İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4112 K.2023/4255

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/4112Karar2023/4255Tarih13 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.494 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4112 E., 2023/4255 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2886 E., 2022/2624 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2014/117 E., 2019/182 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.494 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyeri nezdinde 01.05.2002 - 08.08.2008 tarihleri arasında eksik bildirilen sigortasız günlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davanın kamu düzeninden olup yöntemince inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 08.04.2019 tarihli ve 2014/117 E., 2019/182 K. no lu kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in davalı şirkete ait... SSK sicil numaralı işyerinde, dava konusu 01.05.2002-02.07.2003 tarihleri ve 01.01.2005-08.08.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak toplam 1720 gün sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığı, çalışmalarının 508 günün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 1212 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemde asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ve 2019/1513 E., 2022/19 K. no'lu kararıyla

“1.1. Dosyadaki kayıt ve belgelere göre, davacının çalıştığı işyerinde yılın tüm aylarında tam çalışan işçilerin bulunduğu kesinleşmiş yargı kararları (Örnek ...'in açtığı tam çalıştığına dair davanın kabulüne ilişkin karar Yargıtay onaması ile kesinleşmiştir.) ile ortaya konulmuş bulunmaktadır. Davacının Kuruma bildirimlerinin kod 13 (Diğer nedenler-devamsızlık) dayanak yapılarak kısmi olarak yapıldığı görülmektedir.

Ancak bunun aksine olarak dinlenen bordro tanıkları davacının tam süreli çalıştığını doğrulamıştır. Şu halde davacının bildirimli dönemlerde tam süre ile çalıştığına ilişkin ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak davacının kesintisiz çalıştığına ilişkin ilk derece kabulünün ve davalı işyerinden ilk bildirimin yapıldığı tarih öncesinin hak düşürücü süre yönünden incelenmesinde fayda vardır.

1.2. Davacının işten ayrıldığı tarih 08.08.2008 olarak bildirilmiş (Kurum kayıtlarında 16.08.2008 tarihinde ayrılış bildirgesi verilmiş.) olmakla 01.01.2014 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolacağı açıktır. Davanın 05.03.2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında kesintili çalışma halinde hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerekecektir.

1.3. Öncelikle davacının davalı işveren yanında ilk bildiriminin 05.04.2003 tarihinde yapılmış olduğu görülmekle, iş bu bildirge dikkate alındığında kesintili çalışma yapıldığı karine olarak kabul edilmelidir. Davacı iş bu karinenin aksini aynı kuvvette delille ispat edebilmiş değildir. 01.05.2002-04.04.2003 tarihleri arasındaki çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.

1.4. İkinci husus yapılan imza incelemesinde 01.11.2005 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu ortaya çıkmıştır. Şu halde iş bu işe giriş bildirgesi davacının kesintili çalıştığını açıkça ortaya koymuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere işe giriş bildirgesinin varlığı kesintili çalışmaya karine teşkil ettiğinden davacı iş bu karine aksini de aynı kuvvette delille ispat edebilmiş değildir.

Davacının 26.08.2003-29.11.2004 tarihleri arasında askerlik hizmetini ifa ettiği görülmekle ve ilk derece mahkemesinin ilk çalışma döneminin Kurum kayıtları ile uyumlu olarak 02.07.2003 tarihinde sona erdiğine ilişkin kabulü aleyhine davacı kanun yoluna başvurmamış olmakla 03.07.2003-31.10.2005 arası kesintisiz çalıştığını işe giriş bildirgesinin ortaya koyduğu karinenin aksini aynı kuvvette delille usulüne uygun olarak ispat edememiştir.

Resen yapılan araştırmada da davacının buna dair iddiasını ispat edecek delil elde edilememiştir. Şu halde askerlik sonrası makul süre de işe devam ettiğini 01.11.2005 tarihli işe giriş bildirgesinin aksini ispat edecek aynı kuvvette delille ispat edememiş olmakla kesintili çalışma olgusunun kabulü zorunludur.

1.5. Kesintili çalışma halinde her bir bildirim öncesi dönemin hak düşürücü süre yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceğinden 03.07.2003-31.10.2005 arası çalışma iddiasının da hak düşürücü süre nedeniyle dinlenemeyeceğinin dikkate alınmaması isabetli olmamıştır. 23.03.2007 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının imzasının bulunmadığı görülmekle iş bu bildirgenin kesintili çalışmaya karine teşkil etmeyeceğine ilişkin ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. İşveren tarafından tek taraflı olarak yapılan bildirgenin aksi bordro tanığı anlatımları ile sübuta ermiş bulunmaktadır.

1.6. Netice itibariyle davacının tam çalıştığına dair bordro tanığı anlatımları, yapılan bildirimlerdeki eksik gün nedenine dayanak delil olmaması ve emsal dosyalardaki kesinleşmiş kabul kararları birlikte değerlendirildiğinde davacının 05.04.2003-02.07.2003 ve 01.11.2005-08.08.2008 tarihleri arasında tam çalıştığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir” denilmek suretiyle,

2. “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 08.04.2019 tarih, 2014/117 Esas ve 2019/182 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,

1-Davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in, davalı şirkete ait, 466.045 sigorta sicil numaralı işyerinde, - 05.04.2003 - 02.07.2003 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 87 gün çalıştığı, çalışmasının 12 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiği, 75 günlük kısmının bildirilmediği;

- 01.11.2005 - 08.08.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 997 gün çalıştığı, çalışmasının 496 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiği, 501 günlük kısmının bildirilmediğinin tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 26.05.2022 tarih ve 2020/4023 Esas ve 2020/7942 Karar sayılı ilamı ile Mahkemenin davalı işyerince davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin düzenlenmekle hizmet bildiriminde bulunulduğu tarih olan 05.04.2003 tarihi öncesine ilişkin dönem yönünden davacı talebinin hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu,

ne var ki davacının askerlik görevi (28.08.2003-29.11.2004 tarihleri arası) dönüşü davalı işyerinde işe başladığına dair 01.11.2005 tarihli imzası davacıya ait olan işe giriş bildirgesi karşısında, bildirgenin aksinin aynı kuvvette delille ispat edilemediğinden bahisle kesintili çalışma olgusunun kabulünün gerektiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğu, zira davacının askerden döndükten sonra da davalı işyerinde geçen çalışmasının kesintisiz-blok çalışma olduğunun kabul edilmesi halinde bu hizmet döneminin hak düşürücü süreye uğramayacağının kabul edilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Bozma ilamı içeriğinde, 01.01.2005-01.11.2005 tarihleri arasında geçen çalışma süresinin kesintisiz olduğu kabulüyle sonuca varılması gereğine yer verilmiş olup; uyulan bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, 01.01.2005 sonrası çalışmanın kesintisiz geçtiği kabulünden hareketle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesine dayalı olarak;

2- "1-Davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in, davalı şirkete ait, 466.045 sigorta sicil numaralı işyerinde, - 05.04.2003 - 02.07.2003 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 87 gün çalıştığı, çalışmasının 12 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiği, 75 günlük kısmının bildirilmediği;

- 01.01.2005 - 08.08.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1297 gün çalıştığı, çalışmasının 496 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiği, 801 günlük kısmının bildirilmediğinin tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; davacının şahsi dosyasında yapılan tetkikat sonucu, ekli hizmet cetvelinde belirlenen gün kadar çalışması mevcut olduğunu, Kurum kayıtlarının yazılı delil niteliğini taşıyıp aksinin eşdeğerde yazılı delillerle hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenle salt tanık beyanlarıyla ispatın HMK ve Yargıtay kararlarına göre mümkün olmadığını, ücret tediye bordrolarının araştırılması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları gereği olduğunu,

ücret olgusunun da yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğin, yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gibi işverenin dahi kabul beyanına göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.12.1991 tarih 1991/9368 Esas, 11696 Karar sayılı ilamı gereği Yargıtay'ın araştırılmasını önemle istediğini hususların hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini, Kurum kayıtları ve açıklanan nedenlerle davanın reddinin gerektiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4112, K. 2023/4255, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4112
Karar No
2023/4255
Tarih
13 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/4112 K.2023/2584
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4113 K.2023/4201
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4114 K.2023/3949
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4116 K.2023/4100
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4118 K.2023/5329
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4119 K.2023/5263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.