KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4911 E., 2024/10271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1880 E., 2023/309 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 10. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/14 E., 2021/575 K.
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalıya ait iş yerinde çalışan davacının 21.11.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu iş göremezliğe uğradığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek 244.390,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusuru olmadığını, işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini aldığını, davacı sigortalının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davacıya kazadan sonra farklı tarihlerde ödemeler yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %50, dava dışı ihbar olunan makina üreticisi ... Makina - ... ...'ün %50 oranında kusurlu bulunduğu, davacı sigortalının kusursuz olduğu, davacının iş kazası nedeniyle %27 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 243.437,70 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.11.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın düşük takdir edildiğini, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun olmadığını, işverenin iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini aldığını, gerekli eğitimlerin ve koruyucu malzemelerin sigortalıya verildiğini, sigortalının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, tazminat hesabının %16 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden yapılması gerekirken %27 oranı üzerinden farazi hesaplamaya göre yapılmasının hatalı olduğunu, adli tıp raporlarının çelişkili olduğunu sürekli iş göremezlik derecesinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda; hükme esas alınan kusur oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli ve tarihi, davacının sürekli iş göremezlik derecesi ve tamamen kusursuz olması gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun bulunduğundan bu hususa yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmediği..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarının yineleyerek hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi
3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacının davaya konu iş kazası nedeniyle Kurumca sürekli iş göremezlik oranının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.01.2018 tarihli kararı ile %16,00 oranı olarak belirlendiği, Kurumca kabul edilen oran üzerinden bağlanan gelirin peşin sermaye değerli miktarının 52.286,39 TL olarak bildirildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine yargılama aşamasında aldırılan ATK 3.İhtisas Kurulunun 03.04.2019 tarihli kararıyla davacının sürekli iş göremezlik oranının % 26,00 olarak belirlendiği, yine taraf vekillerinin itirazı üzerine ATK 2. Üst Kurulundan rapor aldırıldığı,
anılan 26.12.2019 tarihli kararda ise davacının sürekli iş göremezlik oranının bu kez %27 olarak belirlendiği ve kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan 06.10.2021 tarihli ek hesap raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının %27 olduğunun kabulü ile hesaplama yapıldığı,
Kurumca bağlanan gelirin tenzilatında ise denetime elverişli olmayacak şekilde % 16,00 'lik orana göre bağlanan gelirin %27,00 oranına uyarlamasının yapılması sonucu (%16'a göre bağlanan gelir miktarı şu kadar ise %27'e göre bağlanan gelir miktarı şu kadar olur şeklinde) bulunan miktarın mahsup edildiği , mahkemece kurumdan sürekli iş göremezlik oranının % 27,00 olarak kabulü halinde bağlanacak gelir miktarının sorulmadığı ve yukarıda anılan 06.10.2021 tarihli ek raporda tespit edilen maddi zarar miktarı olan 244.390,
00 TL'nin dikkate alınması suretiyle raporda yapılan maddi hata gerekçede açıklanarak resen hesaplama yapılması sonucu davacı lehine 243.437,70 TL üzerinden maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir ) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nın 55 inci maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacıların netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yapılacak iş; ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapmak suretiyle davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %27,00 oranı olarak (gelir başlangıç tarihi, onay tarihi, prime esas kazanç tutarı ve ilk tahsis gibi hususlar korunmak suretiyle %27,00 oranına göre) kabulü halinde bağlanacak gelirin peşin sermaye değerli gelir miktarını sormak,
kurumdan sonuç alınamadığı takdirde ise bu yönde bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle bağlanacak gelir miktarını kesinleştirmek devamında gelirin tenzili yönünde yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde ise alınacak raporda davacının maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle hükme esas alınan 06.10.2021 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz talebi yönünden ;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4911, K. 2024/10271, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama