İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8823 K.2023/10347

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın 04.01.2006 tarihinde sonlandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/8823Karar2023/10347Tarih26 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8823 E., 2023/10347 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2020/30 E., 2023/558 K.
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın 04.01.2006 tarihinde sonlandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılk süresinin 04.01.2006 tarihi itibariyle sonlandığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, 11.07.2012 tarih, E.2011/757, K.2012/523 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'nın zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 04.01.2006 tarihinde sona erdiğininin kabul ve tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.1 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.2 Bozma ilamında, davacının ... Tekstil AŞ’de 22.12.1988 tarihinden bu yana kurucu ortak sıfatıyla yer aldığı, Kurumca, bu nedenle 25.02.1983 tarihli ilk 1479 sigortalılığından 01.10.2008 tarihine kadar ve 13.04.2010 tarihinde başlayan ... Gümrük Müşavirlik Hizmetleri Ltd. Şti.’ndeki limited şirket ortaklığı nedeniyle 13.04.2010'dan itibaren ve halen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldığı, diğer taraftan, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında ...

Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’den ortak olduğu dönemler haricinde 22.03.2006-05.01.2007, 01.05.2007-27.01.2010 tarihleri arasında da sigortalılığının bulunduğunun anlaşıldığı, davacının, 28.01.2010 tarihli tahsis talebinin ...

Tekstil AŞ’de 22.12.1988-01.10.2008 tarihleri arasında kurucu ortaklığı nedeniyle, 1479 sayılı Kanun kapsamında sayılarak davacının prim borcu bulunduğu gerekçesi ile reddedildiği, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 04.01.2006 tarihinde son bulduğunun tespiti için eldeki davanın açıldığı belirtilerek,

Eldeki davada; Mahkemece, öncelikle, çakışan sigortalılığın varlığı bakımından, davacının ... Tekstil A.Ş.’de 22.12.1988 tarihinde başlayan kurucu ortaklığının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde devredip devretmediği hususu, şirketin tüm ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmesi,

Davacının, hisse devrine ilişkin bilgi veya belge bulunmaması halinde, çakışan sigortalılıktan söz edilecek olup, bu ihtimalde uyuşmazlık, anonim şirket kurucu ortaklığı nedeniyle, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının, aynı zamanda, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının başlaması nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalışması nedeniyle, çakışan her iki zorunlu sigortalılıktan hangisine üstünlük tanınacağı noktasında olacağı,

Eldeki davada, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine, yani, davacının 22.03.2006-05.01.2007 ve 01.05.2007-01.10.2008 tarihleri arasına çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin olan uyuşmazlığın çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konması,

Bu amaçla, davacının vergi ve maliye kayıtları getirtilmeli, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmalı, kendi nam ve hesabına meslek faaliyetinin fiilen davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, bu dönemde hizmet sözleşmesine dayalı çalışma gereksiniminin hangi koşullardan kaynaklandığı araştırılmalı, emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa, o çalışmaya üstünlük tanınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

1.3 Mahkemesince 21.10.2014 tarih, E.2014/438, K.2014/528 sayılı karar ile Mahkememizin 11.07.2012 tarihli kararında direnilmesine, davanın kabulüne, davacı ...'nın zorunlu bağkur sigortalılığının 04.01.2006 tarihinde sona erdiğininin kabul ve tespitine karar verilmiştir.

1.4 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.5 Bozma ilamında, Mahkemece, bozmaya karşı direnilmesi ile davanın kabulüne ve davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 04.01.2006 tarihinde sona erdiğinin tespitine dair karar verilmiş, Hukuk Genel Kurulu’nun 19.03.2019 günlü ve 2015/10-2860 Esas 2019/312 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; yeni hüküm niteliğinde olduğu ve bu nedenle bu yeni hükmün temyizen incelenmesi bakımından dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır, denildikten sonra,

Davacının ... Tekstil A.Ş.’de 22.12.1988 tarihinde başlayan kurucu ortaklığının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde devredip devretmediği hususu, şirketin tüm ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve davacının, hisse devrine ilişkin bilgi veya belge bulunmaması halinde, anonim şirket kurucu ortaklığı nedeniyle, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının, aynı zamanda, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının başlaması nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalışması nedeniyle, çakışan her iki zorunlu sigortalılıktan hangisine üstünlük tanınacağı noktasında olacağı dikkate alınmalı ve buna göre bir irdeleme yapılması,

Diğer taraftan, Mahkemece yapılacak irdelemede.

23.04.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 63 üncü maddenin “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde,

prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.

Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.…” hükmü gözetilerek, Kurumdan, davacının sigortalılığının anılan yasal düzenleme kapsamına girip girmediği ve durdurulması gereken tarih sorularak, çakışan dönemin varlığı ve 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığın geçerliliği irdelenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, Ticaret Sicil kayıtları ve bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının ...

Tekstil A.Ş.’de bulunan hissesinin devrine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kayıt bulunmadığı, ancak TTK hükümlerine göre hisse devrinde şekil şartı aranmadığı, hazırun cetvellerinde 20.01.1995'te davacının 2,5 milyon payının göründüğü, 13.12.1997 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde pay sahipleri arasında davacının bulunmadığı, 24.12.1997 olağan genel kurulda pay sahipleri arasında davacının bulunmadığı, 09.03.1998 tarihinde 5.000.000TL hisse içinde hissesi ve görevinin bulunmadığı,

şirketin sermayesinin 5.000.000 TL olup, tüm payların genel kurulda temsil edildiği göz önüne alındığında davacının 09.03.1998'de ortak olmadığı sonucuna varıldığı ve davacının 04.01.2006 tarihi itibari ile hiçbir şirkette ortaklığının kalmamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ...'nın zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 04.01.2006 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın 04.01.2006 tarihinde sonlandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8823, K. 2023/10347, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8823
Karar No
2023/10347
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8824 K.2023/10434
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8824 K.2023/9599
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/8826 K.2023/9446
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8827 K.2023/9941
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8827 K.2023/10280
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8828 K.2023/9943

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.