KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9554 E., 2023/9594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/198 E., 2020/245 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki yersiz aylıkların tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 14.11.1998-26.05.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen 52.214,87 TL'nin tahsili için açılan ilamsız icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.10.2014 tarihli, E.2012/404, K.2014/630 sayılı kararıyla; davanın kanıtlanamadığından reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemiz 17.03.2016 tarihli, E.2014/27795, K.2016/3481 sayılı kararı ile bozulduğu,
Mahkemenin 08.06.2017 tarihli, E.2016/414, K.2017/373 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi Dairemiz 20.03.2018 tarihli, E.2018/1575, K.2018/2363 sayılı kararı ile bozulduğu,
Mahkemenin 08.06.2017 tarihli, E.2016/414, K.2017/373 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/6365 takip sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 45.607,41.¨ asıl alacak ve 38.850,76.¨ işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 84.458,17 ¨ üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 20.03.2018 tarihli ve E.2018/1575, K.2018/2363 sayılı kararında; "...a)01.04.1993-01.09.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı Kurum’un, 3201 sayılı Kanun'dan kaynaklanan fark aylıkları istirdatı mümkün olacağından; anılan döneme ilişkin olarak çıkarılacak fark aylıklar, davalı Kurum’dan sorularak belirlenmelidir.
b)Kesin dönüşü takip eden aybaşı olan 01.09.2008 itibarıyla, 2147 ve 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma süreleri de gözetilerek 8.747 prim gün üzerinden yaşlılık aylığının yeniden bağlanmış olması ve giderek, takibe konu yapılan yersiz aylık döneminin 14.11.1998-26.05.2009 tarihleri arası olduğu dikkate alındığında 01.09.2008-26.05.2009 tarihleri arası aylıkların istirdatının mümkün olmayacağı yönü gözetilerek, Kurumca takibe konu edilmek istenen yersiz aylık dönemi ve miktarına ilişkin bu çelişkili durumun davalı Kurumdan sorularak açıklığa kavuşturulması gerekir.
c)5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin a bendi hükmü uyarınca, Kurumun hatalı işlemi tespit tarihi usulünce araştırılıp belirlenerek, istirdatı mümkün olan tutar ile tarafların hak ve borç kapsamı buna göre belirlenip varılacak sonuca göre karar..." verilmesi gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı Kurum tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 1.İcra Müdürlüğü' nün 2010/6365 Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 7.789,88 TL asıl alacak ve 6.963,15 TL işlemiş faiz olmak üzere 14.753,03 TL toplam alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak ve faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 40' ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Kurum vekili, verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, beyanla Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyanla Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık "yurt dışı borçlanması sonucu kesin dönüş şartı gerçeklemediğinden ödenen yersiz aylıkların davalı sigortalıdan icra yolu ile tahsili için yapılan takibe itiraz nedeni ile davanın kısmen kabulü sonrası yargılama sırasında belirlenen kısmi miktar alacaktan dolayı icra inkar tazminatına karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Somut uyuşmazlıkta davalı sigortalı 2147 sayılı ve 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması yaparak tahsis isteminde bulunmuş, aylık bağlanmış daha sonra ise davacı Kurum tarafından her iki Kanun dönemi için kesin dönüş şartını yerine getirmediğinden aylık kesilmiş ve ödenen yersiz aylıklar için ise 52.214,87 TL nin davalıdan tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine ise bu miktar üzerinden takibim devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Yerel Mahkemenin kısmen kabulünün temyizi üzerine Özel Dairece; "a)01.04.1993-01.09.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı Kurum’un, 3201 sayılı Kanun'dan kaynaklanan fark aylıkları istirdatı mümkün olacağından; anılan döneme ilişkin olarak çıkarılacak fark aylıklar, davalı Kurum’dan sorularak belirlenmelidir.
b)Kesin dönüşü takip eden aybaşı olan 01.09.2008 itibarıyla, 2147 ve 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma süreleri de gözetilerek 8.747 prim gün üzerinden yaşlılık aylığının yeniden bağlanmış olması ve giderek, takibe konu yapılan yersiz aylık döneminin 14.11.1998-26.05.2009 tarihleri arası olduğu dikkate alındığında 01.09.2008-26.05.2009 tarihleri arası aylıkların istirdatının mümkün olmayacağı yönü gözetilerek, kurumca takibe konu edilmek istenen yersiz aylık dönemi ve miktarına ilişkin bu çelişkili durumun davalı Kurumdan sorularak açıklığa kavuşturulması gerekir.
c)5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin a bendi hükmü uyarınca, Kurumun hatalı işlemi tespit tarihi usulünca araştırılıp belirlenerek, istirdatı mümkün olan tutar ile tarafların hak ve borç kapsamı buna göre belirlenip varılacak sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesi ile bozulmuştur.
4. Bozma sonrası uyma kararından sonra Kurumdan sorulmuş, Kurum ise 2147 sayılı dönüş şartına bağlı olmayan ve ödenmesi gereken aylık miktarı ile dönüş şartı aranan 7201 sayılı Kanun ile borçlanılan dönem için aylıkların ne kadar olacağını ayrıştırmayacağını verdiği cevapla Mahkemeye bildirmiş, Mahkemece bu konuda bilirkişi hesap raporu alınarak davacı Kurumun 7201 sayılı Kanun dönemi için 7.789,88 TL yersiz ödenen asıl alacak yönünden takibin devamına ve bu miktar yönünden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
5. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir(Yılmaz, E, İcra İnkar Tazminatı Açısından“Likid Alacak” Kavramı. Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008 s: 85 vd., Kuru, İcra c.1, s.304; Kuru/Arslan/Yılmaz s.168; Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, ... 2000, s.134; Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan/Özekes s.139; Muşul s.327-328).
6. Dosya içeriğine göre davacı Kurum bozma sonrası borçlanma Kanunlarına göre yersiz ödendiği anlaşılan miktarı kendisi ayrıştırarak talep etmemiş, ödenmesi gereken miktarlar birlikte talep etmiştir. İcra takibine konu alacak yargılama sırasında bilirkişi hesap raporu ile belirlenmiştir. Aktüerya hesabı ile belirlenen aylığı borçlunun bilmesi olanaklı olmadığı gibi alacaklı da hesaplayamamıştır. Alacağın likit olmadığı sabittir. İcra inkar tazminatının reddi gerekir. Davalı borçlunun bu yönde temyizi olduğundan kararın bozulması görüşündeyim. Bu gerekçelerle onama görüşüne katılınmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9554, K. 2023/9594, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama