KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/7683 E., 2023/11180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2898 E., 2023/1122 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/230 E., 2022/63 K.
Karar Metni
2.189 kelime·11 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Kurum, ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Kurum, ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılar yanında 02.02.1995-04.09.2013 tarihleri arasında 15 gün gece vardiyasında 15 gün vardiyasında olmak üzere başlangıçta güvenlik görevlisi olarak, sonradan resepsiyon görevlisi olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 1.800,00 TL olduğunu belirterek 02.02.1995-04.09.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının üzerine düşen görevini yerine getirmediğini, çalışmaya başladıktan sonra 30 gün içinde Kuruma başvurup işe başladığını bildirmediğini ve ücret bordrolarının gerçeğe aykırı düzenlenmesi ile ilgili Kuruma şikayette bulunmadığını, çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaları Kurum kayıtları ile eşdeğer belgelerle ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekili, davacının 12.05.2000 tarihinde müvekkil yanında işe girdiğini ve işe girdiği tarihten itibaren tüm primlerinin eksiksiz ödendiğini, bu nedenle bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı işçinin müvekkil şirket nezdinde güvenlik görevlisi olarak en son brüt 1.023,00 TL ücretle çalıştığını, elden ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının önce Kuruma başvuru yapıp sonra dava açması gerektiğini, ancak davacının Kuruma başvurmadan dava açtığını bu nedenle davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkil nezdinde hiçbir çalışmasının bulunmadığını belirterek kararın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarının bir bölümünün imzalı olması dikkate alınarak buna ilişkin gerekli inceleme yapılmış ancak tanık beyanlarının da net olmaması sebebiyle tamamına itibar edilmediği, dosya içerisinde bulunan davacının 13.05.2000 - 04.09.2013 tarihleri arasında işyerinde çalışmış olduğu ve bu belgede ... kaşesinin mevcut olduğu ve yetkisilinin imzasının içerdiği anlaşıldığından davacı tarafından da imzalı olan bu belgenin davacının belirttiği tarihlerde kesintisiz çalışmasına dayanak teşkil eden yazılı bir belge olduğunun kabul edildiği,
yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen bu belge doğrultusunda ve hüküm kurmaya elverişli hukuka uygun düzenlenen 03.05.2021 düzenleme tarihli Bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenmiş raporun 1 numaralı bendinde bulunan günlük brüt asgari ücret tutarları üzerinden davacının çalıştığının kabul edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.1995-28.03.2000 tarihleri arasında sigortasız çalıştığının, 28.03.2000-04.09.2013 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitine, 01.07.1995-31.08.1995 tarihleri arasında 60 gün, günlük brüt 304.683,75 TL ücret ile 01.09.1995-31.07.1996 tarihleri arasında 330 gün,
günlük brüt 617.580,00 TL ücret ile 01.08.1997-31.07.1998 tarihleri arasında 360 gün, günlük brüt 2.586.937 TL ücret ile,01.08.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 150 gün, günlük brüt 3.492.283,50 TL ücret ile 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 5.699,475,00 TL ücret ile 01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 6.832.800,00 TL ücret ile 01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 8.015.400,00 TL ücret ile 01.07.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 8.672.400,00 TL ücret ile 01.01.2001-30.06.2001 tarihleri arasında 180 gün,
günlük brüt 10.216.350,00 TL ücret ile 01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün, günlük brüt 10.727,167,50 TL ücret ile 01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 12.259.620,00 TL ücret ile 01.01.2002-30.06.2002 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 16.206.054,75 TL ücret ile 01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 18.313.875,00 TL ücret ile 01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 360 gün, günlük brüt 22.338.000,00 TL ücret ile 01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 30.879.000,00 TL ücret ile 01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün,
günlük brüt 32.422.950,00 TL ücret ile 01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 35,67 TL ücret ile 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 56,46 TL ücret ile 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 41,06 TL ücret ile 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 42,70 TL ücret ile 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 44,41 TL ücret ile 01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 46,62 TL ücret ile 01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün,
günlük brüt 48,61 TL ücret ile 01.07.2009 -31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 50,58 TL ücret ile 01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 53,21 TL ücret ile 01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 55,51 TL ücret ile 01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 58,14 TL ücret ile 01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 62,04 TL ücret ile 01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 64,71 TL ücret ile 1.07.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük brüt 68,65 TL ücret ile 01.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün,
günlük brüt 71,43 TL ücret ile 01.07.2013-04.09.2013 tarihleri arasında 64 gün, günlük brüt 74,56 TL ücret ile çalıştığının tespiti ile kurum kayıtlarının bu şekli ile düzeltilmesine, Eksik olan primlerin 01.07.1995-31.01.2000 tarihlerini kapsayan dönemin davalı ... tarafından, diğer tüm dönemlerdeki eksik primlerin davalı ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş tarafından tamamlanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum, ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalılar ..., ...
