KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8287 E., 2024/12636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3096 E., 2023/1353 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 11. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/619 E., 2021/716 K.
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat miktarları ve vekalet ücretlerine dair istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş olup, davacılar vekili ve davalı DSİ tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Somut olayda davacılar vekili tarafından maddi ve manevi tazminata dair hükmün temyiz edildiği anlaşılmakla, maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 238.730,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kalmakla davacılar vekilinin ve DSİ vekilinin temyiz itirazlarının esasının incelenmesinin mümkün olmaması nedeniyle davacılar vekilinin ve DSİ vekilinin temyiz isteminin aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8287, K. 2024/12636, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama