KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/6913 E., 2023/10735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2011 E., 2023/847 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/55 E., 2021/40 K.
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki, hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı işçinin davalı işyerinde 21.09.1998 tarihinde işe başladığının tespiti ile 21.09.1998-06.08.2003 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi (uzun vadeli) olarak yatınlmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasına ve davacı işçinin söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumundan yazılı istekte bulunmayan ya da kendisinden prim kesilmeyen yabancı işçi hizmet tespiti talebinde bulunamayacağı, davacının Türkiye'de ve özel olarak TÜBİTAK'ta çalışmaya karar verdiğinde koşullan bildiği, bu şartlarda çalışmayı kabul ettiği, uzun yıllar çalıştığı, söz konusu hak kaybının oluşabileceğini en başından beri bildiği, buna rağmen davacı hiçbir ihtirazi kayıt ileri sümıeksizio çalışmaya devam ettiği, davacının talebinin asıl muhatabının SSK / SGK olduğu, haksız davanın reddine, Kurumun harçtan muaf olduğundan harca hükmedilmemesi, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde; davanın tanık beyanlarıyla ispatı mümkün olmadığı, Kurumun davaya davalı sıfatıyla değil fer'i müdahil olarak devam etmesi ve müvekkil Kurum hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunda (1021769 sicil no.lu işveren) 21.09.1998 tarihinde işe başladığının tespitine, davacının 21.09.1998 - 06.08.2003 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine, bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, 01.10.1998 - 06.08.2003 tarihleri arasındaki dönem için uzun vadeli sigorta kollarına ait primlerin davalı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (1021769 sicil nolu işveren) tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı istinaf dilekçesinde, davacının tespit istediği dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 3/II-A bendi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmak istediğine dair talebi olmadığından yabancı uyruklu davacının hizmet tespiti talebinin kabulünün yerinde olmadığını, 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesince Türk uyruklu olmayan kimselerin kurumdan yazılı istekte bulunmaları gerektiğini, 4958 sayılı Kanun'un 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 57 nci maddesi ile istek şartına ilişkin düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığını,
bu tarih sonrasında istek şartı aranmaksızın yabancı uyruklu çalışanların 06.08.2003 tarihinden itibaren isteklerine bakılmaksızın tüm sigorta kollarına tabi olduklarını, yasanın yürürlük tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, istek şartının geriye dönük uygulanamayacağını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, istemiştir.
2.Fer'i müdahil istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, Kurum kayıtlarında davacının davaya konu dönemlerde, davalı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)'na ait iş yerinde çalıştığını gösterir herhangi bordro kaydı, işe giriş bildirgesi vs. belge yer almadığını, fiili olarak çalıştığını yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, davacının açılmasına sebebiyet vermediklerini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu belirterek istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6913, K. 2023/10735, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama