İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6112 K.2023/6252

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Esas2023/6112Karar2023/6252Tarih1 Haziran 2023Okuma6 dk · 1.248 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/6112 E., 2023/6252 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/439 E., 2023/487 K.
Hüküm/karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
... 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/99 E., 2022/319 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.248 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıların maliki olduğu ...-... arasında yolcu taşımacılığı işi yapan araçlarda 01.04.1997 - 28.02.2010 tarihleri arasında şöfor ve muavin olarak çalıştığını, bu çalışmalarının sadece 10 aylık bir bölümünün sigortalı olarak gösterildiğini, diğer çalışmalarının hiçbirinde sigortalı olarak gösterilmediğini, sigorta primlerinin ödenmediğini, davacının 10 ay gibi bir süre sigortalı olarak gösterilmiş olması nedeniyle diğer çalıştığı süreler için hizmet tespiti davası açmasında herhangi bir zaman aşımı süresinin söz konusu olmadığını,

bildirilen araçların incelemesinde araçların davalılar adına kayıtlı olduğunu ve ...-... arası yolcu taşımacılığı yaptığının ... ve ...

Otogar Müdürlüklerinin kayıtlarından açıkça anlaşılabileceğini, davacının 1997 ve 2010 yılları arasında şoför ve muavin olarak çalıştığı dönem içerisinde askerlik görevi için işten ayrıldığını ve askerden dönüşte aynı şekilde davalılara ait araçlarda çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı dönem içerisinde çalışmalarının hizmet süresi olarak tespitine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 5 farklı plakalı araçta muavinlik ve şöförlük yaptığını iddia ediğini, araç plakalarının sahiplerinin farklı farklı olup ayrı ayrı işyerlerine sahip farklı işverenler olduğunu, hatta müvekkillere ait olmayan araç plakaları dahi dava dilekçesinde yer aldığını, her bir işveren için ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, o dönemdeki diğer işverenlere dava açılmadığını, davacının böyle bir çalışması olmadığı için belki de bu işverenlerden haberdar dahi olmadığını,

bu nedenle davacının çalıştığı iddia olunan döneme ilişkin hangi işveren yanında hangi sürelerde çalışıldığının tek tek detaylıca izah ettirilmesi gerektiğini, HMK-167 uyarınca davaların ayrılması gerektiğini, çünkü müvekkilin...ile müvekkil ... arasında hiçbir ortaklık olmadığını, hiçbir hukuki veya ticari ilişki mevcut olmadığını, bu durumda davalı müvekkiller arasında mecburi dava arkadaşlığının kabulü imkansız olduğunu, hizmet tespit davası çalışmanın geçtiği yıl sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davacı tarafın müvekkillerin yanında çalışmasının 28.02.2010 tarihinde bittiğini iddia ettiğini,

kabul anlamına gelmemek üzere, işbu dava çalışmanın geçtiği yıl sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, 5 yıl içinde açılmayan davanın her iki müvekkil yönünden de hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, her iki müvekkil yönünden de davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, her iki müvekkilin de kendisine ev ve araba almalarını sağlayabilmek için korkutmaya çalışan davacının haksız olduğunu, usulsüz davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise kötü niyetli açılan davanın esastan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaları yönünden kurum kayıtlarının tetkik edildiğini, 319175.035 işyeri sicil numaralı işyerinde 01.08.1993 - 05.08.1993 tarihleri arasında 5 gün,..... işyeri sicil numaralı işyerinde 05.11.1997 - 13.08.1999 tarihleri arasında 261 gün, ...işyeri sicil numaralı işyerinde 06.09.2000 - 20.09.2000 tarihleri arasında 4 gün, ... işyeri sicil numaralı işyerinde 02.08.2008 - 30.11.2008 tarihleri arasında 120 gün, 1099320.045 işyeri sicil numaralı davalı işyerinde 01.05.2009 - 02.03.2010 tarihleri arasında 302 gün, çalışmalarının olduğunun anlaşıldığını,

davacının ise dava dilekçesinde, 01.04.1997 - 28.02.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde sürekli çalıştığını beyan ettiğini, dolayısıyla, davacının beyan ettiği sürelerde başka işyerlerinden hizmeti mevcut olduğunu, bu sebeple, davacının taleplerinin haksız ve isabetsiz olduğunu, ayrıca, beyanlarında askere gittiğini belirtmiş olmasına rağmen, askerde olduğu dönemleri ile ilgili olarak da hizmet tespitini talep etmiş olmasının beyanlarının kendi içinde çeliştiğinin göstergesi olduğunu, bu sebeplerle, dava dilekçesinde başka işyerlerinde çalıştığı dönemler istisna edilerek,

davalı işyerinden hangi tarihler arasında hizmet tespitinin talep edildiği açıkça ve net belirtilmesi gerekmekte olup, bunun bir dava şartı olduğunu, bu eksikliğin giderilmesi için davacıya kesin süre verilmesini, tamamlanmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kaldı ki, yukarıda belirtildiği gibi askerlik dönemi ile ilgili olarak ta beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kurum kayıtlarında da resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini,

Yargıtay içtihatları da sürekli olarak bu konuya ve delillerin niteliğine vurgu yaptığını, sigortalının iddia ettiği çalışmayla ilgili olarak ücret tediye bordoları ve sair resmi nitelikte yazılı belgeler ve deliller arandığını, dava dilekçesinde belirtilen deliller dilekçede değinilen nitelikleri itibariyle sigortalılılığın tespiti iddialarını ispat edebilecek özellikler taşımayan deliller olduğunu, öncelikle kurumlarına ihbar edilen davada iş bu dava dilekçelerinde feri müdahalede bulunduklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davanın 12.04.2021 tarihinde açılmış olduğu, 01.05.2009 tarihi öncesi işveren tarafından davacı hakkında işe giriş ile aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vb belgeler ile herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve çalışmanın geçtiği yılı takip eden 5 yıllık sürede davanın açılmamış olduğu gözetildiğinde, uyuşmazlık konusu 01.04.1997 - 30.04.2009 tarihleri arasındaki süre yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmediğini, tanılarca davacının çalışmalarının doğrulandığını, her ne kadar davacının 02.08.2008 – 30.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları dava dışı bir şirketten bildirilmişse de davacının söz konusu dava dışı şirkette çalışmasının olmadığını, davacının bu süre içerisinde de davalılar yanında çalıştığını, çalışma olgusunun ispat edildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, özellikle; davacıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi bulunmadığı, davacının iş yerinin dönem bordrolarında isminin olmadığı,

davacının çalışmaların Kurumca tespitine yönelik işlem yapıldığı ispat edilemediği dikkate alındığında, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371; 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6112, K. 2023/6252, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6112
Karar No
2023/6252
Tarih
1 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/6113 K.2023/5157
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6114 K.2023/6254
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/6116 K.2023/7291
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6116 K.2023/6665
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6117 K.2023/6693
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6118 K.2023/6755

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.