İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/928 K.2024/4769

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/928Karar2024/4769Tarih30 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/928 E., 2024/4769 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1278 E., 2022/1386 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/84 E., 2020/604 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.12.2017 tarihinde İşlek Gıda San. Tic. ve Paz. Ltd.

Şti.'ne ait Afyonkarahisar Organize Sanayi Bölgesinde bulunan fabrikada müvekkil çalışmakta iken müvekkilin kolunun tavuk kesim makinasına sıkışması ile kolu kesilmesi ile sonuçlanan kazanın meydana geldiğinini, iş kazası olduğunu, müvekkilinin iş kazası neticesinde sol kolu ampute olup ağır yaralandığını, müvekkilinin aylık 2.500 TL gelirin olduğunu, kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, elim kaza sonucunda çok genç yaşta iş göremez kaldığını, bundan sonraki hayatını başka bir kişinin yardımına muhtaç olarak sağlayabileceğini, müvekkilin işinin getir götür işi olduğununu, işverenin talimatı ile her yerde görevlendirildiğini,

işveren tarafından kesimhanede çalışması yönünde müvekkile talimat verildiğini, bu alanda çalışmamasının gerektiğini, yönlendirildiğini, akabinde işbu kazanın meydana geldiğini, müvekkilin sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkile verilen işler için kendisine hiçbir eğitim ve iş güvenliği önlemi alınmadığını, elinin sıkışmasına neden olan makinede stop butonunun bulunmadığını, müdahale edilmekte biraz daha geç kalınsa idi makinanın müvekkili kendisine çekmesi sonucu az daha müvekkilin başı kesileceğini, söz konusu kaza,

işveren tarafından gerekli iş güvenliği önemlerinin alınmamış olması ve 18 yaşından küçük sigortası personel çalıştırmasından meydana geldiğini, iş kazası geçiren müvekkilin sakatlığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü kayıp oranı ve efor kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 286.539,63 TL iş göremezlik tazminatı; çektiği ve yaşamı boyunca çekmeye devam edeceği elem ve ızdıraba dayalı olarak da manevi tazminat talep etme gereği doğmuştur.

Tüm yaşanılanlar müvekkillerin elem, üzüntü, acısını dindirmeyecek olsa dahi bir nebze de olsa acılarını hafifletmek amacıyla sonuç kısmında ayrı ayrı belirtilerek davacı kazalı adına 500.000,00 TL, davacı anne ve baba adına ise 100.000,00 TL ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in müvekkile ait kesim mezbahanesinde 17.08.2017-13.09.2017 tarihleri arasında çalıştığını, sonrasında 14.01.2017 tarihinde işe tekrar başladığını, 18.12.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle işten ayrıldığını, her iki çalışmasında da sigorta girişi yapılmış ve primlerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, getir götür işleri yaptığını, işyerinde bazı günler kesim yapıldığını, bazı günler ise diğer rutin işler yapıldığını, kaza günü kesim yapıldığını, kesim gününde kimin hangi işi yapacağı ve işyeri içi dağılıma teknikerin karar verdiğini,

Alaattin'in yaşının küçük olması nedeniyle kesim yapıldığı günlerde en risksiz bölüm olan tavuk asma bölümünde görevlendirildiğini, kaza günü yine tavuk asma bölümünde görevlendirildiğini, fakat davalı işyeri yöneticilerinin bilgisi, izni ve iradesi dışında görev yerini terk edip kesim bölümüne geçtiğini burada üzerine kan bulaştığını, üzerini makinadan akan sudan faydalanarak temizleyeme çalışırken makineye elini kaptırdığını, davalı işyerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi tüm çalışanlara toplu olarak verildiğini, kazaya sebep olan makime üzerinde acil stop butonu bulunduğunu, mevcut alanda işyeri ikaz ve levhaların bulunduğunu,

kaza sonrasında kollukça ikaz levhaları ve stop butonunun tespit edildiğini, yine kaza yaşandığı anda makine direk olarak kendisini stop ettiğini, bu elim kazanın gerçekleşmesinde Alaattin'in kendi hatasından kaynaklandığını, davalı işyerinin kusur ve ihmalinin olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iş kazasının oluşumunda davacının %20, davalı işverenin %60, dava dışı davalı işveren işçisi Teoman Kümekaya'nın %20 oranında kusurlu olduğu ve davacının davaya konu iş kazası nedeni ile 35,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davacı kazalının maddi tazminat talebinin kabulüne, davacıların manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek davacı kazalı ... için 286.539,63 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminat ile davacı anne ve baba yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kusursuz olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, her bir manevi tazminat için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.08.2020 tarihli kusur raporuna itiraz edildiğini, bu itirazın gerekçesiz reddedildiğini, aktüerya raporuna da aynı gerekçelerle itiraz edildiğini, tek kusur raporu ile karar verildiğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, konuyla ilgili Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/351 E sayılı dosyasının derdest olduğunu bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

"...Tarafların kusur raporuna ilişkin istinafları söz konusudur. Dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporunda somut olay, somut olaya ilişkin tüm delil ve belgeler irdelenmiş detaylı şekilde, gerekçeli ve denetime açık şekilde kusur değerlendirmesi yapılmıştır. İnceleme raporu ile aynı kusur oranlarını belirleyen kusur raporu oluşa ve dosya kapsamına uyumludur. Bu husustaki taraf istinaf taleplerinin reddi gereklidir.

Afyonkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihinde karara bağladığı kazaya ilişkin yargılamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan kusura ilişkin heyet bilirkişi raporunda Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan bilirkişi raporu da incelenmiştir. Bu gerekçe ile bu konudaki istinaf talebinin reddi gereklidir. Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin istinafları söz konusudur.

Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de su götürmez.

Davacının işverenin %80 kusurlu hareketi sonucunda sol kolu ampute olarak %35,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmesi karşısında ilk derece mahkemesi tarafından takdir olunan manevi tazminat miktarı isabetli olup, aksi yöndeki taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacıların her biri için ayrı manevi tazminata hükmedilmiş olup, ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur.

Her biri için ayrı ayrı hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, bu yönde yeniden hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılması, tarafların diğer tüm istinaf talepleri açısından ise yukarıda açıklanan gerekçelerle red kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacılar anne ve baba yönünden davacı lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin davacı ... için talep edilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... için talep edilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacılar adına ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında her bir davacı için davalı şirket aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının 15.000,00 TL, reddine karar verilen miktarın 85.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile manevi tazminat alacağı yönünden davacılar vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verdiği gözetildiğinde, reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

C) Davacı vekilinin davacı ... için talep edilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 ve gerekse iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür.

2.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

3.Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.

4.Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370)

5.Somut olayda, davacı sigortalının davalı şirkette çalışırken gerçekleşen kazada gözünden yaralandığı, sürekli iş göremezlik oranının %35,2 olarak tespit edildiği, davacının kaza nedeniyle sol kolunun dirsekten itibaren ampüte edildiği, kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı işverenin %80 oranında ( dava dışı işçi %20 oranındaki kusuru işveren kusuru ile birlikte değerlendirilerek), davacı sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

6.Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalının iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, iş kazasının gerçekleşmesinde işverene göre kusurunun azlığı, iş kazasının davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap kapsamında, hüküm altına alınan manevi tazminatın bariz biçimde çok az miktarda olduğu anlaşılmaktadır.

7.Bu sebeple Mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.

8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

IV.KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılar vekilinin davacı ... ve ... için sunduğu manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekilinin davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/928, K. 2024/4769, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Iv.karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/928
Karar No
2024/4769
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/934 K.2024/4772
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/935 K.2024/3016
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/937 K.2024/4770
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/941 K.2024/2636
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/945 K.2024/2628
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/951 K.2024/2051

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.