KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9044 E., 2023/10848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/18 E., 2023/1110 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/430 E., 2021/211 K.
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı, davalıya ait iş yerinde 17.05.1976 - 31.07.1977 tarihleri arasında dava dışı ... adına yapılan bildirimlerin kendi adına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin geriye doğru on yıllık kayıtları kontrol edildiğini, davacı ... adında bir personele ait kayda rastlanılmadığını, zaman aşımı defi ve hak düşümü yönünden itirazlarını beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmetlerin adına kaydedildiği şahsın gerçek olmayan bir şahıs olduğunun Kurum kayıtlarından anlaşılması, hizmetlerin Kurum kayıtlarındaki karışıklık nedeniyle dava ile ilgisi bulunmayan ... isimli kişinin hizmet cetveli içinde ancak ... adı ile kayıtlı olması, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olması,
bordrolar, bordro tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya ait 78180 sicil sayılı iş yerinde 17.05.1976-31.07.1977 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı, ... adına bildirilen 1976/2 inci dönemde 44 gün, 1976/3 üncü dönemde 90 gün, 1976/4 üncü dönemde 90 gün, 1977/1 inci dönemde 90 gün, 1977/2 inci dönemde 90 gün ve 1977/3 üncü dönemde 30 günlük hizmetlerin davacıya ait olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalıya ait 78180 sicil sayılı iş yerinde 17.05.1976 - 31.07.1977 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
davalıya ait 78180 sicıl sayılı iş yerinden ... adına bildirilen 1976/2 nci dönemde 44 gün, 1976/3 üncü dönemde 90 gün, 1976/4 üncü dönemde 90 gün, 1977/1 dönemde 90 gün, 1977/2 nci dönemde 90 gün ve 1977/3 üncü dönemde 30 günlük hizmetlerinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri; Davalı Kurumca yapılan işlemlerde yanlışlık olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, dinlenen kamu tanık beyanlarından, kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalıya ait iş yerinde 17.05.1976 - 31.07.1977 tarihleri arasında dava dışı ... adına yapılan bildirimin davacı adına tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasıdır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme Dava aidiyet davasıdır. Davacı 17.05.1976 - 31.07.1977 tarihleri arasında davalıda çalıştığı, ancak sigorta bildirimlerinin ... adına yapıldığını beyanla, bu kişi adına yapılan bildirimlerin kendisine aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan tahkikatta ... adına sigorta sicil numarası tespit edilemediği, davacı tanıklarının bordro tanığı olduğu, davalı iş yeri tarafından ... adıyla yapılan bildirimlerin ... isimli sigortalının sicil numarası ile yapıldığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada re'sen tespit edilecek bordro tanığı dinlenmemiş olup yeteri kadar bordro tanığı dinlenmeli, tanık beyanları alınırken davacı asilin hazır bulunmaması halinde davacıyı tanıyıp tanımadıklarına dair davacı asilin fotoğrafının tanıklara gösterilmesi gerekmektedir. ... adına başka bir şahıs bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulup araştırılmalı, başka bir ... var ise sigorta sicil dosyalarının Kurumdan celp edilmeli ve tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, ... olarak davaya konu bildirimlerin kendilerine ait olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Davacı adına davalı tarafından verilen işe giriş bildirgesindeki iş yeri sicil numarası ile tespite konu çalışmaların geçtiği iş yeri sicil numaraları farklıdır. İşe giriş bildirgesindeki iş yerine ait dönem bordroları celp edilmeli ve bordro tanıkları dinlenmeli, davacının hizmetlerinin gerçekliği soruşturulmalıdır.
İşe giriş bildirgesindeki iş yeri sicil numarası ile davacının hizmetlerinin geçtiği iş yerinin farklı olduğu da göz önüne alınmak suretiyle bu farklılığın nedeni soruşturulmalıdır.
Tüm bu hususlar göz önüne alınmaksızın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9044, K. 2023/10848, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama