KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8664 E., 2023/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3084 E., 2023/861 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/378 E., 2022/275 K.
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinin Melek Kahraman adına tescilli iken 08.04.2009 tarihinde limitet şirket olduğunu, davacının iş yerinde hizmet akdi ile çalışmaya devam ederken herhangi bir kar payı almadan ve fiili ortaklık olmaksızın %1 ortak yapıldığını, Kurum tarafından 08.04.2009 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edildiğini, şirkete %1 payla ortak olması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olamayacağını ileri sürerek, davacının davalı ... Gıra Turizm İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’nde 08.04.2009 – 23.02.2014 tarihleri arasında hizmet akdiyle aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının 1073570 sicil no.lu işyeri nezdindeki 4/a sigortalılığının 22.05.2009 tarihinde sona erdiğini ve işyerinin aynı tarihte kapsamdan çıktığını, şirket ortaklığı nedeniyle 4/b kapsamındaki sigortalılığının başladığını, davacının fiilen hizmet akdiyle çalıştığına dair delil bulunmadığını, aksine davacının 4/b sigortalılığı ile ilgili prim ödemesi yaptığını ve bu kapsamda sigortalı olduğunu kabul ettiğini, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğerde yazılı delillerle hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiğini, salt tanık beyanlarıyla ispatın HMK hükümlerine ve Yargıtay kararlarına göre mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda, davacının kurucu ortağı olduğu davalı limited şirketin 01.10.2008 tarihinden sonra kurulduğu, buna göre davacının davalı limited şirkette iddia edilen fiili çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un 53/2 nci maddesi uyarınca davacıya 4/1-a sigortalılık hakkı kazandırmayacağı, kaldı ki dava konusu dönem içerisinde davacının 4/1-b kapsamında yapmış olduğu sigortalılık prim borcu ödemeleri ile sigortalı olma iradesini de 4/1-b kapsamındaki sigortalılık yönünden ortaya koyduğu anlaşılmakla, davacının limited şirket ortağı olduğu dava konusu dönemde başka işverenlere ait olan işyerlerinde hizmet akdine göre çalışmayıp, davalı limited şirkette iddia edilen fiili çalışmasının 5510 sayılı Kanun 4/1-b kapsamında olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının davalı şirketteki ortaklığının fiili ve kazanç getiren bir ortaklık olmadığını, Mahkemece hatalı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirkete ait restoranda çalıştığını beyan eden davacı adına 02.06.2009 - 30.06.2014 tarihleri arasında fer'i müdahil Kuruma hizmet bildirildiği, aynı zamanda davacının 23.05.2009 - 27.10.2014 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi) kapsamında sigortalılık kaydının da bulunduğu, tanıklar tarafından; davacının bardan sorumlu olduğunun, normal işçi gibi çalıştığının, emir ve talimat vermediğinin, barista olarak çalışmaya başladığının, daha sonra şirkete ortak olduğunu duyduklarının beyan edildiği,
davacının davalı şirkete 08.04.2009 tarihinde ortak olduğu, davacıdan başka bir ortak daha bulunduğu, şirketteki %1 payını 14.10.2014 tarihinde noterde sözleşmesi ile Yavuz Kahraman’a devrettiği, davalı iş yeri ilk olarak Melek Kahraman adına tescilli iken 08.04.2009 tarihinde şirket halini aldığı, somut olayda, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun'un hem 4/1-a hem de 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığı bulunan davacının talebinin 4/1-b kapsamındaki sigortalılığının iptali değil, hizmet tespiti talebi olduğu anlaşılmakla ve davacının iradesine üstünlük tanınarak yapılan değerlendirmede;
davacının limited şirket ortağı olmasından dolayı kendi şirketine ait iş yerinde bağımlılık unsuru taşıyacak şekilde çalıştığına ilişkin iddiasının dinlenemeyeceği açık olmakla İlk Derece Mahkemesinin davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı kabul edilemeyeceğine dair kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 08.04.2009 – 23.02.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8664, K. 2023/10120, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama