KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9518 E., 2024/12648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/270 E., 2023/1193 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/753 E., 2022/490 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.10.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin müvekkili firma tarafından 07.06.2017 tarihinde yazılı olarak ve fesih sebebi açık ve net bir biçimde belirtilmek suretiyle feshedildiğini, fesih yazısında açıkça belirtilen sebeplerle yapılan feshin hukuka uygun ve geçerli bir fesih olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı iddialar ile açıldığını, davacı tarafın tüm iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda gerçekten de futbol oyununun bu tür yaralanma risklerini doğal olarak barındırdığı, söz konusu sakatlanma olayının oyunun doğası gereği gerçekleştiği, kaçınılmazlık faktörünün etkisi değerlendirildiğinde ise; her türlü tedbir alınmasına rağmen olayın vuku bulması halinde kaçınılmazlıktan söz edilebileceği, oysaki somut olayın öngörülemez ve önlenemez bir olay olduğu, dolayısıyla herhangi bir tedbir alma durumunun da söz konusu olamayacağı, bu itibarla olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinden söz edilemeyeceği değerlendirilmiş olup, davalının olayda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılarak davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle ortadan kaldırılması gerektiğini, İtirazlarının reddine karar verilmesinin, hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin düştüğü yerin futbol oynamaya elverişli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, saha hakkında inceleme yapılmadan yapılan değerlendirmeyi kabul etmediklerini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.10.2016 günü davalı iş yeri bünyesinde düzenlenen halı saha futbol turnuvasında oyuncu olarak sahada oynarken ikili mücadele sırasında sol ayak bileğine aldığı darbe sonucu aşil tendonundan sakatlandığı, davacı tarafın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davalıdan maddi ve manevi tazminat talep etttiği İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile davanın reddine karar verildiği, dosyada yer alan 10.10.2022 tarihli bilirkişi heyet kusur raporuna göre, davacının ve davalı şirketin olayda kusurunun olmadığı,
kaçınılmazlık faktörünün olmadığı, dava konusu sakatlanma olayınını (iş kazasının) futbolun doğası gereği gerçekleşiğinin belirtildiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında bahsettiği HGK kararı ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin kararı birlikte değerlendirildiğinde işverenin sorumluluğu için nedensellik bağının kesilip kesilmediğinin önem arz ettiği, futbol turnuvasına katılanların turnuva kapsamında gerçekleşecek yaralanmalara peşinen ... göstermiş olduğu ve oyunun bu tür yaralanma risklerini doğal olarak barındırdığı,
işverence alınması gerekli her hangi bir önlem olmadığı gerçekleri karşısında nedensellik bağının kesildiği ve bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalcı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9518, K. 2024/12648, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama