İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/7683 K.2023/11957

birleşen dava davalısı ... vekili, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili

Esas2023/7683Karar2023/11957Tarih6 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.375 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/7683 E., 2023/11957 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/130 E., 2023/115 K.
Hüküm/karar
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.375 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

birleşen dava davalısı ... vekili, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili ve asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 30.05.2007 tarihinde müvekkiline demir çubukla vurarak ayağını kırdığını belirterek tedavi masrafları karşılığı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra süresi içinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde sehven yalnız tedavi gideri talep ettiklerini, davadaki maddi tazminat taleplerini “tedavi gideri ve iş gücü kaybı” olarak düzelttiklerini,

maddi tazminat taleplerini ileride artırmak üzere şimdilik 500,00 TL tedavi gideri ve 500,00 TL işgücü kaybı olarak değiştirdiklerini belirtmiş, 28.12.2015 tarihli talep artırım dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açtıkları dava değerini artırdıklarını, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerini 26.711,00 TL’ye yükselttiklerini beyan etmiş, 29.12.2015 tarihli ıslah dilekçesinde ise davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı kanısıyla 28.12.2015 tarihli dilekçeleri ile sehven dava değerini artırdıklarını, ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını,

usuli bir tartışmaya neden olmamak için daha önceki talepleri gibi davalarını bu kez ıslah ettiklerini, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerini 26.711,00 TL’ye yükselttiklerini, tedavi gideri bakımından fatura sunamadıklarını bu nedenle 500,00 TL üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 15.03.2007 tarihinde davalılar ... ve ...'in müvekkiline karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlediklerini, müvekkilinin manen zarar gördüğünü belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya vurmadığını, 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/383 Esas sayılı dosyasında davacının merdivenden düşerek yaralandığı gerekçesiyle müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat davasına dayanak yapılan olayın tarihinin 15.03.2007 olduğunu, birleşen davanın 08.05.2014 tarihinde açıldığını, olay tarihinden bu yana yedi yıl geçtiğini, yedi yıl sonra davalının manevi zarara uğramasının makul olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 29.06.2016 tarihli ve 2013/593 Esas, 2016/236 Karar sayılı ilamı ile; iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; asıl davada maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 26.711,00 TL'nin 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...’e verilmesine, tedavi masrafları yönünden açılan davanın reddine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...’e verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın 15.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 29.06.2016 tarihli ve 2013/593 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararına karşı asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili ve katılma yoluyla asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 11.02.2019 tarihli ve 2016/14516 Esas, 2019/584 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava dosyasının incelenmesinde; davalının, davacı ...’e yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/383 Esas– 2014/837 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verilerek cezanın ertelendiği, kararın Yargıtay 3.Ceza Dairesince davalı sanık hakkında haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinden bahisle bozularak adı geçen mahkemeye gönderildiği, bozma sonrası yargılamanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Ceza mahkemesinin maddi vakıalara yönelik kesinleşmiş kararı bağlayıcı olmasına rağmen somut olayda henüz kesinleşmiş bir karardan söz etmek mümkün değildir.

Ceza yargılaması sonucunda davalı bakımından haksız tahrik hükümlerinin uygulanma ihtimali bulunduğundan, ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması gözetilerek ceza ve hukuk yargılamasında çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçmek bakımından, davalı ... hakkındaki ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmelidir.

Buna göre, ceza dosyasının kesinleşmesinden sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemiştir...." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 02.09.2015 tarihli ATK raporuna göre davacı ...’in % 10 oranında maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, 30.11.2015 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı ...'in geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 1.659,95 TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 25.051,37 TL olarak hesaplandığı,

Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1005 Esas, 2020/871 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın meydana gelen olayda demir çubuk ile katılan ...'e vurduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, katılanı vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, ilk haksız eylemin kimden geldiği anlaşılamadığından sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulandığı, bu şekilde sanığın atılı suçun sübuta erdiği gerekçesiyle sanık ...'ın, katılan sanık ...'e karşı üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek sanığın 1 yıl 2 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

söz konusu kararın 11.05.2022 tarihinde kesinleştiği, asıl dava dosyasında davalının davacı ... ve eşi Hasan'dan işyerini kiraladığı, kira meselesi yüzünden aralarında ihtilaf çıktığı ve bunun kavgaya dönüştüğü, ...'ın ...'i kemik kırığı meydana getirecek şekilde yaraladığı olay nedeniyle davacının %10 oranında meslekte kazanma gücünden kaldığı, Yargıtay belirlemesine göre de ilk haksız hareketin kimin tarafından meydana getirildiğinin belli olmadığı,

her ne kadar davalı tarafın davacının iki kere dilekçesini ıslah ettiği yönünde itirazları varsa da davacı vekilinin dosya dilekçeler aşamasında iken dava dilekçesini düzeltecek şekilde dilekçe verdiği ve maddi tazminat olarak 1.000,00 TL talep ettiği, 1.000,00 TL'nin 500,00 TL'sinin iş gücü kaybı, 500,00 TL'sinin de tedavi masrafı olarak istendiğini açıkladığı bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

dilekçeler safhasında tarafların serbestçe talepleri üzerinde tasarrufta bulunabilecekleri, bu sebeplerle davalı ... tarafından kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralanan Koncafer'in açtığı iş gücü kaybından kaynaklanan zararı ile ilgili olarak aktüerya bilirkişisinin raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan ıslah dilekçesi ve usulü kazanılmış hak ilkesi gözetilerek iş gücü kaybına ilişkin davanın kabulüne, asıl dava dosyasında davacının tedavi masrafı adı altında istediği 500,00 TL masraf yaptığına dair dosyada delil bulunmadığı, asıl dava dosyasında davacının manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacının uzun süre tedavi edildiği,

bu sebeple duyduğu acı ve üzüntünün derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları manevi tazminatın üzüntüleri giderme amacıyla istenebileceği hususları gözetilerek istenilen manevi tazminatın yüksek olduğu, usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek 8.000,00 TL üzerinden davanın kabulünün uygun olacağı, birleşen 3.Asliye Hukuk mahkemesinin dosyasında ise 8.Asliye Ceza Mahkemesinde toplanan deliller,

davalıların söz konusu dosyada davacıya yönelik ölümle tehdit suçundan tahrik altında kalarak suç işlemiş olmaları nedeniyle cezalandırılmış olmaları ve bu kararın kesinleşmiş olması hususları gözetilerek ayrıca zamanaşımı süresi içerisinde manevi tazminat davasının açılabileceği, bu yönden davalılar vekilinin savunmasının yerinde olmadığı, birleşen dosyada ... vekilinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 10.000,00 TL nin tahsil edilip müvekkiline verilmesini istediği,

ceza mahkemesi kararının bozma ilamında gösterildiği şekilde olayın davacının tahriki sonrasında meydana geldiği hususu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak istenilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu davanın 3.500,00 TL üzerinden kabulünün uygun olacağı gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 26.711,00 TL'nin 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine,

tedavi masrafları yönünden açılan davanın reddine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın 15.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili ve asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava yönünden, tazminat hesabının karar tarihine en yakın tarihte yürürlükte olan asgari ücrete ve TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebi yönünden bozma ilamı öncesinde verilen karar sırasında kurulan ceza mahkemesi kararının değiştiğini, davalı ...'a suçun silahtan sayılan demir çubukla işlenmesi nedeni ile daha ağır ceza verildiğini, davalının eyleminin ağırlığı ve davacının kalıcı sakatlığı nazara alınarak talep edilen manevi tazminatın tamamının kabul edilmesini talep ettiklerini,

birleşen dava yönünden, tehdit eylemine bağlı manevi tazminat talebinin mümkün olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki manevi tazminat ile ilgili düzenlemede, kişinin vücut bütünlüğüne zarar verici eylemler ile kişinin onuruna yönelik saldırıların manevi tazminatın konusunu oluşturabileceğini, kanunda düzenlenmeyen bir olguya bağlı manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada mahkeme tarafından usuli kazanılmış hak olduğu gerekçesiyle bozmadan önceki hukuka aykırı karara aynen karar verildiğini, dosyada usuli kazanılmış hakkın bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ıslahının süresinde olmadığını, ıslah dilekçesinin geçerli olmadığını, müvekkilinin davaya konu olayda hiçbir kusuru, haksız ve hukuka aykırı eylemi olmadığını, davacı ...’in merdivenlerden düşerek kendi kusuru ile yaralandığını,

ceza yargılamasında müvekkili lehine haksız tahrik indirimi uygulandığını, hukuk mahkemesinde de %30 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacı ...’in sağlıklı olduğu,

iş göremezlik hali yaratacak herhangi bir durumunun olmadığına ilişkin sundukları CD kaydının dikkate alınmadığını, birleşen davada müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, mahkemece 500,00 TL tedavi gideri yönünden davanın reddine karar verildiğini, reddedilen miktar üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı HMK’nın 109 uncu maddesi, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46, 47, 49, 60 ve 133 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4 üncü maddesi gereğince HUMK’nun 427 inci maddesi uyarınca temyize konu bölümünün 12.950,00 TL’yi geçmemesi durumunda karar kesindir.

Somut olayda birleşen davada dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar 6.500,00 TL olup birleşen dava davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Somut olayda birleşen davada dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 3.500,00 TL olup birleşen dava davalıları ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle asıl dava davacısı ... tarafından mahkemece verilen 29.06.2016 tarihli ilk karara karşı süresinde temyiz yoluna başvurulmadığı, davalı ...'ın davacı ...'i kasten yaraladığına ilişkin kesinleşmiş ceza davası kararının bulunduğu, davacı ...'in maluliyet oranının dosya kapsamında alınan rapor ile usulüne uygun şekilde tespit edildiği,

davalı ...'ın silahtan sayılan demir sopa ile davacı ...'i ağır (4.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama eylemi için, 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/3 maddelerinde öngörülen ceza miktarları gözetilerek, TCK'nun 66/1-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, yaralama eyleminin 30.05.2007, ıslah tarihinin ise 28.12.2015 olduğu, bu haliyle ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; asıl dava davacısı ... vekilinin tüm, asıl dava davalısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53 üncü (TBK’nun 74) maddesi gereği, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz ise de hukuk hâkiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olup, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.

Dosya kapsamından; Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/1005 Esas, 2020/871 Karar sayılı 07.12.2020 tarihli ilamı ile davalı sanık ...'ın davacı ...'e karşı nitelikli kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden davalı sanık ... lehine değerlendirme yapılarak sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 29 uncu maddesi gereğince 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığı, cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/2687 Esas, 2022/3517 Karar sayılı 11.05.2022 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, kararın 11.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda, davalı ...'ın davacı ...'e karşı kasten yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Haksız tahrik, zarara uğrayanın müterafik kusurunu ifade eder. Mahkemece dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporunda davacı ... için hesaplanan maddi tazminattan haksız tahrik indirimi yapılmadan karar verilmiştir. Eylem tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 44 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca maddi tazminattan haksız tahrik indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir.

Bununla birlikte davacı ...'in manevi tazminat istemi hakkında karar verilirken eylemin haksız tahrik altında gerçekleştiği hususunun gözetilmediği, hatalı değerlendirmeyle usuli kazanılmış hakkın bulunduğu gerekçesiyle karar verildiği, ancak mahkemece verilen ilk karara karşı davacı ...'in sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde olmaması sebebiyle reddedildiği, bu haliyle usuli kazanılmış bir haktan da söz edilmeyeceği görülmüştür.

Buna göre mahkemece davacı ...'in manevi tazminat isteminden de, davacı ...'in kusur durumu gözetilerek fakat matematiksel oranla bağlı kalınmaksızın bir miktar indirim yapılmalıdır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen dava davacısı ... vekili ve birleşen dava davalıları ... ile ... vekilinin birleşen dava yönünden temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, asıl dava davacısı ... vekilinin tüm, asıl dava davalısı ... vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl dava davalısı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'e yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... ile birleşen davada davalı ...'e iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Asıl Davada davalı, birleşen davada davacı ... · 427,60 TL 0.H. · 179,90 TL P.H. · 247,70 TL Kalan

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7683, K. 2023/11957, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7683
Karar No
2023/11957
Tarih
6 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7684 K.2023/7552
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7685 K.2023/7427
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7687 K.2023/7273
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7688 K.2023/11966
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7688 K.2023/7909
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/7689 K.2023/9446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.