İnşaat Turizm ve Tekstil AŞ. vekilleri dava, yasada öngörülen hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığından, davanın usulden reddi gerektiğini, dava açılmadan önce dava konusu talepler ile ilgili Kuruma başvurulmadığını, davacının müvekkil şirket nezdinde 12.05.2000 tarihinde çalışmaya başladığını ve çalışmalarının eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, bililirkişi raporunda müvekkilden sadır olmayan alelade belgeler, çelişkili, husumetli ve yeterli bilgisi bulunmayan tanık beyanları ve davacının iddiaları doğrultusunda davacının ücretinin hesaplanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte kısmen kabul kısmen red kararı verilmesine rağmen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenler tarafından davacının bir kısım çalışmalarının Kuruma bildirildiğinden ve kesintisiz blok çalışma olduğundan davacının iş akdinin sona erdiği tarihe göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerlerinin faal ve kapsamda olduğu,
tanık beyanlarına göre davacının mahkemece kabul edilen dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, HMK'nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalılar ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil Anonim Şirketi vekilinin, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalılar Kurum, ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar Kurum, ..., ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. vekilleri istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 02.02.1995-04.09.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77, 79, 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun.
200 ncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği,
202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme konusu dosyada; davacı 02.02.1995-04.09.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.1995-28.03.2000 döneminde davalı ..., 28.03.2000-04.09.2013 döneminde davalı ... İnşaat Turizm ve Tekstil A.Ş. nezdinde tespit edilen ücretler üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin hizmet tespitine ilişkin kararı yerinde ise de prime esas kazanç yönünden kurulan hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, prime esas kazancın tespiti yönünden dosya içerisinde bulunan 04.09.2013 tarihli çalışma belgesinde yer alan miktar esas alınmış ve bu tutarın asgari ücrete oranının 2,19 olduğu belirtilerek tespit edilen bütün dönemde davacının prime esas kazancının asgari ücretin 2,19 katı tutarında olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. 04.09.2013 tarihli çalışma belgesinde yer alan tutarın asgari ücrete oranlaması yapılmak suretiyle talep edilen bütün dönem yönünden prime esas kazancın bu şekilde tespit edilmesi yerinde değildir.
Yukarıda da açıklandığı üzere ücretin ispatında yazılı delil sunulması gerekmekte olup, bu kapsamda davacının ücretlerine ilişkin banka kayıtları ile yazılı belgeler araştırılmalı, tespit edilecek ödemeler ile kuruma bildirilen prime esas kazançlar karşılaştırılmalı, eksik bildirim tespit edilmesi halinde fark prime esas kazancın tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
13.11.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GERKEÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, aylık ücret tutarının 6100 sayılı HMK.’un 200 ve 202 nci maddelerinde belirtilen sınırları aştığı veya bordroların işçinin imzasını taşıdığı takdirde yazılı delille kanıtlanması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler,
örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.
3. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve : 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.
4. Somut uyuşmazlıkta davacı uzun yıllar güvenlik görevlisi olarak çalıştığını iddia etmiştir. Ücret ilgili sözleşme yoktur. Ancak işverenden sadır hizmet süresi ve son ücretinin ne kadar olduğuna dair yazılı belge vardır. Mahkemece bu belge dikkate alınarak son ücret asgari ücrete oranlanarak belirlenen oranlar üzerinden dönem ücretleri belirlenerek prime esas kazanç belirlenmiştir. Yöntem tartışılsa dahi işverenden sadır belge olduğu gibi davacı vasıflı bir işçidir.
Kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine göre vasıflı işçi olan davacının prime esas kazancının emsal ücret araştırması ve her türlü delille kanıtlanması esastır. Bordronun senet vasfı yoktur. Prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaslar ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca araştırma yapılmalıdır.
Prime esas kazanç yönünden resen araştırma ilkesi ve kamu düzeni ilkesine aykırı olacak şekilde salt yazılı belge ile sınırlandırılarak kararın bozulması gerekçesine katılınmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7683, K. 2023/11180, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama