İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8537 K.2024/11447

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/8537Karar2024/11447Tarih21 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8537 E., 2024/11447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/340 E., 2023/619 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Demirci Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2014/6 E., 2022/357 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

24.10.2013 günü müvekkilenin eşi ...'ın Orman İşletme Müdürlüğünün Gördes bölgesindeki kesim işinde çalışırken, 18.5 metre ilerisindeki ...’ın kesmiş olduğu ağacın çarpmasıyla vefat ettiğini, olay anında maktulün de başka bir ağaçta kesim işi yaptığını, olayın iş kazası olduğunu, davalılardan ...'nun ihaleyi alan müteahhit, ...'ın ise taşeron ve ağacı keserek ölüm fiilini gerçekleşmesine neden olan kişi olduğunu, iş yerinde, iş kazasının önlenmesi için zorunlu olan güvenlik önlemlerinin hiç birisinin alınmadığını, bu yönde gerekli denetimler ve eğitimlerin yapılmadığını, çalışanlara baret dahi verilmediğini,

sürekli baretsiz çalışmalar yapıldığını, iş alanında başkaca güvenlik önlemleri de bulunmadığını, ...'ın çevre kontrolleri yapmadan ve önlem almadan ağaç kestiğini, dolayısıyla her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğunu, ...'ın günlük 75 TL ücretle orman kesiminde çalıştığını, köyde tarım işleriyle uğraştığını, eşi ve çocukları için maddi desteğin yanında ihtiyaç olan tüm alanlarda yardım ve hizmet ederek de destek sağladığını, ...'ın ev hanımı olup, hiçbir yerden geliri olmadığını, bu güne kadar eşinin desteğiyle yaşamını sürdürdüğünü, diğer davacıların ise oldukça küçük olup, maktulün çocukları olduğunu,

onların da hiçbir yerden gelirleri olmadığını, elim olayla birlikte tüm davacıların biricik desteklerini kaybettiklerini, bu yüzden bilirkişinin yapacağı hesaplama sonucu belirlenmek üzere davacı ... için 526.582,80 TL, davacı ... 42.258,19 TL, davacı ...

43.611,55 TL maddi tazminatın, davacı ...'ın eşini, diğer davacıların biricik babalarını kaybetmenin dayanılmaz acılarını yaşadıklarını, ... ve ... 'in yaşlarının küçük olması nedeniyle çok daha büyük acılar yaşayacaklarını, acılarının bir an olsun dindirilmesi için ... için 35.000 TL, çocuklar için 40.000’er TL olmak üzere toplam 115.000 TL manevi tazminat dilediklerini, davalıların mallarını kaçırma girişimi içerisinde olduklarını, bu yüzden taşınmazların tapu kayıtları ve araçların trafik kayıtları üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini belirterek, davalarının kabulü ile,

müştereken ve müteselsilen 24.10.2013 tarihinden itibaren yasal faize, davalıların taşınmalarının tapu kayıtları, araç trafik kayıtları ve banka hesapları üzerine tedbire karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı ... usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş ve sadece 2. celseye katılarak "Benim şu anda bir diyeceğim yoktur. Daha önce verdiğim ifadeleri aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; soruşturma dosyasında mevcut bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur oranları, oluşu ve gerçek durumu yansıtmadığını, ceza dosyasında oluşa ve kusura ilişkin itirazlarının yapılacağını, müvekkilinin Orman İdaresinden kesim işini aldığını ve diğer davalı ...'a götürü usulü devrettiğini, ... ve diğer işçilerin ... tarafından bulunduğunu, işçilerin organizasyonu, çalışma usul ve esasları, alınacak güvenlik tedbirleri bizzat diğer davalı ... tarafından değerlendirilip uygulandığını,

soruşturma dosyası içeriğinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin işin yürütümü esnasında kullanılacak koruyucu malzemeyi tedarik ettiğini, söz konusu malzemenin kullanılmaması hususunda müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, bir ağaç kesilirken çevresinde belli mesafe içerisinde kimsenin bulunmaması gerektiğini, bu söz konusu işin yapılması esnasında uygulanması gereken en ... ve en önemli kural olduğunu, iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun niteliğinin Yargıtayın kararlarında benimsediği görüşe göre, kusura dayandığını, hukuk düzeninde özel bir düzenleme söz konusu olmadıkça asıl olanın kusur sorumluluğu olduğunu,

işverenin kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı yoksa, işverenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, kusur sorumluluğunda 3 halde illiyet bağı kesilebileceğini, bunların, mücbir neden, zarar görenin ve 3. kişinin ağır kusuru olduğunu, öğretide illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için geçerli olduğunun vurgulandığını, kusurlu olmadığı halde işvereni, meydana gelen zarardan sorumlu tutmanın adalet ve hakkaniyet duygularını inciteceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.3.1987 tarih ve 1986/9-722 E. 203 K. sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğunu,

mevcut olayda zarar görenin ve özellikle diğer davalının ağır kusuru söz konusu olup müvekkile yüklenebilecek kusur ile zarar arasında illiyet bağı kalmadığını, gerek ... gerekse diğer davalının yıllardan beri orman işlerinde çalışan kişiler olup bu hususta eğitime gereksinimleri olmadığı kanaatinde olduklarını, tazminat sorumluluklarının olmadığını düşünmekle beraber manevi tazminat tayininde mahkeme şüphesiz oluşa, kusura ve hakkaniyete göre karar vermek durumunda olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, karşı yanın kaybının büyüklüğü ve geride kalanlar üzerindeki olumsuz etkisinin tartışmasız olduğunu,

ancak emsal kararlar ve yerleşik uygulamalar dikkate alındığında talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, talep olunan maddi tazminatları kabul anlamına gelmemekle beraber müteveffanın günlük 75 TL kazanca sahip olmasının mümkün olmadığını, çalışmakta olduğu işin dönemsel bir iş olup sürekliliği bulunmadığını, anılan gelirin sadece kısa bir süre için elde edildiğini, yılın kalan günlerinde bahsi geçen miktarların kazanılıyor olmasının ... ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumu, yaşadığı yer gibi unsurlar nazara alındığında gerçekçi olmadığını, müteveffanın hayatı boyunca ilk kez müvekkili tarafından sigortalı yapıldığını,

öncesinde düzenli hiç bir işinin olmadığını, dava konusu olay neticesinde başlatılan soruşturmanın üç kişi hakkında dava açılması ile sonuçlandığını, ancak Mahkemece ikame edilen davada diğer sanık ...

Kılınç'ın taraf olmadığını, aynı olaydan kaynaklanan bu dava nedeni ile taraflar arasında dava arkadaşlığı söz konusu olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını düşünmekle beraber insani kaygılarla kazanın olduğu günden bu yana karşı yan ve yakınlarıyla iletişim gayretinde olmuş olsa da karşı yanın müvekkilin yaklaşımlarını sürekli boşa çıkardığını ve aniden bu davanın ikame edildiğini, müvekkilinin son derece iyi niyetli olup uzlaşma olmamasının nedeninin karşı yan olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı işveren ...’nun olayın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ...’ın olayın meydana gelmesinde % 30 oranında kusurlu olduğu, ... işçi ...’ın olayın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olduğu, dava dışı orman mühendisi ... Kılınç’ın olayın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle;

"1-Davanın kabulü ile

A) 526.582,80 TL maddi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

B) 42.258,19 TL maddi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

C) 43.611,55 TL maddi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

Ç) 35.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

D) 40.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

E) 40.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihi olan 24.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisinin tarım ve orman işçisi olduğunu, İş Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca İş Kanunu'nun kapsamında olmadığını bu sebeple İş Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılmasının hatalı olduğunu, dava tarihinin 06.01.2014, ıslah tarihinin 08.11.2022 olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı müvekkilinin Orman İdaresinden ihale suretiyle kazanın meydana geldiği alanın kesim işini aldığını ve diğer davalı ... 'a götürü usulü devrettiğini, müvekkilinin işin yürütümü esnasında koruyucu malzemeleri tedarik ederek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini,

müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, kazada zarar görenin ağır kusuru olduğunu, bu sebeple illiyet bağının kesildiğini, üçüncü kişi ...

Kılınç'ın kazada kusurlu olduğunun belirlendiğini, üçüncü kişi ile davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, ancak üçüncü kişiye karşı dava açılmadığından taraf teşkilinin sağlanmadığını, hesap bilirkişisinin raporunda maddi zararın hatalı olarak değerlendirildiğini, eş için destek süresinin hatalı olduğunu, davacı eşin evlenme olasılığı hakkında yapılan belirlemede Moser veya Stauffer/Schaetzle tablosunun kullanılmadığını, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından düzenlenen tablonun kullanıldığını, AYİM tablosunun kullanılması sebebiyle 18 yaşından küçük çocuklar için % 5 indirime gidildiğini,

hesap yönteminin hatalı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacı eş için 35.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince talep gibi karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B)Davalı vekilinin davacılar ... ile ... lehine hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilince davacı ... için 42.258,19 TL, davacı ... için 43.611,55 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince talep gibi karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

C) Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin davacılar ... ile ... lehine hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8537, K. 2024/11447, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8537
Karar No
2024/11447
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/8539 K.2024/11267
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8546 K.2024/11405
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/8553 K.2024/17795
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/8559 K.2024/18349
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8573 K.2024/10840
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8577 K.2024/10347

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.