KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9562 E., 2023/10642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1007 E., 2023/277 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/145 E., 2019/419 K.
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde;davacının Özel ...Koleji-... Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri A.Ş.ye ait okulda, sigortalı ilk işe giriş bildirgesinde görüldüğü üzere ilk defa 03.10.1989 tarihinden itibaren aralıksız ve sürekli olarak çalıştığını, davacının prim günlerinin toplanması ve emeklilik işlemlerinin başlatılması için SGK'ya 16.03.2016 tarihinde 1586604 sayılı dilekçe ile başvuruda bulunduğunu,
05.04.2016 tarih ve 1991914 sayılı cevabi yazı ile 01.05.1990 tarihinden 29.02.2016 4/1-a (SSK) kapsamında toplam 5377 gün hizmeti bulunduğu ve müracaat etmesi halinde 4/1-a (SSK) sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığı işlemlerinin başlanabileceği yazısı üzerine davcının işbu yazıya istinaden çalıştığı kuruma 07.04.2016 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunarak emeklilik nedeni ile iş akdinin feshini talep etmiş ve davalı Kurum da sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile 07.04.2016 tarihinde 08 işten ayrılış kodu (emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle) ile iş akdini feshettiğini,
akabinde de 08.04.2016 tarihinde SGK'ya emeklilik tahsis talebi için başvuruda bulunan davacıya arada 1 yıldan uzun bir zaman geçtikten sonra 04.05.2017 tarih ve 2495462 tarihli yazı ile yaptıkları inceleme sonucunda 06.08.2003 tarihinden önce tüm sigorta kollarına tabi olmak için yazılı istekte bulunduğuna dair dosyada herhangi bir talep bulunmadığından yukarıda açıklanan bilgiler ışığında ilgili genelgenin maddelerine göre ilk işe giriş tarihi olarak 06/08/2003 tarihi alınmış olup bu tarihten tahsis tarihine kadar sigortalı hizmetleri toplamının 4186 gün olduğunun tespiti ile 25 yıl 58 yaş 4500 gün veya 58 yaş 7000 günü olmadığı için
davacının emeklilik tahsis talebinin reddedildiğine dair yazı cevabını kabul etmediklerini beyan ederek, işe ilk giriş tarihinin 03.10.1989 tarihi olduğunun tespit edilerek davasının kabulünü talep etmiştir,
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı ... , 18.09.1989 tarihinde ... işyeri numarası ile işlem gören ...
Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri A.Ş. ünvanlı işyerinde çalışmaya başladığını, davacının işyerinde çalışmaya başladığı 18.09.1989 tarihinde yürürlülükte olan 506 Sayılı Kanun'un değiştirilmeden önceki mülga 3. maddesinin (II/A) bendi kapsamında kısa vadeli sigorta kollarına tabi olması gerektiğini, davacının, işe giriş bildirgesinde uzun vade sigorta kollarına tabi olmak istemediğini belirttiğini ve ‘’yaşlılık ve emeklilik sigortasına tabi olmak istemiyorum.’’ şeklinde yazılı beyanda bulunduğunu,
ayrıca Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere arasında 01.06.1961 tarihinden itibaren yürürlükte olan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında kanuni ikametgahı Birleşik Krallık ülkesinde olup Türkiye’de istihdam edilen ve hakkında geçici görevlendirme ile hükümler uygulanmayan Birleşik Krallık vatandaşı bir tercih yapıp Türkiye Sosyal Sigorta merciine müracaatta bulunmadıkça, hakkında maluliyet, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile ilgili Türk mevzuatının uygulanmayacağı, bu kimsenin aynı zamanda kendisi hakkında Birleşik Krallık mevzuatının tatbik edilmesini seçmek hakkını haiz olduğu,
bu hakkı kullandığı takdirde başka memleketlerden isteğe bağlı sigorta prim ödeme hakkını kazanmış bir sigortalı imiş gibi, o kimse hakkında Birleşik Krallık mevzuatının uygulanacağının hüküm altına alındığını, sosyal güvenlik sözleşmelerinin Anayasa'nın 90 ıncı maddesine göre milletlerarası antlaşma niteliğinde olduğundan milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı dolayısıyla hem ilgili mevzuat hem de anlaşmalar gereği kurumca yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını,
yine İngiliz vatandaşı olan davacının dava şartını yerine getirmediğini, MÖHUK madde 48’e göre ‘’Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek" zorunda olduğunu ancak davacının bu teminatı yatırmadığını, bu sebeple dava şartının sağlanmamış olduğunu ve reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1990 olduğunun tespitine, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi delaletiyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddeden kaynaklı davacının yaşlılık aylığının, tahsis başvuru tarihi olan 08.04.2016 tarihini takip eden 01.05.2016 tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 01.05.2016 tarihinden itibaren ödenmesi gereken her bir yaşlılık aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "somut olayda; davacının 03.101989 tarihinde işe girdiğini iddia etmekte olup, o tarihli işe giriş bildirgesinde davacının yabancı uyruklu olması ve işe giriş bildirgesinde davacı tarafından imzalı "yaşlılık ve emeklilik sigortasına tabi olmak istemiyorum" ibaresi nedeni ile kurum tarafından sigorta giriş tarihi olarak bu tarihin kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yapılan incelemede davacının hizmet cetvelinde işe giriş bildirgesinde 1990/02 döneminde 120 günlük hizmet bildirildiği, işe giriş tarihi olan 01.05.1990 tarihi itibari ile davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-g maddesinde "20 yıl, 46 yaş, 5375 gün" şeklinde öngörülen şartları taşımakta olduğu anlaşılmakla" davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi 1 inci fıkrası hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'dur.
2. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanun'un 2 nci maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
3. 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin G fıkrası “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü uyarıca değerlendirme yapılıp karar tesis edilmelidir.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle işe giriş bildirgesi, prim ödemeleri ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9562, K. 2023/10642, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama