KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9872 E., 2023/13101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/101 E., 2023/30 K.
- Dava tarihi
- 07.03.2013
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.755 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile işveren ... İnş. Tur. San. Ltd. Şti.
Bina işyeri sigortalılarından ... ...'ın 02.12.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 02.12.2005 - 30.05.2006 tarihleri arasında istirahatli birakıldığını, %72 oranında meslekteki kazanma gücünü kaybettiğini, olayın mesai saatlerinde meydana geldiğini 506 sayılı Kanun'un 11, maddesine göre iş kazası nedeniyle kurum tarafından sigortalıya 83,784,52 TL ilk peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri ve sosyal yardım zammı geliri bağlandığını,
3,127,50 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 1.219,65 TL hastane masrafı yapıldığını böylece iş kazası nedeniyle kurumun toplam zararının 102,131,63 TL olduğunu olayın iş kazası olup sigorta teftiş kurumunda düzenlenen raporu göre davaların kusurlu olduğunu bu hususta Muğla 2. Ağır ceza mahkemesinde kamu davası açıldığını, belirlenecek kusur durumuna göre; fazlaya ilişkin talep hakları saklı olmak üzere şimdilik zararın %75 olan 76.598,73 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23.05.2014 havale tarihli dilekçesiyle davayı ıslah etmiş toplam alacağı 97.025,04 TL olarak artırmıştır.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile davacı Kurumda 4 400301 ... sicil sayılı dosyasında işveren ... İnşaat Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin bina inşaatına ait iş yerinde sigortalı ...' in 02.12.2005 tarihinde gerçidiği iş kazası sonucunda 02.12.2015 tarihinde vefat ettiğini, hak sahiplerine ölüm geliri bağlandığını, olayın mesai saati içinde gerçekleştiğinden iş kazası olduğunu, davacı Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerinden ...' ye 60.038,80 TL, ...' a 26.075,03 TL, Rojbin' e 25.232,22 TL bağlandığını, 208,00 TL cenaze yardımı yapılmıştır. Böylece Kurumun toplam zararının 111.554,05 TL olduğunu belirtmiş, 83665,53 TL Kurum zararının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile; davacı Kurumda 4 400301 ... sicil sayılı dosyasında işveren ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd.
Şti.'nin bina inşaatına ait iş yerinde sigortalı ...'in 02.12.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, hak sahiplerine ölüm geliri bağlandığını, olayın mesai saati içinde meydana geldiğinden iş kazası olduğunu, davacı Kurum tarafından sigortalının haksahipleriden ...’ye 60.038,80 TL, ...'a 26.075,03 TL, Rojin'e 25.232,22 TL bağlandığını, ayrıca hak sahiplerine 208,00 TL cenaze yardımı yapıldığını, Kurumun toplam zararının 111.554,05 TL olduğunu, iş kazası nedeniyle Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/244 esas 2013/27 Karar sayılı dosyasında görülen kamu davasında davalılar aleyhine mahkumiyet kararı verildiğini,
olay nedeni ile SGK Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığınca 14.03.2007 tarih 17.SOR.13 nolu soruşturma raporunun düzenlendiğini, raporda davalıların tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 27.04.2006 gün ve 45 sayılı rapora göre iş yerinde yapılan patlatma işinde uygun olmayan patlayıcıların kullanıldığını ve ehil olmavan kişilerin görevlendirildiğini, sigortalının iş yerinde iş kazasından önce çalışmaya başlamış olmasına rağmen,
işe giriş bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemiş olması nedeniyle sorumlu işverenin 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereği kusursuz sorumluluğunun da bulunduğunu belirterek 83.665,53-TL Kurum zararının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.01.2015 tarih ve 2013/134 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararıyla. 02.12.2005 tarihinde davalı ... İnş. Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. adlı işyerine ait inşaat alanında yapılan kaya patlatma işi sırasında potasyum nitrat ve şeker karışımından yapılan patlayıcının patlaması sonucu gerçekleşen iş kazasında sigortalı işçi ... ...'ın yaralandığı ve %72 oranında sürekli iş göremez duruma girdiği, diğer sigortalı işçi ...'in vefat ettiği; sigortalı ...'e bağlanan peşin değerli gelirler ve yapılan tedavi giderlerinin teselsülen tahsilinin istendiği davada, davalı ... İnş.
Şirketinin %75, davalı ... ile davalı ...'nın ayrı ayrı %5'er, davalı ...'nin %5 ve kazazedeler ... ve ...'in ayrı ayrı %5 oranında kusurlu olduğu kabul edilmekle; davanın kabulüne, peşin sermaye değerli sürekli işgöremezlik ödeneği ve sosyal ve yardım zammı olarak 79.595,29 TL'nin onay tarihinden, hastane masrafı olarak 14.458,63 TL'nin ve geçici işgöremezlik ödeneği olarak 2.971,12 TL'nin ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.09.2017 tarih ve 2017/2591 Esas, 2017/5591 Karar sayılı bozma kararında. 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi şartlarının, somut olayda bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, şartların varlığı halinde bu hususun da gözetilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, öncelikle davalılar ... ile ...
İnşaat Şirketi arasındaki hukuki ilişki ve işverenlik sıfatları irdelenip, belirlenmeli, yine 02.12.2005 tarihli iş kazasında ölen sigortalı ... ile aynı kazada yaralanan sigortalı ...'in her birinin diğerinin ölümü ve yaralanmasındaki etkisi ve bu bağlamda kusurları belirlenmeli ve olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden açıklanan bu hususlar çerçevesinde yeniden uygun bir kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre de dosyada hükme esas alınan kusur raporu ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan tazminat dosyasında aldırılan kusur raporunda davalıların kusur oran ve aidiyetleri hususunda çelişki mevcut iken, iki kusur raporu arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan kök ve ek raporda iş kazası olayının meydana gelmesinde şantiyede güvensiz tehlikeli durumlara karşı gerekli önlemleri almayan, sorgulamayan, gerekli gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen, iş organizasyonu kurmayan, çalışma düzenini belirlemeyen, davalı işveren ... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin % 85, görev yaparken işin ve işçilerin sevk ve idaresinden sorumlu olan, fiilen işveren vekili konumunda bulunan davalı işveren şirketin şantiye şefi ve proje sorumlusu İnşaat mühendisi ... ... (...) (...)'in ve davalı işveren şirketin işveren vekili, şirket yetkilisi ve makine departman sorumlusu ...’ın alınması gerekli iş güvenliği tedbirlerinin takip ve kontrolünden sorumluluğu olan, patlatma işini tekniğine uygun ve ateşleyici yeterlik belgesi olan ehil kişiler tarafından yapılmasını ve patlatma işinin uzman bir kişinin denetim ve gözetiminde yapılmasını sağlamadıkları için ayrı ayrı % 2, patlatma işinde ehil olmamasına rağmen,
işi bilen olarak şantiyeye gelen, ilkel bir yöntemle gübre ve şekerin karıştırılması ile patlayıcı madde imal eden, patlayıcı madde eğitimi bulunmayan, güvenli çalışma kurallarına uymayan, ateşçi belgesi bulunmayan, İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uygun hareket etmeyen, açılan deliklere gübre ve şeker karışımı patos adı verilen lokumları yerleştirip sıkılama yaparken gerekli özen ve dikkati göstermeyen, tedbirsiz davranan, güvenli çalışma kurallarına uymayan, çalışma sırasındaki yanlış alışkanlıklar ve yasal olmamasına rağmen kurallara uymayan, bu hususta kaza olabileceğine ihtimal vermeyen,
şirketin 5 gün önce sigortalı işçisi olan müteveffa işçi ...‘in % 10, kayaların parçalanması amacı ile işyerine çağırılan ve piyasada kompresör’cü olarak çalışan ve iş yapan, ateşçi belgesi olmayan kız kardeşinin eşi olan müteveffa işçi ... ile ilgili olarak şirket yetkilileri ile bu konuda aracılık yapan, bu aracılıkta taşeron sıfatında bulunmayan, ...‘in ilkel bir yöntemle yasal olmayan gübre ve şekerin karıştırılması ile patlayıcı madde imal edeceğini, ancak yasal olmayacağını belirtmeyen, söz konusu şirket ile aralarında bu işi için resmi bir anlaşma olmadığı için taşeron konumunda olmayan,
işi götürü aldığına dair bir tespit de yapılamayan, dosya içerisindeki bilgi ve evraklardan bu kazalı işçiler ile yakın akrabalık dışında, işin başında bulunmayan, işi yönlendirmeyen, yapılan iş ile ilgili talimat vermeyen, sadece yapılacak iş ile ilgili olarak eniştesi ... için sözlü olarak aracılık işi yapan davalı ...‘ın % 1, şirketin şantiyesine patlatma amacı ile gelen kazazede işçiler ... ... ile ...‘ın meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak atfı kabil bir kusurlarının bulunmadığı,...'in kendi ölümünden ve ...'in yaralanmasından sorumlu olduğu, ...'in ise ...'in vefatından ve kazadan kusurlu ve sorumlu olmadığı tespit edildiği,
kusur oranları ve aidiyetleri hususunda Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ...
1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2005/438 esas 2012/104 karar sayılı dosyası ile örtüştüğü, bu dosyanın gerekçeli kararında iş bu dosyada davalı olan ... için dava dışı alt işveren olarak kusur izafe edilmiş ise de,alt işveren hususunun açıklanmadığı, şahsın o dosyada davalı olmadığı, bu hususun irdelenmediği görüldüğünden ve Mahkemece aralarındaki ilişkinin alt işveren olmadığı, üçüncü kişi olarak kaza olayının meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu kanaati ile.
Asıl dava dosyası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 75.406,07 TL peşin sermaye değerli gelir ve sosyal yardım zammının bağlama onay tarihi olan 28.11.2007 tarihinden,13.697,65 TL hastahane masrafının ve 2.814,75 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 17/08/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Birleşen dava dosyaları yönünden; davanın kabulüne, davalılar ... ve ... (...) yönünden 100.211,45 TL ile sınırlı olmak üzere 105.778,75 TL peşin sermaye değerli gelir ve sosyal yardım zammının bağlama onay tarihi olan 17.09.2007 tarihinden, davalılar ... ve ... (...) yönünden 187,20 TL ile sınırlı olmak üzere 197,60 TL cenaze yardımının 09.08.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili: kusur oranını kabul etmediklerini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ...; kusuru kabul etmediklerini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 02.12.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalılar ... ...'a ve ...'in hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan cenaze masrafından oluşan Kurum zararının davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 9, 10 ve 26 ncı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle de bağlı kalınarak kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9872, K. 2023/13101, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama