KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/6606 E., 2023/8198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Karar
- Davanın reddi
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen davalı Kurum tarafından hakkında başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı sorumlu olmadığının tespiti ile yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemi davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığı sürelere ve mülga 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık hizmetlerine istinaden 01.08.1995 tarihinde davalı Kurumdan yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının kısa sürelerle geçici olarak çocukları nedeniyle yurt dışına gitmiş ise de Türkiye'de ikamet ettiğini, ancak Federal Alman Cumhuriyeti'nin sağlamış olduğu bazı sosyal yardımlardan faydalandığını,
davacının Kurumu yanıltıcı bir eylemi bulunmamasına karşın aylığının başlangıç tarihi itibarıyla iptal edilerek aylık ödenenlerinin yersiz olduğundan bahisle geri alınması amacıyla Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/761 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu yöndeki işlemin dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi olarak gösterildiğini, ancak 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önce ödenen aylıkların anılan kanun hükmüne istinaden geri istenmesinin mümkün olmadığını, yasaların geriye yürümeyeceğini beyanla;
davacı müvekkili aleyhine davalı Kurumca yersiz ödendiği iddia olunan yaşlılık aylıklarının rücuen tahsiline ilişkin olarak Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/761 Esas sırasına kayden başlatılan ilamsız icra takibi ve dayanağı kurum işlemlerinin iptaline, davacı müvekkilinin davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, davacı müvekkilinin kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve davacı müvekkilinin aylıklarından varsa yapılan kesintilerin işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yargılama aşamalarında Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2016/91 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacının temyizi üzerine, Dairemiz, 12.04.2018 tarihli 2016/14889 Esas 2018/3364 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu,
Mahkemenin bozmaya uyarak 02.02.2022 tarihli 2018/218 Esas 2022/62 Karar sayılı ilamı ile, davacı ...'a tebliğ edilen Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 04.01.2012 tarihli ve 5347595 sayılı belgesi ile tesis edilen kurum işleminin iptali ile davacı ...'ın davalı ...'na 26.03.2012 tarih 20122015000473 sayılı belgede belirtilen alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/761 Esas sayılı takip dosyasının davacı ...'ın davalı ...'na borcu bulunmadığından iptaline,
davacı ...'ın yaşlılık aylıklarından yapılan kesintilerin faiziyle geri verilmesine yönelik talebinin yaşlılık aylıklarından yapılan kesintilerin davacının borcundan mahsup edilmesi nedeniyle reddine, davacı ...'ın yaşlılık aylığının davalı ... tarafından kesilmediğinden yeniden aylık bağlanması talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında "...Türkiye’de 27.07.1968 tarihinde işe girişi, yurtiçi 1968-1969 tarihleri 4/1-a kapsamında 70 gün, 3201 sayılı Kanun kapsamında 29.07.1976-26.07.1994 tarihleri arası 5000 gün borçlanma süresi olmak üzere 5070 gün üzerinden davacıya 01.08.1995 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, yurda kesin dönüş şartını yerine getirmediği gerekçesiyle 25.07.2011 tarihinde tespit edilerek aylığının kesilerek 26.07.2001-24.04.2008 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylıklar borç tahakkuk ettirilerek hakkında icra takibi başlatıldığı, davacıya kesin dönüş şartını yerine getirdiği 01.05.2008 tarihinden itibaren aylığın tekrar bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, yukarıda bahsedilen hususlar çerçevesinde, 07.04.2011 tarihli TR4 belgesine göre uyuşmazlık konusu 15.07.1997-10.04.2008 tarihleri arası sosyal yardım aldığı anlaşılan davacı yönünden davalı Kurum’un istirdata hakkı bulunduğu ve Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından Mahkemece, davanın davanın reddi yerine yazılı şekilde kabul kararı verilmesi..." usul ve kanuna aykırı bulunarak bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu aylıkların zamanaşımı nedeniyle geri ödenmesinin istenemeyeceğini, borcun haksızca tahakkuk ettirildiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuşur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurtdışı borçlanması yapılarak bağlanan yaşlılık aylığının, ikamete dayalı sosyal yardım ödemesi alınması halinde kesilip kesilmeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi.
2- İlgili madde, "Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi Madde 6 – A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen (…) (1) borcunun tamamının ödenmiş olması, c) (…) (1) borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır. (Değişik son paragraf: 17.04.2008-5754/79 md.) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31.052006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B) (Değişik: 17.04.2008-5754/79 md.) (Değişik birinci paragraf: 16.06.2010-5997/15 md.) Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.
C) (Ek:18/6/2020-7247/3 md.) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelik ile belirlenir." düzenlemesini içerir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6606, K. 2023/8198, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama