KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/7610 E., 2023/9131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/658 E., 2023/874 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Nazilli İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/311 E., 2022/281 K.
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 20.04.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarına göre olay günü davalı ... işçilerinin ... ilçesinde çalıştığı, akşam saatlerinde yine davalı şirket işçisi olan sürücü ...'in kazaya karışan araçla işçileri ... ilçesinden alarak Nazilli ilçesine doğru yola çıktığı, hatalı sollama neticesinde kazanın meydana geldiği, kaza geçirilen aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, kaza geçiren işçilerin ve sürücünün davalının işçileri olduğu,
olayda sigortalının işveren tarafından görev ile başka yere gönderilmesi yüzünden ve sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana geldiği, sürücü ile birlikte 5 davalı işçisi olması sebebiyle toplu olarak götürülme şartının sağlandığı anlaşılmakla davacının 20.04.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine,
davacı ...'ın 19.04.2006 tarihli iş kazası sonucu gelişen arızasının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli iş göremezlik oranı tayinine mahal olmadığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuna yapmış oldukları itiraz gereği dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını istirahat raporları doğrultusunda 6 ay işe gidemediğini, tedaviler nedeniyle araz kalmaksızın iyileştiğine dair raporların gerçeği yansıtmadığını, geçici iş gücü kaybının tespitinin yapılmadığını bu hususta hükümde yer verilmediğini, kısmen red nedeniyle davalı lehine vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu, geçici maluliyet tespit edilmeksizin kalıcı maluliyet bulunmadığı gerekçesi ile ret edildiğinden aleyhe vekalet ücretinin yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... İnş. Pet. Turz. İletişim San. Tic. Ltd. Şti. vekili, illiyet bağının bulunmadığını, kazanın, mesai saatleri dışında işçilerin iş görme edimi ile ilgi ve alakası bulunmayan bir saat ve mekanda gerçekleşmiş olduğundan, iş kazası olmayacağını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, uygun illiyet bağının kesildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, geçirilen kazanın iş kazası olduğunun tespitine yönelik kararın eksik inceleme sonucu verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "19.04.2006 günü, davalı şirketin çalışanlarının ... ilçesinde iş başı yaptıktan sonra 20,35 sıralarında davalı şirket adına tescilli ... plakalı ... marka kamyonet ile Nazilli lçesine seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında kamyonette yolcu olan davacının, kafa travması yaşadığı gerek Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasından gerek ise yargılama aşamasında beyanları alınan tanıkların anlatımlarından anlaşıldığı, Kurum Sağlık Kurulu'nun sigortalının meslekte kazanma gücü kaybının %0 olduğuna karar verdiği,
Yüksek Sağlık Kurulu'nun 01.09.2021 tarihli kararında, davacının, 19.04.2006 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle ortaya çıkan arızalarda maluliyetin gerekmediğine karar verdiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 06.04.2022 tarih ve 7111 Karar sayılı raporu esas alınmak suretiyle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.11.2014 tarih ve 2013/10-1146 E. - 2014/845 K. sayılı ilamında belirtilen prosedür gerçekleştirilmek suretiyle karar verildiği dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı,
ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuna yapmış oldukları itiraz gereği dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını istirahat raporları doğrultusunda 6 ay işe gidemediğini, tedaviler nedeniyle araz kalmaksızın iyileştiğine dair raporların gerçeği yansıtmadığını, geçici iş gücü kaybının tespitinin yapılmadığını bu hususta hükümde yer verilmediğini, kısmen red nedeniyle davalı lehine vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu, geçici maluliyet tespit edilmeksizin kalıcı maluliyet bulunmadığı gerekçesi ile ret edildiğinden aleyhe vekalet ücretinin yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, dinlenen tanıklara ...'da ne iş yaptıkları, hangi saat diliminde çalıştıkları, işyeri çalışma saatlerinin kaçla kaç arası olduğu, işin kaçta bittiği, iş bittikten sonra ...'da işle ilgili olmayan başka bir aktivite yapıp yapmadıkları (yemek yemek vs.) sorulmadığını, Müvekkil şirkete ait işyerinde, işçi nerede görevlendirilirse görevlendirilsin çalışma saati 17.30 itibariyle bittiğini, dolayısıyla işçilerin akşam 20.30 saatinde kaza yapmış olmaları iş dışında bir saat olması nedeniyle iş kazası olarak kabul edilemeyeceğini, iş kazası ile olay arasında illiyet bağı olmadığından bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, dosya da çelişkili tanık beyanlarının dışında, resmi, yazılı belgelerle, işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, vergi karneleri gibi belgelerle ispatlaması gerektiğini, tanık beyanlarının çelişki içersinde olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, ve 95 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7610, K. 2023/9131, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama