KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8018 E., 2024/14144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2546 E., 2023/704 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/716 E., 2022/322 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 12.02.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davacının kusur durumu incelenirken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a ve 52/1-b maddelerini ihlal ettiğinin tespit edildiğini ancak 12.02.2018 tarihli trafik kaza tutanağında davacının hızına yahut anılan Kanun'un 52/1-b maddesini ihlal ettiğine ilişkin bir tespit bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından araç yükünün bağlanma şekli ve miktarının kazaya sebebiyet verecek nitelikte olup - olmadığı hususunda değerlendirmenin yapılmadığını, davalı işverenin iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine aykırı hareketlerinin göz ardı edildiğini,
01.10.2021 tarihli raporda kaçınılmazlık kavramına değinilmediğini, Mahkemece hukuka aykırı bilirkişi raporları esas alınarak ve kaçınılmazlık ilkesi göz ardı edilerek karar verildiğini, davalı işveren tarafından davacıya eğitim verilmediğini, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8018, K. 2024/14144, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama