KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/6792 E., 2023/8697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların adi ortaklık şeklinde faaliyet gösteren işyerinde çalışan davalı ...'ın 06.09.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Kurumca yapılan tüm ödemelerin rücuan tazminine yönelik İş Mahkemesi'nin 2019/572 E. sayılı dosyasına kayden açılan davanın derdest olduğunu, her ne kadar sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 30,2 olduğu belirtilmiş ise de, bu oranın çok yüksek olduğunu, anılan davada taraflarına verilen süre üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, davalının geçirdiği iş kazası sonucu ortaya çıkan sürekli iş göremezlik derecesinin yeniden tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının geçirdiği iş kazasından dolayı Kurum tarafından % 30,2 oranında sürekli iş göremez olduğunun tespitinin yapıldığını, tespit edilen oranın yüksek olduğuna ilişkin itirazı kabul etmediklerini, Kurum tarafından yapılan tespitin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının sürekli iş göremezlik gelir talebinde bulunması üzerine ... SGK İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 30,2 olarak belirlendiğini, kusur raporuna göre %75 kusuru bulunan işveren ... ve ... ortaklığına sigortalıya yapılan masrafların kusur oranına göre rücu edildiğini, sürekli iş göremezlik oranının tespiti için Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu'ndan yargılama aşamasında rapor aldırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davalı ...'ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranınına ilişkin SGK tarafından yapılan tespitte maluliyet oranının % 30,2 olduğuna karar verildiği, maluliyet oranının tespiti açısından mahkeme dosyasının öncelikle ...
Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet oranının % 30,2 olarak tespit edildiği, davacılar vekilinin maluliyet oranına itirazı doğrultusunda dosyanın maluliyet oranının tespiti ve iyileşme süresinin tespiti açısından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davalı hakkında düzenlenen rapora göre davacının E cetveline göre % 30,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına mütalaa verildiği,
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunun Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve SGK tarafından yapılan tespitle aynı olması nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunmadığından Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınmasına gerek görülmediği, davacılar tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen % 30,2 oranına maluliyetin daha düşük olması gerektiği gerekçesiyle itiraz edilerek dava açıldığından ve maluliyet oranının daha düşük olmadığı anlaşıldığından,
davanın reddine, davalı ...'ın 06.09.2016 tarihinde davacıların iş yerinde geçirdiği kaza nedeniyle 13.11.2016 tarihinden itibaren maluliyet oranının % 30,2 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacılar Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporlarının kesin ve kati raporlar olmadığı gibi mahkeme tarafından bağlayıcı nitelikte de olmadığını, kesin ve kati raporların üst kurullarından alınan raporlar olduğunu, delillerin tam olarak toplanmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalının, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporlarının aynı sonuca vardığı gözetilerek, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının sıralanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar ışığında kabulüne olanak bulunmamıştır.
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'ın, davacılar nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci ve 95 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6792, K. 2023/8697, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama