KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8647 E., 2023/10599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2747 E., 2023/967 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/176 E., 2021/328 K.
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... işyeri sicil numaralı işyerindeki fiili ve gerçek çalışmalarına ilişkin günlerinin Kurum tarafından iptal edildiğini, iptal nedeniyle yaşlılık aylığının kesilerek borç çıkarıldığını, Kurum tarafından iptal edilen günlerde davacının fiilen ve gerçek çalıştığını beyanla, 07.03.2009 - 21.06.2009 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitini, Kurumun aylık kesme işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ve haksız olarak yapılan kesintiler için şimdilik 100,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi ve 22.07.2011 tarih 2011/58 sayılı Genelge hükümlerine göre yapıldığını, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında mevcut Kurum resmi kayıtlarının incelenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumunda 1299561.035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Tekstil... Ltd.
Şti. unvanlı iş yeriyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 14.08.2017 tarihli raporda iş yerinin sahte sigortalılık bildirimi işlemlerinde kullanılmış olması nedeniyle iş yeri dosyasından 08.12.2007 tarihinden itibaren yapılan sigorta bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin tespit edilmesi üzerine bu iş yerinden 07.03.2009 - 21.06.2009 tarihleri arasında hizmet bildirimi olan davacının da hizmetlerinin iptal edilmesi sonucunda bu iş yerindeki bildirimlerinin emekliliğinde değerlendirilemeyeceğinden davacının aylığının durdurulmuş olduğu,
davacı tarafından Kuruma işlemin iptali amacıyla başvurulmuş olmasına karşın Konak SGM'nin 09.07.2020 tarihli yazı cevabından sabit olduğu üzere davacının talebinin reddedilmiş olduğu, Mahkemece davacının delilleri toplanılmış olup dosya kapsamında dinlenilen davacı tanıkları ..., ... ve ... isimli tanıkların davacının iddialarını destekler mahiyette beyanda bulundukları, her ne kadar davacı tanıkları davacının iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunmuşlarsa da dosya kapsamında mevcut bulunan denetmen raporunda davacının Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde alınmış olan 16.06.2017 tarihli ifadesinde ...
Tekstil isimli iş yerini hatırlamadığını bu şirketin ortağı olduğu anlaşılan ... isminde herhangi bir kişiyi tanımadığını açıkça ikrar ettiği, bu nedenle davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ...
Tekstil isimli iş yerinde fiilen çalıştığına yönelik iddiasını ispatlayamadığı, Mahkemece komşu iş yeri tespiti amacıyla vergi dairesine ve kolluğa yazılan müzekkereler neticesinde ilgili birimler tarafından davacının iddiasını ispata yarar herhangi bir komşu iş yeri tanığı da tespit edilemediği, tüm sigortalı bildirimlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle Mahkemece bordro tanığı da tespit edilemediği, dosyada mevcut Kurum denetmeni tarafından aksi sabit oluncaya kadar geçerli raporun geçersizliğini haklı kılabilecek herhangi bir somut delil de davacı tarafça sunulamadığı,
bu haliyle davacının aylığının iptaline sebebiyet veren Kurum işleminin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Dinlenen tanık beyanlarının çalışma iddialarını teyit ettiklerini, davanın niteliği gereği gerekirse yeni tanık ve başkaca deliller için re'sen araştırma yapmadan eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümünde gözetilmesi gereken mülga 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddeleri ve 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendi sigortalılık niteliğinin kazanılması için eylemli çalışmanın varlığını zorunlu kılmakta olup. SGK Denetmeni ... ... ... tarafından düzenlenen 14.08.2017 tarihli rapor içeriğinde mevcut bilgi ve belgeler ile ... Tekstil ... Ltd.
Şti.'ye ait işyerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayanmadığı anlaşılmakta olup, ayrıca, davacı tarafça uyuşmazlığa konu esas işyerinde çalıştığına dair işbu dava dosyasına herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gibi somut delil de ibraz edilmediği, dinlenen tanıkların bildirimlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle beyanlarının esas alınamayacağı, bildirimlerin iptali nedeniyle bordro tanığı tespit edilemediği, bu durumda Kurum Denetmen Raporunun aksininin kanıtlanamadığı gözetildiğinde, davacının dava dışı işveren ...
Tekstil ... Ltd.
Şti.'ye ait ... sicil sayılı iş yerinden 07.03.2009 – 21.06.2009 tarihleri arasında yapılan 116 günlük bildirimlerin davalı Kurumca re’sen iptal edilmesine dair Kurum işleminin yerinde olduğu tespit edildiği, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı,
ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla. İzmir 16. İş Mahkemesinin 21.09.2021 tarih, 2020/176 Esas ve 2021/328 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının emekli maaşının yeniden bağlanması talebi ile açılmıştır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası 59. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8647, K. 2023/10599, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama