İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4101 K.2023/5941

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4101Karar2023/5941Tarih25 Mayıs 2023Okuma9 dk · 1.871 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4101 E., 2023/5941 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/447 E., 2019/1056 K.
Hüküm/karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/532 E., 2019/8 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.871 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı, dava dilekçesinde özetle, “Davalı Kurumun SGK ... İl Müdürlüğü tarafından kendisine PTT kanalıyla bir evrak gönderildiğini ve apartmanın kapıcısı Hakkı beyin teslim aldığını, evrakın alınmasından 8-9 gün sonra kapıcı Hakkı beyin SGK’dan kendisine bir evrak geldiğini, teslim aldığını, ancak evrakı bulamadığını, önemli bir evrak olabileceğini söylemesi üzerine, 28.10.2016 tarihinde SGK ...

İl Müdürlüğü Yersiz Ödemeler Takip Servisine ekteki dilekçeyi vererek tarafına tebliğe çıkarılan fakat eline geçmeyen evrakın ne olduğunun bildirilmesini ve herhangi bir hak kaybı olmaması için bu evrakın yeniden tebliğ edilmesini istediğini, fakat Servisin dilekçesini alamayacağını, ancak verdiği dilekçesinin üzerine kendilerinin gönderdiği evrak numarasını yazarak kendisini ilgili memura yönlendirdiğini, dosyaya bakan memurun ise sigortalılık bildirimlerinin bazılarının iptal edildiğini, bu nedenle hakkında borç bildirim belgesi düzenlendiğini söylediğini, kendisinin de Kurumdan hiçbir evrak gelmediğini, tebliğ almadığını,

onun için buraya geldiğini söyleyince ilgili memurun bu dilekçeyi alamayacağını, ancak borç bildirim belgesinin bir fotokopisini verebileceğini söylediğini, kendisinin ısrarla dilekçesini almalarının yasa gereği olduğunu defalarca söylemesine rağmen, dilekçesini almayıp sadece kendisine ekte yer alan borç bildirim belgesinin fotokopisini elden verdiklerini, kendisinin de bu yaklaşımın yasal olmadığını, her türlü yasal yola başvuracağını ve dilekçeyi postaya vereceğini belirterek Kurumdan ayrıldığını, dilekçeyi 28.10.2016 günü öğleden sonra tatil olduğu için o gün veremediğini,

ancak Kurumun almadığı dilekçeyi posta bildiriminde görüleceği üzere 31.10.2016 tarihinde PTT kanalıyla taahhütlü olarak gönderdiğini, tarafına elden verilen borç bildirim belgesinin fotokopisi dışında hiçbir belge verilmemesi ve emekli aylığının hukuka aykırı şekilde iptal edildiğini öğrenmesi sonucu dava açmak zorunda kaldığını, emeklilik iptalinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, şöyle ki, kendisinin Kurumdan 6300 (3600 gün olacak) gününü tamamlayarak emekli olduğunu, ancak, Kurumca hakkında hiçbir ifadesine başvurulmadan, bir tutanak tanzim edilmeden veya rapor düzenlenmeden doğrudan emekliliğini iptal etmesinin yasal olmadığını,

borç bildirim belgesinin fotokopisini aldıktan sonra e-devlet sisteminden aldığı 4/a dökümünden de görüleceği üzere, 1403610.35 sicil sayılı ...’a ait işyerindeki sigortalı bildirimlerinin iptal edildiğini öğrendiğini, ...’un işyerinde 01.10.2011 – 30.11.2011 tarihleri arasında çalıştığını, bu süredeki prim ödeme gün sayısının 60 gün olup, biran için SGK’nun ...’a ait işyerindeki sigortalılığını iptal edildiği düşünülse bile 3600 – 60= 3540 gün kaldığını, ancak, Kurumun toplam prim ödeme gün sayısını 3335 güne indirdiğini tespit ettiğini, bu nedenle,

davalı Kurumun iptal ettiği prim ödeme gün sayısını hangi gerekçelerle ve hangi maddi delillere göre iptal ettiğini hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde somut olarak ortaya koyması gerektiğini, öte yandan, prim ödeme gün sayısının iptal edildiğine dair ifadesine başvurulmadığından savunma hakkının elinden alındığını, diğer taraftan, tarafına fotokopisi verilen borç bildirim belgesinde de görüleceği gibi, borcun sebebinin.

Kurumdan 2/5689050 tahsis numarasıyla aylık almakta iken kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği halde sahte bilgi ve belgelerle yardımlardan yararlandığı gerekçesiyle emekli aylığının iptal edildiğini ve 01.01.2012 – 26.05.2016 dönemine ait sağlık giderlerinin tespit edilmesi olduğunun belirtildiğini, oysa, ödeme bildirim belgesine konu borcun doğması için daha önceden emekliliğinin iptali ile ilgili bilgi verilmesi ve haksız yere ödendiği söylenen tutarın neden borç olarak tahakkuk ettirildiğini somut olarak ortaya konması gerektiğini, bu nedenle, borç bildirimi belgesine konu borcun da doğmadığını,

davalı Kurumun emekliliğini iptal etmesinin ve ödeme emri göndermesinin kendisini ekonomik olarak etkilediğini ve telafisi imkansız zararların doğmasına neden olduğunu” iddia ile, “Davalı Kurumun emekliliğin iptali işlemi ile böyle bir borç doğmadan gönderilen ödeme borç bildirim belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı asil son celsede; "ben....... isimli şahısları tanımıyorum, ben Bornova’da adresini hatırlayamadığım, büyük bir konfeksiyon atölyesinde 9 ay süre ile terzi olarak çalıştım, çalıştığım atölye normal büyüklükte bir atölye idi, işyerinde yaklaşık 15-20 kişi olarak çalışıyorduk, ben terzi yani makineci olarak çalışıyordum, işyerinde çalışan diğer işçilerin isimlerini bilmiyorum, kimse ile samimi olmadığım için isimlerini sayamam, bilirkişi raporunu kabul etmiyorum, benim çalışmalarım gerçektir, davanın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle, “Kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının 01.10.1980 tarihli ilk işe giriş bildirgesine istinaden...... numarasında sigortalı olarak tescilinin yapıldığını, 01.01.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanarak 26.05.2016 tarihine kadar ödendiğini, bu tarih itibariyle aylığının kesilerek 62452,32.

TL yersiz aylık, 640,21.TL yersiz sağlık gideri ve işlemiş faizi 11735,91.TL olmak üzere, 12.10.2016 tarihi itibariyle toplam Kurum zararının 74828,44.

TL olduğu belirlenerek, davacı adına borç tahakkuk ettirildiğini, davacıya ait hizmet cetvelinde, 05.04.2010 – 30.11.2011 tarihleri arasında çalışma bildirimi yapılan 1338569.35 sicil sayılı... unvanlı, ... sicil sayılı ... unvanlı, .... sicil sayılı ... unvanlı, ... sicil sayılı ... unvanlı işyerlerinden bildirilen çalışmalarının sahte sigortalılık nedeniyle iptal edildiğini, ... sicil sayılı... unvanlı işyerinden bildirilen çalışmalarına da kontrol kaydının konulduğunun görüldüğünü, iptal edilen hizmetlerine ilişkin olarak.

2011/5 inci ayında 30 günlük bildirim yapan ... sicil sayılı Menduh Uzun adına tescilli işyerinin sahte işyeri olduğu, fiili sigortalı çalışma olmadığı halde para karşılığı kişileri sigortalı olarak gösterdikleri tespit edilerek,

bu işyerinden yapılan çalışma bildirimlerinin 03.01.2012 tarihli, AÇ-109, 06.04.2012 tarihli, 2012/PÖK-58 ve 30.09.2013 tarihli, 2013/ÜB-98 sayılı denetmen raporları ile iptal edildiğini, bunun yanında, 2011/07.ayda ek bordro ile 30 gün çalışma bildirimde bulunan 1413442.35 sicil sayılı ... unvanlı işyerinin de sahte olduğunun farklı işyerlerinin denetimi yapılırken tespit edildiğini, bunun üzerine yapılan denetimler sonucunda bu işyerinin vergi kayıtlarının sona ermesine rağmen sigortalı bildirimlerinin devam ettiği, yapılan bildirimlerin 70 kişi olduğu, Kuruma hiç prim ödemesinde bulunulmadığı,

Kuruma bildirilen işyeri adresinde ... ile hiçbir bağlantısı olmayan başka bir işyerinin olduğu, sorulduğunda bu kişiyi tanımadıklarını beyan ettikleri hususunda işyerinin sahteliğine ilişkin 28.05.2012 tarihli, EAB-87 sayılı ve 28.09.2012 tarihli FÇ-144 sayılı denetim raporlarının düzenlendiğini, ayrıca, 2011/8-9 aylarda ek bordro ile 30’ar gün çalışma bildiriminde bulunan ... sicil sayılı... adına tescilli işyerinden de her ay ek prim bordrosu verilmesi, oldukça fazla kişinin sigortalılık bildiriminde bunulmasına rağmen Kuruma hiçbir prim ödemesinin yapılmaması,

prim borcunun ödenmesine yönelik 6111 sayılı Kanundan faydalanma yönünde taleplerinin bulunmaması ve 2011/9 uncu aydan sonra hiç sigortalı bildirimi yapılmaması üzerine, işyerinin sahte olma ihtimaline binaen kontrollü işyeri kaydı konularak 24.12.2012 tarihli, 22349235 sayılı yazı ile işyerinin denetimine karar verildiği, aynı şekilde 2011/11-12.aylarda 30’ar gün çalışma bildiriminde bulunan ... sicil sayılı ... unvanlı işyerinden her ay ek prim bordrosu verilmesi, oldukça fazla kişinin sigortalı bildiriminde bulunulması rağmen Kuruma hiç prim ödemesinde bulunulmaması,

