KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4622 E., 2023/5052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/245 E., 2023/69 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan işverene ait işyerinde 1973 – 1977 ile 1984 – 1989 yılları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... davaya cevap vermemiş, vekili aşamalardaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2011 tarihli ve 2009/17-2011/112 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.03.2013 günlü ve 2011/14157 - 2013/4558 E.K. sayılı ilamı ile;
mahkemece, 01.06.1976 ve 01.08.1985 tarihli işe giriş bildirgelerine ve tanık sözlerine dayanılarak 01.06.1976 - 13.12.1977 ve 01.08.1985 - 30.04.1989 tarihleri arasında bildirilmeyen 1215 gün çalışmanın tespitine karar verilmiş ise de, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıkların tespitine karar verilen döneme ait bordrolarda adı geçen davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden olmadığı, bu bakımdan tanık sözlerinin çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmadığı soyut düzeyde kaldığı, giderek,
tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğunun söylenemeyeceği, öte yandan tespiti istenilen sürelerin çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bugüne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumalarının da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği belirtilerek, yapılacak işin; işyerinin belediye kamu işyeri olduğu,
ücret bordrolarının 09.03.1977 tarihinde yandığı nazara alınarak davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı ile birlikte çalışan ve SSK prim bordrolarında kayıtlı oldukları anlaşılan ihtilaflı döneme ait tanıkların eğer bulunamıyorlarsa veya ifadeleri yeterli değilse tespit istenen dönemi bilebilecek benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tespit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2014 tarihli ve 2013/554 - 2014/155 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu zaman dilimlerinde davalı işyerinde çalışan kişiler, davalı kurum kayıtları, SGK kayıtları ve sendika kayıtları getirtilmek suretiyle tespit edilmiş, belirlenen bordro tanıkları dinlenilmiş ve davanın 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince kanıtladığı anlaşılarak, davanın kısmen kabulü ile;
Davacı ...’nun 01.06.1976-13.12.1977 ve 01.08.1985- 30.04.1989 tarihleri arasında;
1976 yılı 2. dönemde 30, 3. dönemde 90, 4. dönemde 90 olmak üzere toplam 210 gün,
1977 yılında 1.dönemde 90,2.dönemde 90, 3.dönemde 90,4.dönemde 63 olmak üzere toplam 343 gün,
1985 yılında 2.dönemde 30,3.dönemde 16 olmak üzere toplam 46 gün,
1986 yılında 1.dönemde 16 gün, 2.dönemde 120, üçüncü dönemde 120 olmak üzere toplam 256 gün;
1988 yılında 2.dönemde 120,3.dönemde 120 olmak üzere toplam 240 gün, ve genel toplamda 1215 hizmet günü davalı ... Belediyesinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 29.03.2022 günlü ve 2022/3528 - 2022/4447 E.K. sayılı ilamı ile; davacının, Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemiyle 27.01.2009 günü açılan ve yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olan işbu davada yargılama aşamasında 12.12.2012 tarihinde davacının yaşamını yitirmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece; dava dilekçesinin, dava sırasında vefat eden davacının mirasçılarına tebliği ile,
yargılamaya mirasçıların dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak, yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli ve 2022/245 - 2023/69 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak davacının mirasçıları davaya dahil edilmiş, dava konusu tarihlerden 01.06.1976-13.12.1977 ve 01.08.1985- 30.04.1989 tarihleri arasında tanık beyanları, bilirkişi raporu, davalı Kurum kayıtları, SGK kayıtları ve sendika kayıtları ile davacı ...'nun çalıştığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile;
Davacı ...’nun 01.06.1976-13.12.1977 ve 01.08.1985- 30.04.1989 tarihleri arasında;
1976 yılı 2. dönemde 30, 3. dönemde 90, 4. dönemde 90 olmak üzere toplam 210 gün,
1977 yılında 1.dönemde 90, 2.dönemde 90, 3.dönemde 90, 4.dönemde 63 olmak üzere toplam 343 gün,
1985 yılında 2.dönemde 30, 3.dönemde 16 olmak üzere toplam 46 gün,
1986 yılında 1.dönemde 16 gün, 2.dönemde 120, üçüncü dönemde 120 olmak üzere toplam 256 gün;
1988 yılında 2.dönemde 120, 3.dönemde 120 olmak üzere toplam 240 gün, ve genel toplamda 1215 hizmet günü davalı ... Belediyesinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddinin gerektiğini, davalı işyerinin kamu kuruluşu olduğunu, kurum kayıtları yazılı olduğundan davalının bu iddialarını yazılı olarak ispatlaması gerektiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde 1976-1988 tarihleri arasında davalı Belediyede çalışmaya başladığını belirtmiş ise de, kurum kayıtlarının tetkikinden elde edilen sonuca göre davacının fiilen çalıştığını gösterir bir belge veya belge kaydına rastlanılmadığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili; öncelikle davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, çelişkili ve ispata elverişsiz tanık beyanları doğrultusunda değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olayda hizmet sözleşmesinin unsurlarının bulunmadığını, diğer davalının kamu kurumu niteliğinde bir işveren olduğunu belgelere dayandırılarak tutulan kayıtların yanlış olduğunun iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kurumun ve diğer davalının kayıtları yazılı olduğundan davacının da iddialarını HMK gereğince yazılı delillerle ispatlamasının zorunlu olduğunu, işbu davada kurumun mevzuat gereği fer'i müdahil olması gerekirken davacı tarafça husumet yöneltilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, verilen kararın usulden ve esas yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı ... işyerinde 1973 – 1977 ile 1984 – 1989 yılları arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4622, K. 2023/5052, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama