İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/5819 K.2024/10368

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2023/5819Karar2024/10368Tarih5 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.417 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/5819 E., 2024/10368 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/3239 E., 2023/46 K.
Karar
Kısmen Kabul, Kısmen Ret
İlk derece mahkemesi
Kocaeli 6. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/388 E., 2021/349 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.417 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine,Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ...

İnşaat Mühendisleri Odasının (İMO) inşaatında boya ve ısı yalıtımla ilgili eksik işleri tamamlamak üzere çalışmaktayken 26.02.2013 tarihinde, ikinci katta kurulu bulunan iskeleden beton zemine düşerek iş kazası geçirdiğini ve bu vahim kazadan dolayı meslekte kazanma gücünü yitirerek malul kaldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucu maluliyet derecesinin %67 olarak tespit edildiğini ve müvekkiline geçici iş göremezlik ödeneği bağlandığını, davalı işverenin, iş yerinde baret ve emniyet kemeri dahi bulundurmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini ve iş kazasının gerçekleşmemesine yönelik tedbirleri almadığını,

bu nedenle davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir süre hastanede kaldığını, aylarca tedavi görüp tarif edilemez ve katlamlamaz cismani acılar çektiğini, tedavisinin hala devam ettiğini, kısmi felç geçirdiğini, yürüme yetisini kaybetmiş olup, hasar gören kasları nedeniyle tuvaletini dahi tutamayacak durumda olduğunu, henüz 46 yaşında olup bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi olduğunu, müvekkilinin bu iş kazası sebebiyle maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını belirterek,

ödenmeyen dava konusu işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek fizik tedavi ve rehabilitasyon gideri olarak 1.000,00 TL, taksi gideri olarak 500,00 TL, refakatçi gideri olarak 500,00 TL, bakıcı gideri olarak 8.000,00 TL ve iş gücü kaybı tazminatı olarak 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında iş göremezlik istemini 411.408,28 TL’ye, bakıcı gideri alacağını 321.000 TL’ye artırmış, refakatçi gideri, taksi gideri, fizik tedavi gideri açısından taleplerinden feragat ettiğini beyan etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında alınan 17.02.2020 tarihli rapor doğrultusunda; iş göremezlikten kaynaklı alacağın 458.178,06 TL bakıcı gideri alacağının 825.172,78 TL olarak tespit edilmiş olması nedeniyle asıl davada talep harici kalan; İş göremezlik alacağı olarak 46.769,78 TL ile bakıcı gideri olarak 504.172,78 TL’nin kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aynı dava dilekçesinde; manevi tazminat olarak Sigortalı lehine 100.000 TL ile eşi ... lehine yansıma niteliğinde 40.000 TL’nin kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkette 15.02.2013 tarihinde bitmek üzere olan inşaatta geçici işçi olarak işbaşı yaptığını, 26.02.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının şirkete geçici olarak düz işçi olarak girdiğini, kendisinin yapmaması gereken sıva işinde iskeleden düşerek yaralandığını, kendisinin sıva ustası olmadığını, iskelede yapabileceği iş olmadığını, şantiye şefi ve orada bulunan amirleri tarafından sıkı sıkıya tembih edilmesine rağmen yasak olan iskeleye çıktığını, düşerek iş kazası geçirdiğini, davacının izinsiz olarak yaptığını,

kendisi ile ilgili olmayan işi yapmaya kalkışması nedeni ile kazaya engel olamadıklarını, işveren olarak iş güvenliği ile ilgili tüm alet, edevat ve ekipmanların iş yerinde olduğunu, gerekli eğitimlerin tüm çalışanlara verildiğini, müvekkil şirket yetkililerinin davacının tedavisi için gereken ihtimamı gösterdiğini, kendisine maddi, manevi olarak destek olduklarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; dosyada davacının ücretine ilişkin tüm delillerin birlikte değerlendirmesi neticesinde; davacının yaptığı iş ve kıdemi göz önüne alınarak günlük net 90,00 TL ücret aldığı kabul edilmiştir.

Kocaeli SGK İl Müdürlüğünden getirtilen iş kazası ile ilgili tahkikat evraklarının incelenmesinde; davacının 26.02.2013 tarihinde davalı işyerinde meydana gelen olay nedeniyle yaralanmasının iş kazası sonucu olduğu, meydana gelen iş kazasında davalı şirketin % 90, davacının ise % 10 oranında kusurlu bulunduğu, olay nedeniyle davacının iş göremezlik oranının % 67 olarak tespit edildiği, kurum tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 91.666,46 TL olduğu ve ayrıca davacıya 3.083,56 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı,

22.04.2016 tarihli kusur raporunda davacının %10 davalının ise %90 kusurlu olduklarının tespit edildiği, kaldırma kararı sonrası, davacının maluliyet durumu kurumdan sorulmuş olup, verilen cevabi yazıda %67 maluliyet oranının değişmediği ve kontrol muayenesinin kaldırıldığı,

dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen raporda 458.178,06 TL maddi tazminat ve 825.172,78 TL bakıcı gideri belirlendiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının geçirdiği iş kazası sonucunda maddi zarara uğradığı ve davalı işverenin kusuru oranında bu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış olup, ana dosya ve birleşen dosyadaki maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğini, bakıcı giderleri açısından da, bilirkişi tarafından hesaplama yapılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı da gözetilerek hem ana dosyada hem de birleşen dosyada talep edilen bakıcı giderine hak kazanıldığı değerlendirilmiş,

her iki tutar üzerinden de % 30 hakkaniyet indirimi yapılmış, davacının duyduğu ızdırap ve elemi kısmen dindirmek amacıyla iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, kusur oranları, davacının sosyal ve ekonomik durumu, iş kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetinin derecesi, davacının işbu maluliyeti nedeniyle çektiği ve çekeceği üzüntü, ülkenin ekenomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü,

22.06.1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği,

meydana gelen kazada davacı ...'nın eşi %67 oranında maluliyet oluşacak şekilde yaralanmış ve yardıma muhtaç ... gelfiği, davacının ve diğer davacı eşinin yaşları, maluliyet oranı ve kusur durumları birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davacı ... açısından kanunda zikredilen ağır zarar koşulunun gerçekleştiği değerlendirilmiş ve oluşan maluliyetin davacının bundan sonraki yaşamına etkileri ve üzerinde yarattığı tahribat da gözetilerek 30.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun düşeceği kanaatiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ... ana dosyada taksi,

refakatçi ve fizik tedavi-rehabilitasyon masraflarının da davalıdan tahsilini istemiştir ancak daha sonra bu talebinden feragat etmiş olup, bu talepler yönünden feragat nedeniyle ret kararı verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçinin davalı şirkette asgari ücretle çalışmak üzere harç karmak gibi ustalık gerektirmeyen işlerde çalışmak üzere yeni işe alınmış düz işçi olduğunu, davacının da davayı açtığında dava dilekçesinde bunun aksi yönünde bir iddiası da bulunmadığını, davacı gibi geçici sıvacı yardımcısı olan bir işçinin esnaf odalarından bildirilen ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi somut olayla da hiçbir uygunluğunun bulunmadığını, bakıcı gideri olarak belirlenen 577.620,94 TL’nin kabulünün de mümkün olmadığını,

davacının kaza sonrası geçen 8,5 yıldır harcamadığı parayı davalıdan talep ederek sebepsiz zenginleşeceğini, davacının her geçen gün iyiye giden rahatsızlığında kendisi başka birinin yardımı olmadan değnek ile yürüyebildiğini, bunun dışında temel ihtiyaçlarını karşılayabildiğini, bakım ihtiyacı net olarak belirlendikten sonra ona uygun bir hesaplama yapmadan bu miktarın belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıya aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından başvuru halinde yapılacak olan yardımın bulunduğunu, evde bakıma muhtaç engellilerin bakımını üstlenen kişilere maddi ödeme yapılmak suretiyle destek sağlandığını,

bu kişilere evde bakım maaşının ödendiğini, davacı işçi için 100.000,00.TL eşi davacı için de 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olduğunu, bu miktarların da fazla olduğu inancı ile kararın kaldırılmasının gerektiğini belirterek; yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

"Dairemizin 19.03.2019 tarih ve 2018/907 esas 2019/525 karar sayılı kaldırma kararı üzerine mahkemece öncelikle davacının ücreti yönünden gerekli araştırmanın yaptırıldığı, davacının kontrol muayenesi yaptırılarak maluliyet oranının belirlenmesi yönündeki kaldırma kararı üzerine gerekli incelemenin yaptırıldığı, bakıcı gideri yönünden de kaldırma kararına uygun şekilde değerlendirme yapılarak karar verildiği görülmüştür.

Davacı sıva yardımcısı olarak çalışmış olup, davalı işverence asgari ücretle çalıştığı belirtilmiş ise de inşaat işinde çalışan işçilerin günlük yevmiye ile çalıştıkları ve asgari ücretle çalışmadıkları dosyalardan tecrübe edinilen bir durum olduğundan ÇSGB ile TUİK yazı cevapları da dikkate alınarak günlük 90,00 TL ücretle çalıştığı yönündeki mahkeme kabulü dosya kapsamına uygun görülmüştür.

Yine Kocaeli SGK'dan gönderilen tahkikat evraklarından ve kontrol muayene sonucundan davacının %67 maluliyet oranının değişmediği ve kontrol muayenesinin kaldırıldığı, kusur raporu uyarınca işverenin %90, davacının %10 kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporundaki maddi tazminat ve bakıcı gideri hesaplamalarının değişmediği tespit edilmiştir.

Davacının PMF yaşam tablosuna göre maddi tazminat ve bakıcı giderinin hesaplanması yerinde olup aktif dönem davacının tespit edilen ücreti üzerinden, pasif dönem ise asgari ücret üzerinden agi dahil edilmeden,

yine bakıcı gideri de brüt asgari ücret üzerinden doğru şekilde hesaplanmış ise de davacının bakiye ömrü boyunca bakıcı giderinin bulunmayacağı ve bakiye ömrü içerisinde sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından da yararlanacağı dikkate alındığında tespit edilen toplam 825.172,78 TL bakıcı giderinden B.K.'nun 417/2 ve 56 ncı maddesi hükümleri dikkate alınarak takdiren %35 oranında hakkaniyet indirimi yapılması dosya kapsamına uygun olup, dosya kapsamı, dosyanın geçirdiği safahat, günün ekonomik koşulları ve alım gücü, davacının maluliyet oranının yüksekliği,

yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı ile davacı eş yönünden takdir edilen manevi tazminat tutarının da dosya kapsamına uygun olduğu dikkate alınarak bakıcı gideri yönünden davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, diğer hususlara yönelen davalının istinaf başvurusunun reddiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmiştir." gerekçeleriyle

"1.HMK 'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına,

2-Ana dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile

a-411.408,28 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

b-Tespit edilen 321.000,00 TL bakıcı giderinden takdiren %35 hakkaniyet indirimi uygulandığında bulunan 208.650,00 TL bakıcı giderinin olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

c-Taksi, refakatçi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gideri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine,

3-Birleşen dosya yönünden davanın Kısmen kabulü ile; a-46.769,78 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

b-Tespit edilen 504.172,78 TL bakıcı giderinden takdiren %35 hakkaniyet indirimi uygulandığında bulunan 327.712,30 TL bakıcı giderinin olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

c-Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

d- Davacı eş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine" dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı aksine Ticaret Odası ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasından bildirilen ücretleri de dikkate alan tespite itibarla ücret belirlemesinin hatalı olduğunu, davacının harç karmak için ustalık gerektirmeyen işlerde düz işçi olarak çalıştığını, geçici sıva yardımcısı olarak çalıştığını, davacının her geçen gün daha iyiye giden ve değnek ile yürüyebilen durumda olduğu halde bakıcı gideri net olarak belirlendikten sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından yapılacak destek ödemeleri de dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, aile içi dayanışmalı bakım nedeniyle %35 oranında yapılan indirimin az olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir." Tazminatı alacağından sorumluluk ve tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir.

"Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanunun maddeleridir.

Öte yandan Dairemizin 02.07.2024 tarih ve 2020/6774 E- 2024/7542 K sayılı kararında açıklanan "bakıcı giderine ilişkin olarak belirlenen maddi tazminattan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinin ilk fıkrasının üçüncü cümlesi hükmüne açıkça aykırı olacak ve haksız fiil sorumlusu lehine ve fakat bakıma muhtaç sigortalı ve onun aile bireyleri aleyhine sonuç yaratacak şekilde sağlıklı bir insan için geçerli olan kadar bir bakiye ömrü olmadığı ve aile içi bakım dayanışması gerekçe gösterilerek, hakkaniyet indirimi yapılmasının isabetsiz olduğu" ilkesine işaret edilmiştir.

3. Değerlendirme a) Davalı vekilinin manevi tazminat hükmyönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, manevi tazminat hükümlerinin maddi tazminat hükümlerinden ve birbirlerinden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, miktarlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, bu hükmü temyiz eden davalı vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

b) Davalı vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına,

temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, taraf vekillerince ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tüm temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminata yönelik hükümlerin onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca miktardan REDDİNE

2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre maddi tazminatlara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının ilgiliden tahsiline,

SONUÇ / HÜKÜM

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5819, K. 2024/10368, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5819
Karar No
2024/10368
Tarih
5 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5820 K.2024/4847
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5822 K.2024/5275
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5822 K.2024/3802
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5823 K.2024/5078
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5823 K.2024/9956
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5823 K.2024/3996

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.