prim borcunun ödenmesine yönelik 6111 sayılı Kanundan faydalanma yönünde taleplerinin bulunmaması üzerine, işyerinin sahte olması ihtimaline binaen işyerinin denetim altına alındığını ve denetim sonucunda sahte işyeri olduğunun tespitinin yapıldığını, bu tespitler doğrultusunda; davacının 05.04.2010 – 30.11.2011 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının bir kısmının sahte işyerlerinden bildirilmiş olması,

bir kısmı içinde kontrol kaydı konulmuş işyerlerinden bildirimin yapılması nedeniyle, bu hizmetlerinin iptali sonucunda yaşlılık aylığı bağlanma şartlarından prim ödeme gün sayısının 3471 güne düşmesi ile davacının emeklilik için gerekli olan şartları yerine getirmediğinden, yaşlılık aylığının kesildiğini, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delilerle kanıtlaması gerektiğini” ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK Denetmeni ... tarafından düzenlenen 06.04.2012 tarihli, 2012/PÖK-58 sayılı raporu, SGK Denetmeni... tarafından düzenlenen 30.09.2013 tarihli, 2013/ÜB-98 sayılı raporu, SGK Denetmeni ... tarafından düzenlenen 28.05.2012 tarihli, 2012/EAB-87 sayılı raporu ile SGK Denetmeni Gülçin Karslı tarafından düzenlenen 13.01.2016 tarihli, 2016/GK-001 sayılı raporu birlikte değerlendirildiğinde;

davacı ...’ün, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 01.05.2011 – 31.05.2011 tarihleri arasında bildirilen 30 günlük, ...’e ait 1413442.35 sicil sayılı işyerinden 01.07.2011 – 31.7.2011 tarihleri arasında bildirilen 30 günlük, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 1.8.2011 – 30.9.2011 tarihleri arasında bildirilen 60 günlük, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 1.10.2011 – 30.11.2011 tarihleri arasında bildirilen 60 günlük çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığı,

davacının SGK Denetmen raporunun aksini kanıtlayacak eşdeğerde söz konusu işyerlerinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığını kanıtlayacak herhangi bir yazılı delil sunmadığı, iptal edilen çalışmalar çıkarıldığında 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 81/C-bd maddesinde öngörülen en az 3600 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödeme koşulunu yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; , kararın müfettiş raporuna göre verildiğini, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davacının ilgili şirketlerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümünde gözetilmesi gereken 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ıncı maddeleri, sigortalılık niteliğinin kazanılması için eylemli çalışmanın varlığını zorunlu kılmakta olup.

SGK Denetmeni ... tarafından düzenlenen 06.04.2012 tarihli, 2012/PÖK-58 sayılı raporu, SGK Denetmeni... tarafından düzenlenen 30.09.2013 tarihli, 2013/ÜB-98 sayılı raporu, SGK Denetmeni ... tarafından düzenlenen 28.05.2012 tarihli, 2012/EAB-87 sayılı raporu ile SGK Denetmeni Gülçin Karslı tarafından düzenlenen 13.01.2016 tarihli, 2016/GK-001 sayılı raporu birlikte değerlendirildiğinde;

davacı ...’ün, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 01.05.2011 – 31.05.2011 tarihleri arasında bildirilen 30 günlük, ...’e ait 1413442.35 sicil sayılı işyerinden 01.07.2011 – 31.07.2011 tarihleri arasında bildirilen 30 günlük, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 01.08.2011 – 30.09.2011 tarihleri arasında bildirilen 60 günlük, ...’a ait ... sicil sayılı işyerinden 01.10.2011 – 30.11.2011 tarihleri arasında bildirilen 60 günlük çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığı,

dinlenen davacı tanıklarının davacının işyerinde çalışmasını kanıtlamaktan uzak, soyut anlatımlarda bulundukları, davacının SGK Denetmen raporunun aksini kanıtlayacak eşdeğerde söz konusu işyerlerinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığını kanıtlayacak herhangi bir yazılı delil sunmadığı, iptal edilen çalışmalar çıkarıldığında 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 81/C-bd maddesinde öngörülen en az 3600 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödeme koşulunu yerine getiremediğini tespit ederek davayı reddeden mahkeme kararının yerinde olduğu, belirgin olduğu;

sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, denetmen raporu ile 05.04.2010-30.11.2011 tarihleri arasında farklı işyerlerinde geçen çalışmaların fiili olmadığının tespiti nedeniyle davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığı nedeniyle oluşan 74.828,44 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci, 5510 sayılı Kanun'un 59 ve 86 ıncı, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4101, K. 2023/5941, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4101
Karar No
2023/5941
Tarih
25 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4106 K.2023/3441
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4107 K.2023/6752
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4107 K.2023/3434
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4109 K.2023/3435
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4110 K.2023/4210
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4111 K.2023/6399

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.