İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4141 K.2023/4300

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4141Karar2023/4300Tarih24 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.063 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4141 E., 2023/4300 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1115 E., 2022/1290 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 5. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/284 E., 2019/71 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.063 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı, ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2016 tarih 2015/727 Esas ve 2016/529 Karar sayılı kararı ile boşandığını, boşanma kararında müşterek çocukların velayetlerinin tarafına verildiğini, ancak kararın gerekçesinde diğer taraf olan ve boşandığı eşinin müşterek çocuklarını görme ve şahsi münasebet tesisine dair hükümlerin mevcut olduğunu, mahkeme kararı dışında boşandığı eşi ile hiçbir ilişkisinin kesinlikle söz konusu olmadığını, eski eşiyle ilk 2003 yılında boşandıklarını, daha sonra babasından dolayı yetim aylığı aldığını, eski eşi ile tekrar evlenmeden önce birlikte yaşaması nedeniyle davalı Kurum tarafından maaşının kesildiğini,

2011 yılında ... ile yeniden evlendiklerini, 2015 yılında boşandıklarını, boşandıktan sonra babasından dolayı kendisine yetim aylığı bağlanması için Kuruma yeniden başvurduğunu, başvurusunun 2003 yılından sonra eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı için reddedildiğini, ikinci defa başvurusunu reddeden Kurum işleminin iptali ile kuruma başvurduğu tarihten itibaren tarafına maaş bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum vekili, davacının eşinden 28.04.2016 tarihinde boşandığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yaptığı başvuru ile yetim aylığı almaya başladığını, ancak daha sonra yapılan incelemeler neticesinde davacının boşandığı eşi ile aynı konutta yaşadığının tespit edildiğini, davacı tarafın iptal isteminin haksız ve mesnetsiz bir iddia olarak kaldığını ve bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğundan davacnın davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu olayda; davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarına dair yapılan ihbarlar üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni Veysel Yurdabayrak tarafından 15.05.2013 tarih 2013/7925 sayılı rapor düzenlendiği, raporda davacı ... ve boşandığı eşi ...'ın "... Mah. ...Sok.

No:13 .../..." adresinde 2006 yılından itibaren birlikte yaşadıklarının davacının kendi imzalı beyanı ile tespit edildiği, bunun üzerine davacıya bağlanan yetim aylığının 21.10.2008 tarihinden itibaren kesildiği, davacı ile boşandığı eşinin 25.02.2011 tarihinde yeniden evlendikleri, bu defa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/727 Esas, 2016/529 Karar sayılı kararı ile davacı ile eski eşi ...'ın boşanmalarına karar verildiği, boşanma dosyasında tarafların adreslerinin "...

Mah. ...Sok. No:13 .../..." olduğu, tarafların birbirlerinden herhangi bir nafaka, maddi, manevi tazminat talebinde bulunmadıkları gibi davacının çocukları adına da iştirak nafakası talebinde bulunmadığı, ... ...

İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'ndan gönderilen seçim bilgilerini geri izlem raporunda; davacı ile boşandığı eşinin boşanma davası açıldıktan sonra 01.11.2015 tarihindeki 26. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde Dumlupınar İlkokulunda seçmen kayıtlarının bulunduğu, aralarında şiddetli geçimsizlik bulunan davacı ile boşandığı eşinin boşanma davası açıldıktan sonra aynı adreste ikamet etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı ile boşandığı eşi ...' ın boşandıktan sonra birlikte yaşayıp yaşamadıklarının tespiti için "...

Mah. ...Sok. No:13 .../ ..." adresinde yaptırılan emniyet araştırmasında şahısların 3 yıl önce adresten taşındıklarının bildirildiği, yine ...

Mahallesi Muhtarlığı' na yazılan müzekkere verilen cevapta da ...' ın yaklaşık üç yıl önce Karkamış ilçesine taşındığının bildirildiği, davacının 29.07.2017 tarihinde Nizip Devlet Hastanesine adres olarak eski eşi ...' a ait adresi bildirdiği, dinlenen davacı tanıklarının salt davacıyı korumak amaçlı beyanda bulundukları, öyle ki tanıklardan Leyla Kanalıcı' nın davacının boşandığı eşinin çocuklarını 3-4 ayda bir ziyaret ettiğini, Bahittin Çetin' in 20 günde ya da 1 ayda ziyaret ettiğini, ...' ın ise boşandıktan sonra sadece iki defa geldiğini beyan ettiği, bu durumun tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiği,

ayrıca davacının boşandığı eşinin mesleğinin uzun yol şoförlüğü olduğu, bu durumda zaten sürekli davacının yaşadığı eve gelmesinin mümkün olmadığı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra fiilen birlikte yaşadıklarına kanaat getirilerek kurum işlemi yerinde görülmüş ve davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı asil, boşandığı eşi ile bir araya gelmediğini, polis tarafından evine gelindiğini ve hiç bir delil belge bulunamadığını, Mahkemece verilen hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının ve boşandığı eşinin boşandıktan ve ilgili düzenleme yürürlüğe girdikten sonra fiilen aynı adreste yaşadıklarını gösterir delillerin mevcut olduğu, raporda davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, Kurum tarafından bu tespit üzerinden davacıya bağlanan yetim aylığının 21.10.2008 tarihinden itibaren kesildiği,

davacı ile boşandığı eşinin 25.02.2011 tarihinde yeniden evlendikleri, mahkemece yapılan yargılama sırasında boşandığı eşi ile 01.11.2015 tarihindeki 26. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde Dumlupınar İlkokulunda seçmen kayıtlarının bulunduğu,

aralarında şiddetli geçimsizlik bulunan davacı ile boşandığı eşinin boşanma davası açıldıktan sonra aynı adreste ikamet etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dinlenen davacı tanıklarının salt davacıyı korumak amaçlı beyanda bulundukları, davacının Kurum denetmenine vermiş olduğu beyanında 2006 yılından beri birlikte yaşadıklarını ifade ettiği ve bu beyanı imzası ile ikrar ettiği hastane kayıtlarının davacının muvazaalı olarak boşandığını teyit eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 5510 sayılı Kanun'un 59 ve 100 üncü maddeleri uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup somut olayda bu tutanağın aksi kanıtlanamadığından Mahkemece verilen karar yerinde olduğu sonucuna varılarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylık talebinin reddine dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesidir. Somut dosyada; davacı ilk önce 19.09.2000 tarihinde boşanmış, 22.09.2015 tarihinde eski eşiyle yeniden evlenmiş, 24.03.2016 tarihinde ikinci defa boşanmıştır. Boşandıktan sonra aylık bağlanması için kuruma başvurması üzerine daha önce boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kurum raporu tanzim edilmesi nedeniyle aylık talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.

15.05.2013 tarihli kurum raporunda davacının 21.10.2008-25.02.2011 tarihleri arasında eski eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilerek yersiz ödeme çıkartılmıştır. Davacı 2016 yılında boşandıktan sonra 13.05.2016 tarihinde aylık talebinde bulunduğu için 2016 yılından sonrası için davacının eski eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının araştırılması gerekmektedir.

Bu nedenle 24.03.2016 tarihli boşanma tarihinden sonra davacının ve eski eşinin adreslerinden komşu olarak ikamet edenler veya çevrede esnaflık faaliyeti yapan kişiler tespit edilerek birlikte yaşama ile ilgili beyanları alınmalı, ayrıca ikamet adreslerindeki muhtar ve azalar belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, abonelik kayıtları, seçmen kayıtları, medula kayıtları celp edilerek irdelenmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, dinlenen tanıklara ilişkin ikamet kayıtları celp edilerek tanık beyanları denetlenmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

24.04.2023 gününde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, “daha önce fiili birlikteliği nedeni ile kız çocuğu hak sahibi sıfatı ile murisinden aldığı aylığın 2011 yılında tekrar evlenmesi üzerine kurum denetim raporu 2008-2011 yılları arası borç çıkarılması üzerine, davacının 2016 yılında tekrar boşanmasına bağlı olarak üzerine kuruma birlikte yaşanmadığı, ayrı yaşandığı belirtilerek yeniden aylık bağlanması başvurusunun, kurumun önceki denetim raporuna dayanarak aylık bağlamama işleminin hukuka uygun olup olmadığı, bu konuda kurumca araştırma yapılmadan hak sahibi kız çocuğunun mahkemeye başvurarak karar almasının gerekip gerekmediği,

kurumun araştırma yapmadığı durumda mahkemenin bu araştırmayı yapıp yapmayacağı, kısaca maddi olguya dayalı ve denetim raporu ile sadece davadan önceki fiili birlikteliği saptayan raporun aylık bağlamama koşulları içinde yer alıp almadığı” noktasında toplanmaktadır.

2. Sosyal Güvenlik Hakkının niteliği: Anayasa’nın 60 ıncı maddesi uyarınca “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar”. Belirtmek gerekir ki; Sosyal Devlet olmanın bir gereği ve sonucu, sosyal güvenlik hakkının tüm bireylere sağlanması ve güvence altına alınmasıdır. Sosyal güvenlik hakkı vazgeçilmez bir anayasal haktır ve kamu düzenindendir.

3. 5510 sayılı Kanunu’nun 34/.b.3 maddesine göre “Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25'i oranında aylık bağlanır”. Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasını düzenleyen 35 inci maddesinde ise “Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir” ve “Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren yeniden aylık bağlanır” düzenlemesi yer almıştır.

4. Anılan Kanun'un 56 ıncı maddesindeki “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” hükmü istisnai bir hükümdür. 34 üncü madde hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla kanun sistematiğine sonradan eklenmiş, tartışmalara karşı olan bir kesme nedenidir.

Aylık bağlanma işleminden sonra Kurum denetim elemanları aracılığıyla yapılan denetim sonucunda boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edilen eşin aylığı kesilmektedir. Bu birliktelik fiili bir durum olup boşanan kadının aylığını tamamen ortadan kaldıran bir neden değildir. Fiili birlikteliğin sona ermesinden sonra başvuru halinde aylık derhal bağlanmalıdır.

Aylık bağlanma koşullarında boşanma kararı hukuki geçerliliğini koruduğundan, davacının ilk defa aylık bağlanma işlemlerinden farklı bir işlem yapmasına gerek yoktur. Bunun aksine işlemler kanun koyucunun iradesi dışında ayrı bir aylık bağlama nedeni ihdası olup, bu yargının görevi değildir. Kanun koyucu aylık bağlama koşulları içinde 34 üncü maddede “dul kalan kızların kocaları ile birlikte yaşamama” saymamıştır. Esas olan aylığın hemen bağlanmasıdır.

5. Belirtmek gerekir ki, fiili birlikteliği belirleyen, maddi olguya dayalı mahkeme kararı ile belirlenmesi bir tespit niteliğinde olup, sadece kendi dönemi için dikkate alınır ve güçlü delil niteliğine taşır. Mahkeme kararına konu dönemden sonra gerçekleşecek fiili durumları kapsamaz.

6. Diğer taraftan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun aylık bağlama koşulları arasında, “boşandığı eşi ile fiili birlikte yaşama” sayılmamış, aksine anılan kanunun 56 ıncı maddesinde bu bir kesilme nedeni olarak sayılmıştır. Anılan kanunda, kesilmeden sonra bağlanması için başvuru halinde yeniden bağlanma için bu koşul sayılmadığı gibi mahkemenin bu konuda bir kararının gerektiği de düzenlenmemiştir.

Örneğin kız çocuğu olarak hak sahibi kadının fiili birlikte yaşadığı saptanan eşinin ölümü halinde, kurum önceki karara dayanarak aylık bağlamayacağını belirtemeyecektir. O halde kız çocuğu hak sahibi olarak ayrı yaşadıklarını belirterek aylık bağlanmasını talep ettiğinde, bu istemi de doğrudan reddedilmelidir. Kurum aylık bağlamalı, ancak fiili birlikteliğin devam ettiği yönünde bir inceleme ve denetimden sonra aylık bağlama işlemini iptal etmelidir.

7. Ayrıca belirtmek gerekir ki kurumun idari nitelikte bir işlemdir. Temel hak ve özgürlükleri sınırlayan, onlara müdahale niteliği taşıyan işlemlerde ve verilmiş bir hakkı, izni veya yetkiyi geri alan işlemlerde bu işlemlerin başvuranlar yönünden ağır sonuçlar doğuracağı hususu dikkate alındığında, kurumun 5510 sayılı mevzuat hükümlerine uyarak işleminde yasal mevzuat içinde kalarak gerekçe yükümlülüğüne uyması gerekmektedir.

Zira kurum, davacı hak sahibi kadının aylık bağlama talebi üzerine bağlamama işlemini, gerçek ve hukuka uygun, sebep ya da sebeplere dayandırmak zorundadır. Kurumun dayandığı sebebin gerçek olması, usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş bulunmasını anlatır.

Hak sahibi kadın karardan sonra da boşandığı eşi ile ayrı yaşadığını iddia ediyor ve murisinden dolayı yetim aylığı bağlanmasını talep ediyor ise kurumun daha önceki kararı dayanak yaparak aylık bağlanmayacağı işlemine gitmesinin ve araştırma yapmamasının yasal mevzuat içinde bir yeri bulunmamaktadır. Bu kurumun işlemini neden ve gerekçe açısından, hukuka aykırı kılacaktır.

8. Somut uyuşmazlıkta, daha önce fiili birlikteliği denetim raporu ile sabit olan davacı, tekrar boşandığını ve ayrı yaşadığını belirterek aylık bağlama koşullarını tekrar taşıdığını, ayrı yaşadığını belgelendirerek kuruma başvurmuştur. Kurumun sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracak şekilde aylık bağlama şartları içinde yer almayan ve önceki maddi olguyu saptayıp, kesin hüküm teşkil etmeyen denetim raporuna dayanarak aylık bağlanması işlemini reddetmesi hukuka aykırıdır. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken, aylık bağlanma şartı olmayan ve kurumca kesme nedeni olarak araştırılması gereken fiili birlikteliğin, mahkemece araştırılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği şeklindeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4141, K. 2023/4300, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy Gerekçesi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4141
Karar No
2023/4300
Tarih
24 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4142 K.2023/4345
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4143 K.2023/4347
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4144 K.2023/4444
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4145 K.2023/4446
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4146 K.2023/4348
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4147 K.2023/4451

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.