KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8517 E., 2023/10145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/859 E., 2023/766 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/122 E., 2021/552 K.
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile maluliyet oranın tespiti ile maluliyet aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının çalışma gücünün %60'dan fazlasını kaybedecek derecede malul olduğunu, 07.02.2017 tarihinde malullük aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunduğunu ancak çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini ileri sürerek davacının maluliyet oranının tespiti ile Kuruma başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'nin maluliyet oranının tespitine ilişkin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 2018/6816 Esas sayılı, 46/10102 Karar sayılı kararı ve ATK 3. İhtisas Kurulunun 13.03.2020/4745 karar numaralı kararı arasındaki çelişkilerin giderildiği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 18.08.2021 tarihli raporu ile davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3 Maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğu,
malül sayılması gerektiği, maluliyet başlangıç tarihinin de 19.02.2020 tarihi olduğu sabit olduğundan davanın kabulüne,davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3 Maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun, malül sayılması gerektiğinin, maluliyet başlangıç tarihinin de 19.02.2020 tarihi olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile
-Davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği P.3 Maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun, malül sayılması gerektiğinin, maluliyet başlangıç tarihinin de 19.02.2020 tarihi olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ATK İkinci Üst Kurulu'nun 18.08.2021 tarihli raporuna karşı yapılan itirazın dikkate alınmadığını, anılan rapor ile önceki raporlar arasındaki çelişkiler irdelenmeden ve maluliyet oranının artış sebebine ilişkin bir açıklama yapılmadan karar verildiğini, maluliyet tespit tarihi olan 05.08.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren maliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerektiği halde,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 19.03.2020 tarih ve 13.03.2020/4745 sayılı rapor tarihinin maluliyet başlangıç tarihi olarak kabulünün ayrıca Kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeden bakiye 14,90 harcın Kurumdan tahsiline ve davacının yatırdığı 88,80 TL harcın Kurumdan alınarak davacıya ödenmesi şeklinde karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince anılan yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkinin ATK 2. Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle usulünce giderilmiş olması karşısında davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiğinin, malul sayılması gerektiğinin, maluliyet başlangıç tarihinin de 19.02.2020 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Ancak, davacının maluliyet başlangıç tarihinin; gerek tahsis talep gerekse dava tarihinden sonraki bir tarih olan 19.02.2020 tarihi olduğunun tespit edilmesi karşısında yukarıda anılan yasal düzenlemeler gözetilerek; davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.03.2020 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığı gibi 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36 ncı maddesine göre davalı Kurumun harçtan muaf olduğu düşünülmeden harçtan sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı
bulunduğundan davalı Kurumun kısmen yerinde bulunan istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle "1- Davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/122 E. 2021/552 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kısmen kabulü ile davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiğinin ve malul sayılması gerektiğinin, maluliyet başlangıç tarihinin 19.02.2020 tarihi olduğunun ve 01.03.2020 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine, davacının malullük aylığının başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, maluliyet oranının tespiti ile maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun'un 25, 26, 27 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8517, K. 2023/10145, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama