KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/5093 E., 2023/5222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/233 E., 2020/136 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 06.11.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle %39 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi masrafları nedeniyle katlanılan Kurum zararının kusurlu taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkil ile... arasında 10.10.2009 tarihinde inşaat yapım işi sözleşmesi tanzim edildiğini, inşaat yapım işi sözleşmesinde asıl işverenin... olduğunu, çalışanın...' in hakimiyeti altında çalışarak iş kazası sonucunda yaralandığını, inşaat yapım sözleşmesinde müvekkiline inşaat yapım işinin bir bütün halinde anahtar teslimi olarak...'e devir ettiğini, devir ile birlikte müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, davacı şirketin... hakkında dava açmaksızın doğrudan müvekkili aleyhine dava açmasının hukuken doğru olmadığını müvekkilini mağdur ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2014 tarih ve 2012/100 Esas ve 2014/648 Karar sayılı ilamı ile, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi koşullarının oluşması karşısında Türk Borçlar Kanununun 51 ve 52 inci maddeleri uyarınca sigortalının kusur oranının %50'si oranında hakkaniyet indirim uygulanarak davalının kurum zararından % 90 oranında sorumlu olduğu tespit edilmekle, 1.399,32 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin 23.02.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 35.904,31 TL bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin 30.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 494,63 TL tedavi masrafının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; "...Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı ...'in % 40, dava dışı...’in %40 ve kazazede sigortalının %20 oranında kusurlu olduklarının kabulü ile karar verilmiş ise de Patnos Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan ceza yargılamasında davalı ... hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza yargılamasıyla işbu davada yapılan yargılamada alınan kusur raporları arasında çelişki bulunmakta olup, öncelikle mevcut çelişki giderilmeli, davalının işverenlik sıfatı da araştırılıp belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak araştırma sonucunda davalının işverenlik sıfatının bulunmadığı ve davalıya 3. kişi olarak da kusur atfedilmemesi durumunda davalı hakkındaki davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiği de gözetilmelidir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Asliye Ceza Mahkemesi 2011/302 esas dosyası kapsamında '' Tüm Malzemeler Yükleniciye Ait Götürü Usul Kaba İnşaat Yapım İşi Sözleşmesi'' yer almaktadır. Bu sözleşmede her ne kadar davalı ... için işveren unvanı kullanılmış ise de bu nitelendirme hakimi bağlamaz. Hukuki nitelendirme hakime ait olup, hakim hukuku re'sen uygular.
Öncelikle bu mevcut sözleşmenin bir alt-işverenlik sözleşmesi olup olmadığını tartışmak gerekir. İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
Dava konusu somut olayda davalının kiraya vermek istediği taşınmazının dış cephesini yaptırmak amacıyla...'ne işi verdiği, müşteki ve ceza kovuşturmasında kazazede Medeni Altay'ın işin yapımında müteahhit...'den talimat aldığını açıkça beyan etmesi dikkate alındığında davalının işveren değil, iş sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple dosya içerisindeki kusur bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir.
Yapılan inceleme sonucunda davalının işverenlik sıfatının bulunmadığı ve davalıya 3. kişi olarak da kusur atfedilmesine yetecek açık bir vakıanın bulunmadığı dikkate alınarak..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verile kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5093, K. 2023/5222, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama