İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7726 K.2023/7770

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ile fazladan ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen…

Esas2023/7726Karar2023/7770Tarih11 Temmuz 2023Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/7726 E., 2023/7770 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2023
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3419 E., 2022/1715 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Kayseri 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/467 E., 2022/123 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ile fazladan ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin TTK çerçevesinde kurulmuş ticari bir şirket olduğunu, şirketin tüm faaliyetlerinin TTK ve ilgili mevzuat hükümleri ve ana sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde yürütüldüğünü, şirket hissedarları arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesinin olmasının şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu hususunu değiştirmediğini, işveren sıfatı ile işçi istihdam eden müvekkili şirketin sosyal güvenlik hukukuna ilişkin mevzuat uyarında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini,

5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi gereğince yasal hak olan beş puanlık indirimden faydalanmak amacıyla 02.11.2008 tarih ve 16230 sayılı dilekçe ile davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı kurumun 12.11.2018 tarihli cevabi yazısı ile "şirketin" 50 den fazla hissesinin kamuya ait olması gerekse de 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlar kapsamında olması" yönünde gerekçe gösterilerek müvekkili şirketin talebinin reddedildiğini,

davalı kurumun red gerekçesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek müvekkili şirketin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 3 üncü maddesinin 21 inci fırkasında tanımlanan kamu idarelerinden olmadığının ve özel sektör işvereni olduğunun ve müvekkili şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi gereğince %5'lik prim indiriminden yararlanması gerektiğinin tespitine, 5 puanlık prim indiriminden yararlanma hakkının yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin iş yerlerinin kamu iş yeri niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2021 tarih ve 2021/2078 Esas, 2021/1628 Karar sayılı kaldırma ilamı öncesi ve sonrası tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Mahkememizce davacı tarafa kaldırma ilamı doğrultusunda kuruma idari başvuruda bulunması için kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça kuruma idari başvuruda bulunduğu görülmüştür.

Yine dosya kapsamında celp edilen kurum kayıtlarından davacı işverenin 01.10.2008-01.03.2011 tarihleri arası (2008/10-2011/02) aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenli olarak kuruma verildiği, belgelerden kaynaklı prim borçlarının düzenli ödediği, idari para cezası, prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde belirtilen 5 puanlık indirimden yararlanmak için belgelerin süresinde kuruma verildiği ve borçların süresinde ödenmesi şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır.

Kurumun cevabi yazısı, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal kararlar ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile dosya kapsamından davacı şirketin TTK çerçevesinde kurulmuş bir şirket olduğu, şirketin tüm faaliyetlerinin Türk Ticaret Kanunu ve ilgili hükümlerine ve ana sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde yürütültüğü, şirket hissedarları arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesinin olmasının davacı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu hususunu değiştirmeyeceği,

davacı şirketin kuruluş ve işleyici bakımından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir anonim şirketi olduğu dikkate alınarak davacının prim indiriminden yararlanması gerektiği değerlendirilmiş ancak 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenleme sonrasında 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamından çıkartılmış olması sebebiyle davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden itibaren teşvikten yararlanma hakkını kaybetmiş olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin %5 prim indiriminden 01.10.2008-01.03.2011 tarihleri arasında yararlanması gerektiğinin

tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, kendisinin esasen 01.10.2008 tarihinden itibaren ve 01.03.2011 tarihi ve sonrasında da 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvikten faydalandırılması gerektiğini, belirterek aksi yöndeki kısmen kabule ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....İstinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında daire önüne gelen uyuşmazlık dikkate alınmak sureti ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; eldeki davanın sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında prim teşviki, destek ve indirim uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olduğu, her ne kadar davacı vekilince davanın tümden kabul edilmesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de.

6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenleme sonrasında 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamından çıkartılmış olması sebebiyle davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden itibaren teşvikten yararlanma hakkının olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin ve tespitinin yerinde olduğu, yine davalı vekilince davanın reddine karar verilmesi istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de.

6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenlemeden önce 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamında olmadığına dair açık bir düzenlemenin yer almaması ve davacı şirketin faaliyet alanı ile yapısı gözetildiğinde yapılan yasal değişikliğe kadar davacının teşvikten yararlanmasına engel hukuki bir durumun bulunmaması nedeniyle Mahkemece davacı şirketin %5 prim indiriminden 01.10.2008-01.03.2011 tarihleri arasında yararlanmasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, kendisinin esasen 01.10.2008 tarihinden itibaren ve 01.03.2011 tarihi ve sonrasında da 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvikten faydalandırılması gerektiğini, kuruluşunun özel hukuk hükümlerine tabi olup, teşvik hükümlerinden faydalandırılması bakımından önünde hiçbir engelin bulunmadığını, buna göre Kanunun yürürlük tarihi sonrası bakımından da teşvikten faydalanmaya hakkı olduğunu belirterek aksi yöndeki kısmen kabule ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca teşvik iptaline gidilmesine karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan %5 teşvik indiriminden davacının faydalandırılmamasına ilişkin davalı Kurum işleminin yerinde olup olmadığı ile davacının fazladan ödenen primlerinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme Davanın yasal dayanaklarından olan, 5510 sayılı Kanun'un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin “I” bendinin 6111 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde;

“ı)-Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.

İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22.02.2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil,

taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. ” hükmü mevcut iken, 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile “....Bu bent hükümleri.

21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun'dan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.” Şeklini almış olup, açıklanan madde ile özel sektör işverenlerinin teşviklerden faydalanmasına dair şartlar yeniden ve açıklanmak suretiyle belirlenmiştir.

Eldeki davada ise, sermayesinin büyük bölümünün Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanarak %50,93 oranındaki doğrudan ve dolaylı olarak ortaklığı ile kalan hisselerin de yine Belediyeye ait diğer şirketlere ait olduğu anlaşılan davacı şirkete ait iş yerlerinin yasanın ilk hali kapsamında, “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz” hükmü gereğince Kamu idaresi işyerleri kapsamında olup olmadığı hususunda uyuşmazlığın doğduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle belirtilmelidir ki, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı hususunda tereddüt yoktur.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde Kamu idarelerinin tanımı yapılmış olup,

“Kamu idareleri: 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50 sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,” ifade ettiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca 5018 sayılı Kanun hükümlerinin de irdelenmesi gerekli olup, anılan kanun’un 3 üncü maddesinin “a” bendinde “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, mahalli idarelerin ise aynı maddenin “e” bendinde tanımlanarak, “Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri” ifade ettiği hususu açıklanmıştır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda, sermayesinin büyük bölümünün mahalli idarelerden olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandığı anlaşılan davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve davanın reddi gereği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7726, K. 2023/7770, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7726
Karar No
2023/7770
Tarih
11 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7726 K.2023/11006
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7727 K.2023/11007
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7727 K.2023/7772
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7728 K.2023/11008
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7729 K.2023/11009
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7730 K.2023/11010

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.