İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/488 K.2023/6902

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölüm aylığı bağlanması istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan ) 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının…

Esas2023/488Karar2023/6902Tarih15 Haziran 2023Okuma9 dk · 1.813 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/488 E., 2023/6902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2019/299 E., 2022/255 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.813 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölüm aylığı bağlanması istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan ) 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin 01.10.2005 tarihinden 18.12.2009 tarihine kadar ödenmeyen ölüm aylıklarının tespitine ve faizi ile birlikte ödenmesine, davacı ...’nin 18.12.2009 tarihinden 18.12.2014 tarihine kadar ödenen ölüm aylıklarının faizinin tespiti ile ödenmesine, davacı ...''nun 01.10.2005 tarihinden evlilik tarihi olan 15.05.2011 tarihine kadar ödenmesi gerekip de ödenmeyen yetim aylıklarının tespiti ve faizleri ile birlikte ödenmesine, ayrıca, evlenme tarihinde ödenmesi gereken evlenme yardımlarının da faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin hukuka tamamen uyarlı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi hükmü uyarınca davacıların taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğunu, davacıların Kuruma müracaat etmemesinin haklı bir sebebe dayanmadığını, davacıların davasını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2017 tarihli ve 2017/367 Esas, 2017/541 Karar sayılı kararıyla. Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... İşsiz’in 01.11.2005 tarihinden 01.10.2008 tarihine kadar ödenmeyen ölüm (dul) aylıklarının tutarının 15602,22.-TL olduğu ve bu birikmiş aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacı ...

İşsiz’in 01.10.2008 tarihinden 01.11.2009 tarihine kadar Kurumca ödenen 4349,77.-TL ile eksik ödenen 2443,10.-TL birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesinin gerektiğinin tespitine, davacı ...

İşsiz (...)’in tahsis talebinde bulunmaması, 15.05.2011 tarihinde evlenmesi ve sigortalı çalışmalarının bulunmasından dolayı, 01.11.2005 tarihinden evlilik tarihi olan 15.05.2011 tarihine kadar olan yetim aylıklarının tespiti ve faizleri ile birlikte ödenmesine ve evlenme tarihinde ödenmesi gereken evlenme yardımının da faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğine dair talebin benimsenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla buna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2018/153 Esas, 2019/824 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (kapatılan ) 21.Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarihli 2019/4960 Esas, 2019/5066 Karar sayılı ilamı ile "..Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi 01.10.2005 tarihinde ölen Nazmi'nin ilk kez, 01.06.1971 tarihinden itibaren 6548382 s.s. numarası ile sigortalı olarak tescil edildiği, 01.06.1971 – 21.07.1995 tarihleri arasında muhtelif işyerlerinde geçen sigortalı çalışmalarının toplam 5345 gün olduğu, 28.03.1969 – 28.03.1971 tarihleri arasında geçen 1 yıl 8 aylık (600 günlük) askerlik hizmetini borçlandığı, davalı Kurumun SSK ...

İl Müdürlüğünden 31.07.1995 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden, kendisine 506 sayılı Kanun'un 60/A-c maddesi uyarınca 01.08.1995 tarihinden başlamak üzere, 2/792600 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığı ve 25.09.2013 tarihine kadar ödendiği, sigortalıya vefatı sonrası yatan aylıkların bir kısmının kardeşi Zuhal’e ödendiği, bir kısmının da ATM kartı ile çekildiğinin tespit edilmesi üzerine, hak sahibi eşi ve çocukları vekili tarafından ...

C.Başsavcılığına başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun ...

C.Başsavcılığının 2013/87698 Sor.nosunda işlem gördüğü, soruşturmanın halen devam ettiği, davacı ...'ye 01.06.2007 tarihinden itibaren 2204541364 ssk tahsis nosuyla 1A çalışması nedeniyle yaşlılık aylığı bağlandığı, müteveffa Nazmi'nin eşi davacı ... vekilinin 16.10.2014 tarihli, 14.426.841 varide sayılı tahsis talep ve beyan taahhüt belgesine istinaden, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkra hükmündeki geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak,

506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca kendisine 01.11.2009 tarihinden başlamak üzere 3/1670730 tahsis numarasıyla eşinden ölüm sigortasından dul aylığı bağlandığı ve 25.01.2015 tarihine kadar birikmiş aylıkları tutarı 43.550,95.-TL.nin 26.01.2015 tarihinde kendisine ödenmek üzere PTTbank Buca Şubesine gönderildiği, Bilahare, hak sahibi Emine''nin daha önce 09.09.2013 tarihli, 14.620.072 varide sayılı tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile tahsis talebinde bulunduğunun belirlenmesi üzerine, yine 5510 sayılı Yasanın 97.maddesinin birinci fıkrası hükmü göz önüne alınarak,

01.10.2008 tarihinden itibaren yeniden ölüm sigortasından dul aylığı bağlanarak, 01.11.2009 süresi için hak etmiş olduğu aylıkları tutarı 4349,77.-TL.nin 26.04.2016 tarihinde kendisine ödenmek üzere gönderildiği, müteveffa Nazmi'nin kızı davacı ...''nun 15.05.2011 tarihinde evlendiği ve 10.02.2016 tarihinden önce Kurumdan herhangi bir tahsis başvurusuna rastlanmadığı ayrıca 23.11.2005 – 17.06.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında,

24.01.2007 – 25.07.2008 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 1 gün (541 gün) 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması ve 01.08.2008 tarihinden itibaren 1234691.35 sicil sayılı işyerinde 17.06.2011 tarihine kadar, 1280489.35 sicil sayılı işyerinde de 11.02.2012 tarihinden 30.07.2012 tarihine kadar 506 sayılı Kanun'un 2 ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddeleri kapsamında sigortalı çalışmaları bulunduğundan, kendisine 506 sayılı Yasanın 68.maddesi uyarınca ölüm sigortasından yetim aylığı bağlanamadığı, müteveffa Nazmi'nin eşi Emine''nin T.C.Sağlık Bakanlığı ...

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine verdiği 14.8.2013 tarihli, 2013/25234 varide sayılı dilekçesinde, eşi Nazmi''nin 01.10.2005 tarihinde vefat ettiğini, ancak nüfusta halen sağ gözüktüğünü, ölüm tutanağının nüfus müdürlüğüne gönderilmesini talep etmesi üzerine, anılan Hastanece düzenlenen 15.08.2013 tarihli mernis ölüm tutanağında.

Nazmi''nin serablar tranboli nedeniyle 01.10.2005 tarihinde vefat ettiğinin belirtilerek, keyfiyetin Karabağlar İlçe Nüfus Müdürlüğüne 14.08.2013 tarihli, 2013/24430 sayılı yazı ile bildirildiği, müteveffanın kardeşi ve diğer tanık davacı ...''nin kendi kardeşinin eniştesi davacı ile müteveffanın ayrı yaşadıklarını, ölümü 2013 de öğrendiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır.

506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde; iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların hakkı doğuran olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde istenmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının ise, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlayacağı öngörülmüştür.

Benzer düzenlemenin bulunduğu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 97 nci maddesinin I.fıkrasında da iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağı, II. Fıkrasında ''Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundan önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde haklı sebep kavramının yer almadığı, 5510 sayılı Kanundaki haklı sebep kavramının geçmişe yürümeyeceği, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden öncesine uygulanmasının mümkün bulunmadığı gözetilerek davacının 01.10.2008 tarihinden önceki talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; "Açıklanan Yasal Mevzuata göre : 01.10.2005 tarihinde ölen müteveffa ...' den dolayı,

Davacı (eş) ...’e 01.11.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanabileceği, davacı (kızı) ... (...)’e ise 23.11.2005 - 17.06.2006 tarihleri arasında 4/a sigortalısı, 24.01.2007-25.07 2008 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı ve 01.08.2008 - 17.06.2011 tarihine kadar 4/a sigortalısı olduğundan ayrıca 4/a sigortalısı iken 15.05.2011 tarihinde evlendiği, bu nedenle 01.11.2005-23.11.2005 ve 01.07.2006-23.01.2007 dönemlerde ölüm aylığı bağlanabileceği kalan dönemlerde 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesine ve 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı,

Diğer yandan 5510 sayılı Kanun'un 32/c. maddesinde aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesine hükmedildiği, yine 5510 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında da evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödeneceği hükmü de düzenlendiği evlenme ödeneğinin ödenebilmesi için gelir ve aylığın evlenme nedeniyle kesilme koşuluna bağlandığı,

davacı (kızı) ... (...) ise evlendiği 15.05.2011 tarihinde aktif sigortalı olduğundan ölüm aylığı almasının mümkün olmadığından ölüm aylığın evlenme nedeniyle kesilmesinin söz konusu olmadığından evlenme yardımından yararlanması da mümkün değildir.

Davacı (eş) ...’e, Talep edilen 01.10.2005 – 18.12.2009 süresi içerisinde; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 01.10.2005 – 01.10.2008 dönemi 5510 sayılı Kanundaki haklı sebep kavramının geçmişe yürümeyeceği dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden öncesine uygulanmasının mümkün bulunmadığından bu dönem aylıkların ödenemeyeceği,

01.10.2008 - 01.11.2009 dönemi için ödenmesi gereken birikmiş aylıkların toplamının 6.792,83.-TL hesaplandığı ancak dava süreci devam ederken 26.04.2016 tarihinde ödenmek üzere 4.349,77 .-TL aylık hesabına gönderildiğinden 2.443,10.-TL eksik ödendiği hesaplandığı, bu nedenle aylık yönünden 2.443,10.-TL ödenmesi gerektiği, 01.11.2009 – 18.12.2009 süresi aylıklar ödendiğinden bu dönem için talebin yersiz olduğu anlaşılmıştır.

Yasal Faiz Yönünden; 6.792,83.-TL nin 4.349,77 .-TL’sı dava süreci devam ederken 26.04.2016 tarihinde ödenmek üzere aylık hesabına gönderildiği, bu nedenle 6.792,83.-TL nin her bir ödeme tarihinden 26.04.2016 tarihine kadar yasal faizinin ödenmesi gerektiği, kalan 2.443,10.-TL nin 26.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizinin ödenmesi gerektiği, 18.12.2009 – 18.12.2014 süresi ödenen aylıkların yasal faizi için davalı Kurum temerrütü söz konusu olmadığından yasal faiz ödenmesinin mümkün olmadığı,

Davacı (Kızı) Banu Altınçiçek (İşsiz )’e; talep edilen 01.10.2005 – 15.05.2011 süresi içerisinde.

Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 01.10.2005 – 01.10.2008 dönemi 5510 sayılı Kanundaki haklı sebep kavramının geçmişe yürümeyeceği dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden öncesine uygulanmasının mümkün bulunmadığından, 01.10.2008 – 17.06.2011 süresinde ise 4/a sigortalı olduğundan ayrıca 4/a sigortalısı iken 15.05.2011 tarihinde evlendiği aylık talebinin ve evelenme yardımı talebinin ve yasal faiz talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmakla " gerekçesiyle davacı ...'in davasının reddine, davacı ...

(İşsiz)'in davasının kısmen kabulüne, davacıya davalı Kurum tarafından ödenen 4.349,77 TL ile eksik ödenen 2.443,10 TL birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;gerekli kanıtlar toplanmaksızın eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacılar hakkında davalı Kurumca 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı ve 97 nci maddesi hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapıldığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabul edilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini ve resen inceleme sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle ilk derece kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ...'nin 01.10.2005 tarihinden 18.12.2009 tarihine kadar ödenmeyen ölüm aylıklarının tespitine ve faizi ile birlikte ödenmesine, davacı ...’nin 18.12.2009 tarihinden 18.12.2014 tarihine kadar ödenen ölüm aylıklarının faizinin tespiti ile ödenmesine, davacı ...''nun 01.10.2005 tarihinden evlilik tarihi olan 15.05.2011 tarihine kadar ödenmesi gerekip de ödenmeyen yetim aylıklarının tespiti ve faizleri ile birlikte ödenmesine, ayrıca, evlenme tarihinde ödenmesi gereken evlenme yardımlarının da faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir..

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/488, K. 2023/6902, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/488
Karar No
2023/6902
Tarih
15 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/488 K.2023/3643
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/489 K.2023/4106
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/489 K.2023/5451
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/490 K.2023/4138
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/490 K.2023/2947
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/490 K.2023/4188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.