe giriş bildirgesinden sonra 1985/3.

Dönemden itibaren uzun vadeli sigorta kollanndan bildirimlerinin yapılması ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle istinaf başvurulannın esastan reddine reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda belirtilen karanna karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriklerini tekrarla karann temyizen bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 02.01.1984 tarihinin, kabul görmezse 18 yaşım ikmal ettiği 25.08.l987 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2’inci, 3/II-B, 6'ncı, 108'inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5 ve 16 ıncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10, 14 ve Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir.

506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığının saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla. Sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/I1-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.

Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.

05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse..." olarak tanımlamıştır.

Kanunun 5’inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir Kanun'un 16 maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, demeğe kayıtlı ise ilgili demeğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür

19.06.1986 tarihli Resmi Gazetc'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14 üncü maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği,

Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanun'un 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır.

Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.

Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri" nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından soz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ..., 1977 Baskı, s; 130).

3. Değerlendirme 1 .Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde;

Mahkemenin vermiş olduğu kararın gerekçesinde 25.08.1969 doğumlu 15 yaşındaki davacının 02.01.1984 tarihinde 37101 sicil numaralı davalı iş yerinden verilen işe giriş bildirgesinin üzerinde 'çırak olarak' ibaresinin yazılı olduğu, davacı adına iş yerinden 1985/3-1989/2. dönem arasında ve 01.03.1991-31.10.1991 tarihleri arasında davalı iş yerinden uzun vadeli sigorta kollarından bildirimlerinin yapıldığı belirtildikten sonra davacının işe giriş bildirgesinde 'çırak olarak' ibaresinin bulunmasına rağmen çıraklık sözleşmesinin bulunmadığı ve buna ilişkin olarak bir okul kaydının olmadığı,

dinlenen tanıkların davacının fiili üretime yönelik olarak çalıştığını belirttikleri, bir kısım tanıklar ilk önceleri çırak olarak işe başlasa da kısa sürede diğer işçiler gibi çalışmaya başladığını söyledikleri, bu durumun 'çırak olarak' verilen 02.01.1984 tarihli işe giriş bildirgesinden sonra 1985/3.

Dönemden itibaren uzun vadeli sigorta kollarından bildirimlerinin yapılması ile de uyumlu olduğu anlaşıldığı belirtilmiş, bu gerekçeye dayalı olarak da davacının sigorta sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1984 olarak tespiti, aksi kanaat halinde ise 18 yaşını tamamladığı olan 25.08.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti şeklinde vermiştir.

Esasen Mahkemenin gerekçesinin kendi içinde çelişkiler barındırdığı anlaşılmaktadır.Zira mahkeme bir taraftan davacının üzerinde çırak ibaresi olsa bile adına 02.01.1984 tarihi itibariyle verilen işe giriş bildirgesi ile işyerinde başlayan çalışmasının üretime yönelik olduğunu, eğitim ve öğrenmeye ilişkin olmadığını kabul etmiş öte yandan 02.01.1984 tarihindeki (1) günlük çalışmasının prim gün sayısına ilave edilmesi hususunda bir değerlendirme yapmayarak davayı davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih itibariyle kabul etmiştir.

2.Kaldı ki mahkemece verilen karar, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dinlenen tanıkların birbirleriyle çelişir şekilde beyanda bulundukları, mahkemece bu çelişkiler giderilmeden karar verildiği anlaşılmıştır.

Yangın söndürücüler, püskürtme tabancaları buhar ve kum püskürtme makinaları atan, dağıtan mekanik cihazların imalatı konulu işyerinde davacı çalışmasına ilişkin dinlenen bordro tanıklanndan ..., iş yerinde Bemak bisküvi fırınlarının imalatının yapıldığını, davacının çırak olarak getir-götür işleri yaptığını, basit işler yaptığını, 18 yaşından sonra sigortasının yapıldığını, beyan etmiş, bordro tanığı Sabit Bükülmcz,davacının fınn yapılan işyerinde davacının çırak olduğunu ve kendilerine yardım ettiğini.bordro tanığı ... iş yerinde bisküvi finnı yapıldığını, davacının normal işçi gibi çalıştığını,

aynı işyerinde sigortalı çalışması bulunan davacı tanıklarından ..., davacının işyerinde kaynak işi yaptığını, işçi gibi çalıştığını beyan etmiş, davacı tanığı H.D. iş yerinin metal işi yaptığını davacının hem işçi gibi çalıştığını hem de çırak olarak meslek edinmek için çalıştığı yönünde beyanda bulunmuştur.

Buna göre Mahkemece, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeye yönelik olmak üzere, davacının işyerinin hangi bölümünde; hangi işi yapüğı, dava konusu dönemde davacının işyerinde yapılan imalat işlerini yapabilecek durumda olup olmadığının tam olarak açıklığa kavuşturulması için dinlenen bordro ve davacı tanıklarının bu hususlarda tekrar beyanlarına başvurul malı, el de edilecek sonuca göre davacının iş yerindeki çalışmasının meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi yoksa üretime yönelik,üretimin bir parçası olacak şekilde mi olduğu tespit edilmeli, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

2. Dava niteliği itibariyle kurum işleminin iptaline ilişkin olduğundan yasal olarak husumetin SGK'na yöneltilmesi gerektiği, işverene husumet tevcihi gerekmediği gibi dava tarihinden önce, 05.06.2002 tarihinde, ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılan işveren şirketin taraf olarak gösterilip hakkında hüküm tesis edilmiş olması da isabetsiz bulunmuştur.

3 Diğer yandan SGK'nın davada yasal hasım olduğu gözetilmeksizin davalı konumunda olmasına rağmen karar başlığında fer'i müdahil olarak gösterilmiş olması da isabetsizdir. Ne var ki, söz konusu kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle yargılama giderleri yönünden davalı Kurumun usuli kazanılmış hakkı gözetilmelidir.

4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece cwsu inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykın olup, bozma nedenidir

VI. KARAR

Açıklanan sebeple 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın karan veren İlk Derece Mahkemesine, bozma karannın bir örneğinin karan veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3767, K. 2023/4784, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. VI. Karar
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3767
Karar No
2023/4784
Tarih
3 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3767 K.2023/6001
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3770 K.2023/3560
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3774 K.2023/5660
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3775 K.2023/2466
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/3776 K.2023/4814
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/3779 K.2023/4150

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.