İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8797 K.2023/10040

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ile menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/8797Karar2023/10040Tarih19 Ekim 2023Okuma11 dk · 2.170 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8797 E., 2023/10040 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1371 E., 2023/420 K.
Hüküm/karar
Kabul
İlk derece mahkemesi
... 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/381 E., 2020/114 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.170 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ile menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davacı Kurum tarafından dava dışı ... Geri Dönüşüm San, Tic. Ltd.

Şti.' nin müdürü ve ortağı olması nedeni ile davacı adına 2016/31600-31601-2016/11364, 2016/14852, 2016/30498, 2016/27512, 2016/14850, 2016/31603 sayılı dosyalar ile ödeme emrinin düzenlendiğini, davacının şirketin 18.12.2012 tarihine kadar ortaklık payının 1225 oranında olduğunu, bu tarihten sonra ise tamanımın kendisine ait olduğunu, ve hisselerinin tamamını 03.12.2013 tarihinde de ...'e devrettiğini, devirden sonra devralan kişi tarafından Kurum alacaklarının yapılandırılmış olduğunu, ortaklara gidilmeden önce şirketin malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kamu alacağının zamanaşımına uğradığı,

davacının şirketinin prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığım, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını beyan ederek, gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davada 7 günlük dava açma süresinin geçmiş olduğunu, davacının dava dışı ... Geri Dönüşüm Ltd. Şti nin 18.12.2012 tarih ve 7 sayılı kararı ile şirketin hisselerini devraldığı, davacının aynı şirketin müdürü olduğunu, bu nedenle tam ortak ve şirket müdürü olması nedeniyle şirketin ödenmeyen prim borçlarından sorumlu olduğunu, davacının hisselerini 03.12.2013 tarihinde de ... 'e devrettiğini, bu tarihe kadar %100 oıanında ortak ve müdür olduğunu, hisse devri yapılsa da devir tarihine kadar olan kurum alacaklarındım sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacının ortağı olduğu şirketin pirim borçlarından sorumlu tutulabilmesi için gerekli yasal koşul olan alacağın tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağına ilişkin yasa hükmüne uyulmadan davacıya ödeme emri gönderilmiş olduğu" gerekçesiyle;

"Davalı Kurumca davacıya karşı 19.11.2018 tarihinde 2016/10365 - 14850- 11364 - 11365- 11366 - 14852 - 31603 - 31601 - 31602 - 31600 - 30498 - 27513 - 27512 sayılı dosyalar üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin ve bu ödeme emirleri nedeni ile davacı hakkında başlatılan icra takiplerinin usulsüz olduğunun ve iptali gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, ... Geri Dönüşüm Sosyal Hizmetleri İnşaat Nakliyat Sanayi Limited Şirketinin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde 14070 sıra numarasında kayıtlı olduğunu, ...

Geri Dönüşüm Sosyal Hizmetleri İnşaat Nakliyat Sanayi Limited Şirketi genel kurulunun, 18.12.2012 tarih 7 sayılı kararıyla şirketin tüm hisselerini davacı ...’ın devir aldığını ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunun tescil edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 02.01.2013 tarihli 520 sayılı 8227. sayfasında yer aldığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 07.01.2014 tarih 8480 sayı 216. sayfasında ise ...

Geri Dönüşüm Sosyal Hizmetleri İnşaat Nakliyat Sanayi Limited Şirketinin genel kurulunun 03.12.2013 tarih 8 sayılı kararıyla ...’ın söz konusu şirketin hisselerinin tamamını ...’a devir ederek ortaklıktan ayrıldığını ve aynı zamanda şirket müdürlüğünün iptalinin tescil edildiğinin görüldüğünü, dosya kapsamında biri kök biri ek olmak üzere iki tane bilirkişi raporu düzenlendiğini, kök rapor doğrultusunda davacının 18.12.2012 tarihinde 100 hisseyi devralarak dava dışı şirketi münhasıran tek başına temsile yükümlü olduğunun tespit edildiğini,

davacının 2013 yılı 3.ayından 2013 yılı 10.ayına kadar olan süredeki kurum alacaklarından 6183 sayılı Kanun'a göre gönderilen ödeme emirlerindeki borçlardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, ek rapora bakıldığında ise takdirin Mahkemeye bırakılmakla beraber davacıya ödeme emrinin gönderilmesi koşulunun oluşmadığı sonucuna varıldığını, müvekkili Kurumun söz konusu prim borcunu dava dışı şirketten tahsil edemediğinden dolayı davacıya ödeme emri gönderdiğini,

müvekkili kurumun alacağını tahsil kabiliyeti yüksek olan kurumsal bir şirketten tahsil etmek yolunu tüketip davacıya ödeme emri göndermek suretiyle alacağını tahsil etmek yoluna gitmek zorunda kaldığını, 03.12.2013 tarihinden öncesine ait borçlar “şirketin hissesinin devir alınması ve devir edilmesi” nedeniyle, şirket ortaklarının ödeme yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığından, davacıya ödeme emri gönderilmesi için gereken yasal koşular oluştuğundan, tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptal edilmesinin mümkün olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tarafların iddia ve beyanları, dosya arasına alınan davalı Kurum cevabı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince de isabetli olarak tespit edildiği üzere, 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde anlaşılacağı üzere limited şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen alacaklar bakımından şirket ortaklarının sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği düzenleme altına alınmış olup davalı Kurum tarafından düzenlenen müzekkere cevabında dava dışı ...

Geri Dönüşüm Şirketi ne yapılan tebligatların yapılamaması üzerine davalı adına ödeme emri düzenlendiğinin belirtildiği bu durumda ödeme emrinin tebliği yolunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve yeniden ödeme emri gönderilip takibin kesinleşmesi yada borcun tahsili yolunda başkaca herhangi bir icrai işlem yapılmadan şirket ortağı hakkında takip yapılmış olmasının ilgili yasal düzenlemeye göre yerinde olmadığı,

davacının ortağı olduğu şirketin pirm borçlarından sorumlu tutulabilmesi için gerekli yasal koşul olan alacağın tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağına ilişkin yasa hükmüne uyulmadan davacıya ödeme emri gönderilmiş olduğundan ödeme emirlerinin iptali gerektiği sonucuna varılmış ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Kamu düzeni bakımından yapılan incelemede ise dava dilekçesinde bulunmadığı halde 2016/10365-30498-27513-27512 numaralı ödeme emirlerinin de iptaline karar verildiği, hakimin talepten fazlasına karar vermesi usule aykırı olduğundan söz konusu ödeme emirleri hakkında verilen iptal kararının talep aşımı mahiyetinde olduğu kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasına karar verilerek davacının iptalini talep ettiği ödeme emirleri ile sınırlı olarak hüküm tesis edilmiştir.

HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin 2016/10365-30498-27513-27512 numaralı ödeme emirlerinin de iptaline ilişkin kararının hatalı olduğu anlaşılmakla, kamu düzeni yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında karar verilmesine, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;

"I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

...

II-Kamu düzenine aykırılık nedeniyle HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

II-Davanın kabulü ile; 1-Davalı Kurumca davacıya karşı 19.11.2018 tarihinde 2016/14850 - 11364 - 11365 - 11366 - 14852 - 31603 - 31601 - 31602 - 31600 sayılı dosyalar üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin ve bu ödeme emirleri nedeni ile davacı hakkında başlatılan icra takiplerinin usulsüz olduğunun ve iptali gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum, istinaf dilekçesindeki gerekçeleri öne sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci mükerrer 35 inci mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80/12 inci maddesi, “sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 inci maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup,

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 80/11 inci maddesinde, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için, primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.

Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317 nci maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir.

Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.

5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi ile ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88 inci maddesinin 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olup, bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20 inci maddesi ile,

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.

Ayrıca belirtilmelidir ki, davanın yasal dayanaklarından olan, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde ise, asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; sorumluluk bakımından, 6183 sayılı Kanun'un, 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre genel Kanun niteliği dikkate alınmalı ve özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddedeki şartlar bakımından davacı hakkında öncelikle değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.

3. Değerlendirme

Eldeki davada, davacı dava dışı limited şirketin 2013/3-12 dönemine ilişkin borçlardan sorumlu olmadığını ve zamanaşımına uğradığını beyanla ödeme emrinin iptali ve menfi tespit talebinde bulunmuş olup. Mahkemece limited şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen alacaklar bakımından şirket ortaklarının sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği düzenleme altına alındığı, davalı Kurum tarafından düzenlenen müzekkere cevabında dava dışı ...

Geri Dönüşüm Şirketine tebligat yapılamaması üzerine davalı adına ödeme emri düzenlendiği, bu durumda ödeme emrinin tebliği yolunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve yeniden ödeme emri gönderilip takibin kesinleşmesi ya da borcun tahsili yolunda başkaca herhangi bir icrai işlem yapılmadan şirket ortağı hakkında takip yapılmış olmasının ilgili yasal düzenlemeye göre yerinde olmadığı,

davacının ortağı olduğu şirketin prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi için gerekli yasal koşul olan alacağın tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağına ilişkin yasa hükmüne uyulmadan davacıya ödeme emri gönderilmiş olduğundan ödeme emirlerinin iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Davaya konu ödeme emirlerinin dava dışı Ltd.

Şti.'ye ait prim borçları nedeniyle düzenlendiği, davacının 15.12.2011 tarihli kararla 1225/2500 oranında ortak olduğu ve aynı zamanda 10 yıl süre ile müdür olarak atandığı, Genel Kurulun 18.12.2012 tarihli kararıyla şirketin tüm hisselerini davacının devir aldığı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunun tescil edildiği, 03.12.2013 tarihli kararla şirket hisselerinin tamamını ...’a devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve aynı zamanda şirket müdürlüğünün iptaline karar verildiği, davacının uyuşmazlık konusu ödeme emirlerine ilişkin dönemlerde limited şirketin sorumlu müdürü olduğu anlaşılmakla;

davacının yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde borçtan dolayı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden davacının ortaklık ilişkisi dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8797, K. 2023/10040, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8797
Karar No
2023/10040
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/8797 K.2023/11228
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8797 K.2023/9574
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8798 K.2023/10229
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8798 K.2023/9575
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/8798 K.2023/11663
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8799 K.2023/9576

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.